Ankara’nın Ayaş ilçesine bağlı Çanıllı bölgesinde hayvancılıkla uğraşan Erdinç Kızılçelik’in iki cüce keçiyle başlayan hikayesi, kısa sürede büyük bir yetiştiricilik macerasına dönüştü. Yaklaşık iki yıl önce farklı bir hayvan türü yetiştirmek amacıyla iki Nijerya cinsi cüce keçi satın alan Kızılçelik, başlangıçta yalnızca hobi olarak gördüğü bu işe zamanla daha fazla ilgi göstermeye başladı. Bugün ise çiftliğinde yaklaşık 90 anaç cüce keçi bulunuyor.
İKİ KEÇİYLE BAŞLADI, SÜRÜ BÜYÜDÜ
Daha önce büyükbaş hayvanlarla ilgilenen ve hayvan bakımına yabancı olmayan Kızılçelik, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine cüce keçi yetiştirmeye karar verdi. Keçilerin bakım ve beslenme özelliklerini araştırarak işe başlayan Kızılçelik, iki hayvanla başladığı yetiştiricilikte geçen iki yıl içerisinde sürüsünü önemli ölçüde büyüttü. Ancak çiftliğin hikayesi yalnızca keçilerle sınırlı kalmadı. Kızılçelik, alanı midilli, eşek ve tavuklarla da çeşitlendirerek özellikle çocukların ilgisini çeken bir çiftlik oluşturdu.
AYAŞ’TA CÜCE KEÇİLERE BÜYÜK İLGİ
Çiftliği ziyaret edenlerin en fazla dikkatini çeken hayvanların başında ise cüce keçiler geliyor. Çiftlikte ziyaretçiler için çardak ve çocuk parkı da bulunuyor. Özellikle çocuklar, küçük boyutlarıyla dikkat çeken keçilere yoğun ilgi gösteriyor. Hayatında daha önce keçiye dokunmamış insanların dahi çiftliği ziyaret ettiğini belirten Kızılçelik, cüce keçilerin boyutlarının ziyaretçilerde merak uyandırdığını ifade ediyor. Çocukların hayvanlarla temas kurmasını önemseyen Kızılçelik, çiftlikte yalnızca hayvan yetiştirmediklerini, aynı zamanda çocuklara hayvan sevgisi kazandırmayı amaçladıklarını belirtiyor.
CÜCE KEÇİLERİN SIRRI: ET VE SÜT İÇİN DEĞİL, HOBİ İÇİN
Cüce keçilerin geleneksel keçi yetiştiriciliğinden farklı özelliklere sahip olduğunu anlatan Kızılçelik, bu hayvanların genellikle et veya süt üretimi amacıyla tercih edilmediğine dikkat çekiyor. Cüce keçilerin süt veriminin yavrularının ihtiyacını karşılayacak düzeyde olduğunu belirten Kızılçelik, ticari anlamda yüksek miktarda süt üretiminin söz konusu olmadığını ifade ediyor. Et veriminin de düşük olması nedeniyle bu keçilerin daha çok villa, bahçe, restoran ve benzeri alanlarda süs ve hobi amacıyla beslendiğini aktarıyor. Çiftlikteki üretimin de büyük ölçüde bu talebe yönelik sürdürüldüğü belirtiliyor.
BU YIL 150 YAVRU SAHİPLENDİRİLDİ
Sürü büyüdükçe çiftlikteki yavru sayısı da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Kızılçelik, yalnızca bu yıl yaklaşık 150 yavru cüce keçiyi sahiplendirdiklerini söyledi. Cüce keçilerde gebelik süresinin yaklaşık 150-155 gün olduğunu belirten Kızılçelik, doğumların çoğunlukla ikiz veya üçüz gerçekleştiğini ifade etti. Nadiren tek yavru doğumlarının da görüldüğünü aktaran Kızılçelik, bazı yavruların doğum ağırlığının ise yalnızca 700 grama kadar düşebildiğini anlattı.
İKİZ VE ÜÇÜZ DOĞUMLAR ÇİFTLİKTE HAREKETLİLİĞİ ARTIRIYOR
Cüce keçilerde doğum sonrasındaki ilk saatlerin kritik olduğunu belirten Kızılçelik, yeni doğan yavruların kısa süre içerisinde anne sütüyle buluşması gerektiğini vurguladı. Yeterli beslenemeyen yavruların sağlıklı şekilde büyütülmesinin zorlaşabildiğini belirten Kızılçelik, zaman zaman yavru kayıpları yaşadıklarını ve bunun kendileri için üzücü olduğunu dile getirdi. Yetişkin cüce keçilerin boyunun yaklaşık 40-45 santimetre seviyesine ulaştığını söyleyen Kızılçelik, bu hayvanların diğer keçilere kıyasla oldukça küçük olduğunu belirtti.
ÇİFTLİKTE SADECE KEÇİLER DEĞİL, HAYVAN SEVGİSİ DE BÜYÜYOR
İki yıl önce yalnızca iki keçiyle başlayan girişim, bugün 90 anaç keçinin bulunduğu bir çiftliğe dönüştü. Ancak çiftliğin Kızılçelik için anlamı yalnızca hayvan sayısının artmasıyla sınırlı değil. Midilli, eşek ve tavukların da bulunduğu alan, özellikle çocukların doğayla ve hayvanlarla doğrudan temas kurabildiği bir noktaya dönüştü. Çocukların keçileri sevmesi, onlara dokunması ve hayvanlarla zaman geçirmesi Kızılçelik’i en çok mutlu eden konular arasında yer alıyor.
ÇOCUKLAR HAYVANLARLA TEMAS ETSİN DİYE
Ziyaretçilerin çiftlikten memnun ayrıldığını belirten Kızılçelik, özellikle ailelerin çocuklarıyla birlikte hayvanları sevmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. İki cüce keçiyle başlayan ve 90 anaç keçiye kadar büyüyen bu sıra dışı hikaye, bugün yalnızca bir yetiştiricilik faaliyetini değil, çocukların hayvan sevgisini keşfedebildiği bir yaşam alanını da beraberinde getiriyor. Ayaş’taki çiftlikte bir yandan cüce keçilerin sayısı artarken, diğer yandan insanlarla hayvanlar arasındaki bağın da güçlenmesi hedefleniyor.





