Terör örgütü PKK'nın fesih ve silah bırakma sürecine ilişkin hukuki zemini oluşturması amacıyla hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Başkanlığı'na sunuldu. 12 maddeden oluşan teklif; soruşturmaların, davaların ve kesinleşmiş cezaların belirli şartlar altında ertelenmesini öngörüyor. Düzenlemenin uygulanabilmesi için güvenlik kurumlarının tespiti, Milli Güvenlik Kurulu kararı ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanması şartı aranıyor.

Teklifin Meclis'e sunulmasının ardından siyasi partilerden farklı değerlendirmeler gelirken, DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, çerçeve yasa teklifine ilişkin dikkat çeken eleştirilerde bulundu.

Cerceveyasa 2.Jpg

"YARGISAL YETKİ İDARİ BİR KURULA DEVREDİLEMEZ"

Teklifte yer alan en dikkat çekici düzenlemelerden biri, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulması planlanan sekiz üyeli Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu oldu. Düzenlemeye göre kurul, kanunun uygulanmasını takip edecek ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. DEVA Partili İdris Şahin, yürütmenin temsilcilerinden oluşan bir kurulun yargısal süreçlerde belirleyici hale gelmesine tepki gösterdi. Şahin, şu ifadeleri kullandı:

"Biz terörün bitmesine, silahların susmasına ve toplumsal huzurun güçlenmesine karşı değiliz. Tam tersine, bunun kalıcı ve sağlıklı biçimde gerçekleşmesini istiyoruz. Ancak terörü bitireceğiz diye hukuku bitiremeyiz. Mahkemelerin ve Cumhuriyet savcılarının kullanması gereken bir yetki, yürütmenin temsilcilerinden oluşan bir kurulun iznine bağlanıyorsa burada ciddi bir anayasal sorun vardır."

Şahin, yargı yetkisinin idari bir yapıya devredilemeyeceğini belirterek, "Yargısal yetki idari bir kurula devredilemez. Soruşturma açılıp açılmayacağına, siyasi yasakların kaldırılıp kaldırılmayacağına yürütmenin karar verdiği bir düzende kuvvetler ayrılığından söz edilemez. Hukuk devletinde güvence, iktidarın iyi niyeti değil, yargının bağımsızlığıdır" ifadelerini kullandı. Teklifin amacına değil yöntemine itiraz ettiklerini vurgulayan Şahin, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

"Bizim itirazımız sürecin amacına değil, hukukun dışına çıkan yönteminedir. Silahların susmasını sağlarken yargıyı susturan bir düzenleme kabul edilemez. Bugün belirli bir süreç için açılan bu kapı, yarın başka gerekçelerle çok daha ağır biçimde kullanılabilir. Hukuk kişiye, örgüte veya dönemin siyasi ihtiyacına göre eğilip bükülemez."

Thumbs B C Fc45B2257E986Dbe6D966Ee571531Df4

"MECLİSİN ADI VAR, DENETİMİ YOK"

Çerçeve yasa teklifinde TBMM bünyesinde oluşturulması planlanan İzleme Kurulu'nun Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacağı yönündeki düzenleme de tartışma konusu oldu. İdris Şahin, bu durumun Meclis denetimini zayıflatacağını savundu. 2013 yılında TBMM Çözüm Süreci Komisyonu Sözcülüğü yaptığını hatırlatan Şahin, şu ifadeleri kullandı:

"Meclis bünyesinde kurulacak bir yapıyı Meclis İçtüzüğü'nün dışına çıkarmak, denetimi varmış gibi gösterip denetimi etkisizleştirmektir. Milletin Meclisinde görev yapan bir kurul, milletvekillerinin bilgi alma ve denetim hakkından kaçırılamaz."

Şahin, sürecin adresinin Meclis olması gerektiğini ancak Meclis kurallarının da korunması ve tarihi süreçlerin kapalı kapılar ardında yürütülmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Ben 2013 yılında TBMM Çözüm Süreci Komisyonunun sözcülüğünü yaptım. O gün de bugün de savunduğum ilke aynıdır. Türkiye'nin en ağır meselelerinin çözüm adresi Meclistir. Ancak Meclisi adres göstermek yetmez; Meclisin kurallarına, denetimine ve çoğulcu yapısına da saygı göstermek gerekir. Tarihi meseleler kapalı kapılar ardında değil, milletin gözü önünde ve Meclisin kuralları içerisinde ele alınmalıdır."

"BARIŞ ADALETİN ALTERNATİFİ DEĞİLDİR"

Teklifte terör örgütü PKK/KCK ve bağlantılı yapıların faaliyetleri kapsamında işlenen bazı suçlara yönelik düzenlemeler de yer alıyor. İdris Şahin, terör örgütünün isminin kanun metninde geçmesine ilişkin değerlendirmesinde, bunun tek başına meşruiyet anlamına gelmeyeceğini ancak hukuki dilin dikkatli kullanılması gerektiğini söyledi. Şahin şöyle konuştu:

"Bir örgütün adının kanun metninde geçmesi tek başına ona meşruiyet kazandırmaz. Ancak devletin kullanacağı dilin hukuki, dikkatli ve hiçbir tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta olması gerekir. Terör örgütü, siyasi bir muhatap gibi tanımlanamaz ve devletin karşısında meşru bir aktör konumuna taşınamaz."

Babacan'dan çerçeve yasa çıkışı: "Bu haliyle eksik"
Babacan'dan çerçeve yasa çıkışı: "Bu haliyle eksik"
İçeriği Görüntüle

Şahin, toplumun adalet beklentisine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Toplumun adalet duygusunu zedeleyen, ağır suçları cezasızlık algısına dönüştüren hiçbir düzenleme kalıcı barış sağlayamaz. Şehit ailelerinin, gazilerin ve terörden zarar gören vatandaşların adalet beklentisini yok sayarak toplumsal barış kurulamaz. Barış ile adalet birbirinin alternatifi değildir. Biz barışa karşı değiliz; adaletin dışlandığı, hukukun askıya alındığı bir barış tarifine karşıyız. Adaleti feda ederek barış elde edemezsiniz" dedi.

5Bc17740 90Fc 11F1 B2Ab 0Dd01740F9F6.Jpg

ÇERÇEVE YASADA NELER VAR?

TBMM'ye sunulan 12 maddelik teklif, yalnızca terör örgütü PKK/KCK ve bağlantılı yapılanmaların faaliyetleri kapsamında veya lehine işlendiği kabul edilen suçlara yönelik geçici düzenlemeler içeriyor. Teklife göre soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş cezaların infazı suçun niteliğine göre 5 veya 10 yıl süreyle ertelenebilecek.

Erteleme süresi boyunca yeni bir terör suçu işlenmemesi halinde soruşturmalar düşecek, davalar sona erecek ve kesinleşmiş cezalar infaz edilmiş sayılacak. Düzenlemenin uygulanabilmesi için terör örgütü PKK/KCK'nin fiili varlığının sona erdiğinin ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla doğrulanması ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından süreç başlayacak. Teklif otomatik tahliye öngörmezken, tutuklama ve adli kontrol kararlarının yeniden değerlendirilmesini mahkemelere bırakıyor.

AK PARTİ'DEN ÇERÇEVE YASA HAZIRLIĞI

İktidar kanadı tarafından "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında hazırlanan çerçeve yasa teklifine AK Parti tarafından son şekli verildi. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığıyla hazırlanan düzenleme, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. AK Parti tarafından yapılan çalışmaların ardından teklif milletvekillerinin imzasına açılırken, düzenlemenin Meclis takvimi içerisinde yasalaşması hedefleniyor.

"HUKUKUN SUSMASINA RAZI OLMAYIZ"

DEVA Partili İdris Şahin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

"Terör bitsin, silahlar sussun, Türkiye bu ağır yükten kurtulsun. Bizim itirazımız buna değil; bunun hukuk devleti zayıflatılarak, Meclis etkisizleştirilerek ve toplumun adalet duygusu örselenerek yapılmasına yöneliktir. Hiç kimse bizden barış adına hukukun susmasına, Meclisin devre dışı bırakılmasına ve milletin vicdanının incitilmesine razı olmamızı beklemesin."

Muhabir: SEMA ERSOY