Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı “diplomada sahtecilik” davasının dördüncü duruşması, Silivri’de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görüldü. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen davada, İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ile siyasi yasak isteniyor.

1B026E90 Adb7 11F0 A1E9 05271081384A.png

ALKIŞLARLA SALONA GİRDİ

Saat 11.06’da duruşma salonuna alkışlar eşliğinde giren İmamoğlu’na mahkeme başkanı, önceki celsede idare mahkemesindeki kararın beklenmesi için ara verildiğini hatırlatarak ek savunma yapıp yapmayacağını sordu. İmamoğlu, kapsamlı bir beyanda bulunmak istediğini belirtti. Ramazan ayına vurgu yaparak sözlerine başlayan İmamoğlu, 2019’daki yerel seçim süreciyle bugünkü yargılamayı ilişkilendirdi ve yargının bağımsızlığına dair eleştiriler yöneltti.

"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

“BU SÜREÇ SİYASİDİR”

Hakkındaki iddianameyi “çöp” ve “utanç verici” olarak nitelendiren İmamoğlu, yargılama sürecinde hakim değişiklikleri yaşandığını ve adil yargılanma hakkının zedelendiğini öne sürdü. Yerel seçimlerde elde ettiği başarıların ardından hedef alındığını savunan İmamoğlu, davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü iddia etti. Devlet kurumlarının işleyişine yönelik eleştirilerde bulunan İmamoğlu, sürecin demokrasi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

“SIÇAN GİBİ KAÇACAKLAR”

Savunmasının dikkat çeken bölümünde İmamoğlu, süreci yönetenlerin ileride hesap vereceğini ifade ederek, “Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını göreceksiniz. Sıçan gibi kaçacaklar” dedi. Silivri’de 12 metrekarelik hücrede tutulduğunu belirten İmamoğlu, uygulanan tecridi de eleştirdi ve kendisinin “hakikat tarafında” olduğunu dile getirdi.

Ekrem Imamoglu 3 1024X574 1

MÜTALAA AÇIKLANABİLİR

Duruşmada savcının esas hakkındaki mütalaasını sunmasının beklendiği, mahkemenin ek süre vermemesi halinde karar aşamasına geçilebileceği bildirildi. Bir önceki celsede mahkeme, İdare Mahkemesi kararının beklenmesine hükmederek duruşmayı 16 Şubat’a ertelemişti.

İDDİANAMEDE NELER VAR?

İddianamede, İmamoğlu’nun Kuzey Kıbrıs’ta eğitim gördüğü Girne Amerikan Üniversitesi’nin 1990 yılında YÖK tarafından tanınmadığı öne sürülüyor. O dönemde Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren üniversiteler arasında yalnızca Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığı belirtiliyor. Savcılık, yatay geçiş sürecinde usulsüzlük yapıldığını ve belgelerin “şeklen doğru ancak içerik bakımından sahte” olduğunu iddia ediyor. İmamoğlu hakkında “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçlaması yöneltilirken, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi kapsamında belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılması talep ediliyor.

Mahkemenin vereceği kararın, hem İmamoğlu’nun siyasi geleceği hem de Türkiye’deki siyasi tartışmalar açısından önemli sonuçlar doğurması bekleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ