Türk siyasetinin gündemi, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne geri dönen Muharrem İnce arasındaki polemikle bir kez daha hareketlendi. İkili arasındaki ‘güven’ polemiği dikkat çekti.
Ümit Özdağ, “Muharrem Bey ile birlik olmuyorsunuz?" sorusuna “Muharrem Bey senin Muharrem Bey’e güvendiğin kadar kendine güvenirse konuşuruz tamam?” yanıtı verdi.
Bu sözler üzerine İnce’den de yanıt gecikmedi. İnce, “Çıkardığı Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ı desteklemiş, insan içine çıkacak yüzü yok, hala boş boş konuşuyor. Gitti o gizli protokolü açıkladı. Siyasi etikten, mertlikten, nezaketten uzak bir adam. Ciddiye almaya gerek yok” dedi.
“EDEP SINIRLARINI GEÇMİŞ, TERBİYESİZCE BİR AÇIKLAMA”
Zafer Partisi Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ümit Özdağ, Türkinform’dan Ecem Çetin’in sorusu üzerine Muharrem İnce’ye yanıt verdi.
Özdağ, şunları söyledi:
“Evet, bir genç arkadaş bana ‘Muharrem Bey’le işbirliği yapar mısınız?’ dedi. Tabii ben de kendisine ‘Muharrem Bey senin Muharrem Bey’e güvendiğin kadar kendisine güvense bunu konuşuruz’ dedim. Bu açıklamamda Sayın İnce’yi kıracak bir şey yok. Nezaketle söylenmiş bir şeydi bu. Ancak Muharrem İnce’nin cevaben vermiş olduğu açıklama edep sınırlarını geçmiş, terbiyesizce bir açıklama.
“KORKTU VE KAÇTI”

Şimdi Muharrem Bey’e bu cevabı vermek istemezdim ama Muharrem Bey birinci adaylığı sonunda ‘Adam kazandı’ dedi. Milyonları sokakta bıraktı ve kaçtı. Bulunamadı.Sonra ikinci kez aday oldu. Sahte bir kaset çıkınca yine korktu ve kaçtı.
“MUHARREM İNCE’DEN DAHA BÜYÜK BİR KAÇAK VARDIR, KAÇAK KİMBLE”
Sonra binlerce aileyi, on binlerce insanı bir partinin kurulmasına, Memleket Partisi’nin kurulmasına sevk etti. Kurdu ve o partiyi seçime dahi sokmadan, seçim sonrasında oradaki yüzlerce teşkilatı ortada bırakarak sadece kendi kişisel ikbali için Cumhuriyet Halk Partisi’ne tekrar kaçtı. Herhâlde Muharrem İnce’den daha büyük bir kaçak vardır. Kaçak Kimble. Yazdığım kitapları üst üste koysak Muharrem Bey’in boyundan bile uzun oluyor. Kendisi bir şeyi çok sık söylüyor: ‘Cumhurbaşkanlığı adaylığım sırasında ikinci bir üniversite okudum’ diyor. Birincisinden şüpheliyim. Gerçekten okumuş mu acaba?”
Ümit Özdağ, gündeme ilişkin de açıklamalar yaptı. Özdağ’ın açıklamalarından satır başlıkları şöyle;
“Genel sağlık borçlarını sileceğiz. KYK borçlarını da sileceğiz. Aslında biz çok yıkılmış bir ekonomi devralacağımızı biliyoruz. ‘Peki bunu nereden finanse edeceksiniz?’ diye sorabilirsiniz. Haklısınız. Malum şirketler var ya, onlara getirilen vergi muafiyetleri 3 trilyon TL’ye kadar çıkıyor. Mesela oradan finanse edeceğiz. Devlet ihalelerinde şeffaflık ilkesi uygulansa, adil ihaleler olsa, hesaplanan yılda 20 milyar dolar tasarruf ediliyor. Mesela oradan bu tasarrufu gerçekleştireceğiz. Günde bir öğün, 20 milyon öğrenciye bedava yemek çıkaracağız. Bunun maliyeti 7-8-9 milyar dolar. Şimdi bu yemeğin nasıl olacağını ve nasıl tedarik edileceğini arkadaşlarımızla tartışıyoruz. Anne ve babalarınız daha siz küçükken sizi hangi koleje yollayacaklarını ve o finansmanı nasıl sağlayacaklarını düşünüyorlar. Anne ve babalarınızı bu düşünceden kurtaracağız. Çünkü eğitim bir yurttaşlık hizmetidir ve bir yurttaşlık hakkıdır. Her Türk genci, Türk çocuğu kamu okullarında en kaliteli eğitimi alabilecek durumda olmalı. Onun için biz özel okulları asıl değil, tali görüyoruz; devlet okullarında kaliteli eğitimi esas görüyoruz.
“Yine üniversitelerde okuyan sevgili üniversiteli gençler; sekiz kişilik, altı kişilik, on iki kişilik yurt odalarında kalıyorsunuz. Biz bir ülkenin prestijinin, yöneticilerinin saraylarda kalmasıyla olduğunu düşünmüyoruz. Öğrencilerinin tek kişilik yurt odalarında kalmasıyla gerçekleştiğini düşünüyoruz. Ben bundan 40-45 sene önce Almanya’da tahsilimi yaparken tek kişilik bir yurt odasında kalırken, bugün benim öğrencim olan profesörlerin ve doçentlerin öğrencilerinin sekiz kişilik odalarda üniversite tahsili yapmasını kabullenmiyoruz. Tabii adalet her şeyin başında geliyor ve adalet gerçekten herkes için eşit olmalı ve siyasi parti baskısı olmamalı. Mülakatı kaldıracağız. Liyakatli atamalar mülakatla ne yazık ki mümkün değil. Yine yapacaklarımız arasında ulaşımı kolaylaştırmak için, gençliğin motosiklete binmesini kolaylaştırmak için ilk kez motosiklet alırken ve onun koruyucu kıyafetlerini alırken KDV ve ÖTV almayacağız. Ayrıca taksitle alımı teşvik edeceğiz. Keza telefon, tablet, bilgisayar; bunların da ilk kez alımında iletişim teknolojileri vergilerini sizler için kaldıracağız. Çünkü bu, bir eğitim sürecinin parçası haline gelmiştir.”
"SANDIK ARTIK HALKIN ÖNÜNE GELMELİ"
Diyanet’in kurban vekâlet teslim ücreti esas alınırsa bugün olması gereken 21 bin 200, asgari ücret baz alınırsa 17 bin 685, çeyrek altın esas alınırsa 27 bin 200 TL olması gerekiyor bayram ikramiyesinin. Oysa rakam sadece 4 bin TL civarında. Nisan 2026 itibarıyla 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken zorunlu gıda harcaması, yani açlık sınırı, 34 bin 587 TL olduğuna göre AK Parti iktidarında 5 milyon emekli 20 bin TL ile geçinmeye çalışıyor. Enflasyondan dolayı bu rakamın alım gücü 17 bin 82 TL’ye geriledi. Asgari ücretli 28 bin 75 TL alıyor, bu da Nisan sonu itibarıyla 23 bin 960 TL anlamına geliyor. Artık Kurban Bayramı’nda et yiyebilecek durumda değiller. AK Parti iktidarının 24. yılında Türkiye’nin gelmiş olduğu nokta bu. Üreticilerle konuştuğunuzda söyledikleri şu: Bir süre sonra paranız olsa bile satın alacak et bulamayacaksınız. AK Parti iktidarı işçiyi, emekliyi, köylüyü unutmuş; açlık ve yoksulluk içerisinde kaderine terk etmiştir. Bu iktidarın Türk halkı nezdinde kredisi tamamen ortadan kalkmıştır. Türk halkını yoran, tüketen, orta sınıfı ortadan kaldıran, kendisi de metal yorgunluğunun ötesinde metal dağınıklığına sürüklenen bu iktidarın bir çözüm üretecek takatinin kalmadığını Türk milleti görüyor. Türkiye’de geniş toplum kesimlerinin açlık ve yoksulluk içinde kıvranması bir hata değil; bugünkü AK Parti iktidarının politik ve siyasi tercihlerinin bir sonucudur. Ejder meyveli smoothie yiyip saraylardan çıkmayanlar bu Kurban Bayramı’nda halkın ıstırabını görmüyorsa, sandık artık halkın önüne gelmeli ve bu iktidar bir an önce emekliye sevk edilmelidir.
DEVLET BAHÇELİ'NİN SÖZLERİNE TEPKİ
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin statü sözlerine yanıt veren Ümit Özdağ, "En son yayımlamış olduğu metni Devlet Bey’in yazmadığından eminim. Hatta şunu da söyleyeyim: O metnin MHP Genel Merkezi’nde yazılmadığından da eminim. MHP Genel Merkezi literatürünü yıllardan beri iyi bilen bir kişi olarak bunu söylüyorum. Bu dışarıda yazılmış ve bir bürokrasi içerisinde bir kanadın çalışması. Abdullah Öcalan’a bir statü verilmeye çalışılıyor. Çok tehlikeli benzetmeler yapılıyor. İrlanda Cumhuriyet Ordusu ile İngiliz devleti arasında yapılan görüşmelere atıfta bulunuyor. Bu görüşmeler sırasında uluslararası heyetlerin, kuruluşların sürece müdahaleleri söz konusu. Türkiye ile İrlanda’yı nasıl karşılaştırırsınız? Bu Türkiye’yi nereye sürükler? Hani Devlet Bahçeli bütün bu süreç başlarken ‘önümüzdeki süreçte çok şey değişecek, İnşallah Türkiye değişmez’ demişti ya. Devlet Bey, farkında değil misiniz? Türkiye’yi değiştiriyorsunuz. Tarihe Türkiye’yi değiştiren kişi, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in parçalanmasına yol açan kişi olarak geçmek mi istiyorsunuz?” dedi.
🟡 İkili arasında ‘güven’ polemiği!
— TURKINFORM (@TurkinformMedya) May 21, 2026
Türkinform Muhabiri Ecem Çetin'in sorusu üzerine Ümit Özdağ’dan Muharrem İnce’ye yanıt geldi!
“KAÇTI” pic.twitter.com/5KdMtgMfc4





