Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) "mutlak butlan" kararının ardından siyasi fırtına koptu. Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkez binasının tahliyesini istemesiyle Ankara’da tansiyon zirveye çıkarken, cezaevinde bulunan İBB Başkanı ve partinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’ndan zehir zemberek bir açıklama geldi. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabı üzerinden adeta muhtıra niteliğinde bir metin yayımlayan İmamoğlu, "Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir" diyerek mevcut Genel Başkan Özgür Özel’in yanında saf tuttuklarını ilan etti.
CHP GENEL MERKEZİNDE ARBEDE VE BARİKAT
"Mutlak butlan" kararının ardından CHP Genel Merkezi adeta savaş alanına döndü. Genel Başkan Özgür Özel ve CHP’li milletvekillerinin nöbet tuttuğu binada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel merkezin boşaltılarak kendilerine teslim edilmesini talep etmesi tansiyonu yükseltti. Gece boyunca milletvekilleri giriş ve çıkışları kapatarak nöbet tutarken, sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu destekçisi bir grup kapıların açılması talebiyle binaya yürüdü.
İki grup arasında sert arbede yaşanırken, Kılıçdaroğlu’nun avukatının mahkeme kararının uygulanması için verdiği dilekçe üzerine Ankara Valiliği emniyeti harekete geçirdi. Genel merkez önündeki kalabalık uzaklaştırılarak bölgeye çevik kuvvet ekipleri yığıldı. Binadaki partililer ise parti otobüsleriyle girişleri kapatıp, kapılara barikat kurarak kol kola etten duvar ördü.
"MİLLİ EGEMENLİĞE MAHKEMELER YOLUYLA BAŞ KALDIRILMIŞTIR"
Ankara’da bu sıcak saatler yaşanırken, Ekrem İmamoğlu'nun, sosyal medya hesabından yapılan zehir zemberek açıklama dikkat çekti. Yargı kararına ve Kılıçdaroğlu cephesine çok sert ifadelerle yüklenen İmamoğlu, şu açıklamayı yaptı:
"Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir. Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir. “Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir. Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır. “Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir. Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz! Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız. Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz! Bizim yerimiz, milli iradeye düşmanlık edenlerin yanı olmadı, olmayacak."
"ÖZGÜR ÖZEL’İN YANINDAYIM, BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ"
İmamoğlu, parti içindeki egemenlik savaşına ve baskın seçim iddialarına da değinerek mevcut genel merkezin arkasında durduğunu net bir dille ilan etti. Siyasi mühendislere meydan okuyan İmamoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
"Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız. Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır. Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk. Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Büyük milletim! “Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri: İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin. AYAĞA KALKIN! Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin! Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim."
"BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!"
Açıklamasında sadece CHP tabanına değil, tüm siyasi liderlere ve topluma çağrıda bulunan İmamoğlu, sessiz kalınması durumunda sıranın halka geleceğini ileri sürdü. Mücadelenin topyekün başlaması gerektiğini belirten İmamoğlu’nun açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
"Aziz milletim! Korkmayacağız! Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı? Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir. Siyasi parti liderleri, Mesele CHP meselesi değildir! Hattı müdafaa değil, sathı müdafaa yapmak zorundayız! Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız. Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor! Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek! Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız. Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz! Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafaa etme günüdür. Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir! Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız. Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır! Büyük Türk milleti darbeye teslim olmayacaktır! Ya bugün, ya hiç!"





