Küresel petrol arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın İran’ın misillemesi sonucu kapatılması sonrası olası gelişmeleri Türkinform’a değerlendiren ekonomi ve dış politika uzmanları, uluslararası petrol fiyatlarında sert bir sıçrama yaşanacağına işaret ediyor.
100 VE ÜSTÜ HİÇ DE UZAK DEĞİL
Küresel piyasalarda referans kabul edilen Brent petrol fiyatının, jeopolitik risklere son derece hassas olduğunun altını çizen uzmanlar, Hürmüz’de uzun süreli sevkiyat aksamasının Brent’in kısa sürede 100 doların üzerine çıkması, hatta daha yüksek seviyeleri test etmesini ihtimal dahilinde olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi büyük üreticilerin ihracat kapasitesinin ciddi biçimde düşmesiyle “fiziki arz şoku”, piyasalarda risk primi hızla artarak, vadeli satışlarda fiyatların yukarı yönlü sert tepki vermesiyle “panik ve spekülasyon” görülebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan sadece ham petrol değil, LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ve petrol türevleri piyasasını da etkileyerek, küresel enflasyon baskısının artması da ihtimal dahilinde görülüyor.
TÜRKİYE EN ÇOK ETKİLENEN ÜLKELER ARASINDA
Uzmanlar, Türkiye’nin enerji ithalatçısı bir ülke olduğu için ham petrol ve diğer petrol ürünlerinde dışa bağımlılık oranının yüksek olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artışın, cari açık üzerinde ek yük oluşturacağı ve akaryakıt fiyatlarına da doğrudan yansıyacağı belirtiliyor.
Türkiye’de pompa fiyatlarını, Akdeniz piyasasındaki ürün fiyatları, Dolar/TL kuru ve vergi yükü (ÖTV ve KDV) gibi unsurların etkileyeceğinin altını çizen uzmanlar, Brent’teki her artışın ve eş zamanlı bir kur baskısının çifte etki yaratacağına işaret ediyor.
EN KÖTÜ SENARYO
Brent petrolün varil başına 20-30 dolar birden yükseldiği bir senaryoda, Türkiye’deki motorin ve benzinde de litre başına büyük artışların yaşanacağını ifade ekonomistler, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarının önemli bölümünü vergiler oluşturduğu için devletin ÖTV düzenlemesi yapmaması halinde artışın doğrudan pompaya yansıyacağı uyarısında bulunuyor.
Pompaya yansıyacak her 1 TL zammın, ulaşım maliyetlerinin artmasına, lojistik giderlerinin yükselmesine, gıda ve temel tüketim ürünlerine zam gelmesine ve enflasyon rakamlarının yeniden yukarı yönlü artmasına yol açacağı öngörülüyor.
STAGFLASYON RİSKİ KAPIDA
Enerji fiyatlarında yaşanacak olası şokların, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde hem enflasyonu tetikleyeceği hem de büyümeyi baskılayacağını belirten ekonomistler, sanayide üretim maliyetleri artarken, tüketici harcamalarının düşmesi ve sonuç olarak işsizlik oranı artarken, fiyatların da hızla yükselmesi anlamına gelen stagflasyon riskinin görülebileceğini ifade ediyor.
Hürmüz’ün uzun süreli kapanmasının küresel enerji piyasaları için “kabus” anlamına geleceğine dikkat çeken uzmanlar, Türkiye açısından ise bu gelişmenin yüksek akaryakıt fiyatları, artan enflasyon ve cari açık baskısı olacağını belirtiyor.
Özetle Hürmüz’deki bir kriz, yalnızca Körfez’i değil, İstanbul’daki sürücünün deposunu da doğrudan etkileyecek bir gelişme olarak görülüyor.





