Ramazan’da uzun süren açlık sonrası yapılan beslenme hataları kilo artışı, kan şekeri dalgalanmaları ve sindirim problemlerine yol açabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Doğandemir, sağlıklı bir Ramazan için sahurdan iftara dikkat edilmesi gerekenleri TÜRKİNFORM’a anlattı.
Ramazan ayıyla birlikte günlük beslenme düzeni köklü şekilde değişiyor. Ortalama 16–17 saat süren açlık sonrası iftar sofralarında yapılan ani ve kontrolsüz besin tüketimi, metabolizmayı zorlayabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Doğandemir, uzun açlık sonrası kan şekeri dengesinin korunmasının kritik olduğuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
UZUN AÇLIK KAN ŞEKERİNİ DÜŞÜRÜYOR
Doğandemir, gün boyu süren açlığın kan şekerinde belirgin düşüşlere yol açtığını belirterek, “İftar anında hızlı ve yoğun bir besin alımı olduğunda kan şekeri ani yükselir. Bu da ağırlık hissi, halsizlik ve uyku hali oluşturur” dedi.
Bu nedenle iftarın kontrollü başlatılması gerektiğini vurgulayan Doğandemir, ilk aşamada hurma veya kayısı gibi hafif bir besinle başlanmasını, ardından çorba içilmesini ve en az 10–15 dakika ara verilmesini önerdi. “Bu mola hem mideyi hazırlar hem de kan şekeri dengesini korur” ifadelerini kullandı.
SAHUR YAPMADAN ORUÇ TUTMAYIN
Ramazan’da yapılan en büyük hatalardan birinin sahura kalkmamak olduğunu belirten Doğandemir, “Sahur yapılmadığında metabolizma hızı düşer ve vücut yağ depolamaya eğilim gösterir” dedi.
Sahurda ağır ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini belirten Doğandemir, şu önerilerde bulundu:
-
Yumurta, peynir, süt, yoğurt gibi protein kaynakları
-
Tam buğday veya çavdar ekmeği
-
Ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları
-
Bol su tüketimi
“Tuzlu zeytin, salamura ürünler ve kızartmalar gün içinde susuzluğu artırır. Daha uzun süre tok kalmak için lifli ve protein ağırlıklı bir sahur planlanmalı” dedi.
İFTARDA EN BÜYÜK RİSK: HIZLI VE YAĞLI YEMEKLER
Uzun süren açlık sonrası mideyi bir anda ağır yemeklerle doldurmanın sindirim sistemini zorladığını belirten Doğandemir, özellikle kızartma ve aşırı yağlı yemeklerden uzak durulması gerektiğini söyledi.
Ana yemekte:
-
Izgara veya fırınlanmış et tercih edilmeli
-
Bol salata ve sebze tüketilmeli
-
Pide tüketimi kontrollü olmalı
“Kilo problemi olan bireyler, karbonhidrat porsiyonlarına özellikle dikkat etmeli. Pide tüketimi bir avuç içi büyüklüğünü geçmemeli” uyarısında bulundu.
RAMAZANDA NEDEN KİLO ALINIYOR?
Doğandemir’e göre Ramazan’da kilo artışının temel nedenleri şunlar:
-
Sahur yapılmaması
-
Yetersiz su tüketimi
-
Tatlı tüketiminin artması
-
Hızlı ve kontrolsüz iftar
“Gün içinde metabolizma yavaşlıyor. İftarda hızlı ve yüksek kalorili beslenme kilo alımını kolaylaştırıyor” dedi.
İftardan sahura kadar geçen sürede yeterli su tüketiminin metabolizma için hayati önem taşıdığını belirten Doğandemir, günlük sıvı ihtiyacının mutlaka karşılanması gerektiğini vurguladı.
KİMLER ORUÇ TUTARKEN DİKKATLİ OLMALI?
Kronik hastalığı olan bireylerin mutlaka hekim kontrolünde oruç tutması gerektiğini söyleyen Doğandemir, özellikle şu grupları uyardı:
-
Diyabet hastaları
-
İnsülin kullanan bireyler
-
Sık hipoglisemi yaşayanlar
-
Hamileler
-
Emziren anneler
“Bu gruplar için kontrolsüz oruç ciddi sağlık riskleri doğurabilir” dedi.
YAVAŞ YEMEK, DOĞRU PLANLAMA
Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Doğandemir, Ramazan’da temel hedefin açlığı telafi etmek değil, dengeyi korumak olduğunu belirtti:
“Ramazan bir denge ayıdır. Yavaş yemek, porsiyon kontrolü yapmak ve sahurdan iftara kadar planlı beslenmek hem kilo kontrolünü sağlar hem de gün boyu enerjinizi korur.”









