İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlatılan saldırılar sonrası bölgedeki gerilim tırmanırken, Husiler diplomatik ve askeri kanallardan "topyekün savaş" sinyali verdi. Husi yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın "ya anlaşma ya yok oluş" şeklindeki sert çıkışına tepki göstererek, saldırıların durdurulması için tüm İslam ülkelerini ortak saf tutmaya ve "Siyonist planı" engellemeye çağırdı.
KÜRESEL EKONOMİ VE ENERJİ KRİZİ UYARISI
Husi yönetiminin Dışişleri Bakan Yardımcısı Abdulvahid Ebu Ras, İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’ye gönderdiği mesajda saldırıların ekonomik sonuçlarına dikkat çekti. Ebu Ras, İran’a yönelik her askeri hamlenin doğrudan küresel enerji fiyatlarını tetikleyeceğini ve dünya ekonomisinde istikrarı baltalayacağını savundu. Bölgesel bir savaşın sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmayacağını, tüm dünyayı içine çeken bir felakete dönüşeceği uyarısında bulundu.
"SİYONİST PLAN" VE İSLAM ÜMMETİ VURGUSU
Ebu Ras, devam eden askeri operasyonların sadece İran’ı değil, tüm İslam dünyasını hedef alan geniş kapsamlı bir strateji olduğunu iddia etti. Tüm Müslüman ülkelerin bu süreçte istisnasız bir duruş sergilemesi gerektiğini belirten Husi yetkili, İsrail ve ABD’nin bölgeyi yeniden dizayn etme çabalarının ancak birlik olunarak boşa çıkarılabileceğini ifade etti. Bu açıklama, Husilerin savaşı dini ve ideolojik bir zemine taşıma çabası olarak nitelendirildi.
TRUMP'IN "YOK EDİLECEKLER" ÇIKIŞINA TEPKİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın dün yaptığı, "İran’la ya anlaşma yapacağız ya da yok edilecekler" açıklaması Yemen cephesinde yankı buldu. Husiler, bu tür tehditlerin barışa hizmet etmediğini ve bölgeyi kontrolü imkansız bir ateş çemberine sürüklediğini belirtti. Diplomatik çözüm arayışlarını desteklediklerini ifade eden Ebu Ras, bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik saldırıların derhal sona erdirilmesi gerektiğini vurguladı.
HUSİLERİN SAVAŞA DAHİL OLMA SÜRECİ
Yemen’deki Husiler, İran’a yönelik saldırıların başlamasından bir ay sonra, 28 Mart tarihinde İsrail’i doğrudan hedef alarak savaşa dahil olduklarını duyurmuştu. Askeri Sözcü Yahya Seri, işgal altındaki Filistin topraklarının güneyindeki hassas askeri hedeflerin balistik füzelerle vurulduğunu açıklamıştı. Husilerin bu hamlesi, ABD ve İsrail-İran arasındaki çatışmanın coğrafi olarak Yemen ve Kızıldeniz hattına kadar genişlediğini kanıtlamış oldu.





