Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıkan sanıklar, suçlamaları reddetmelerine rağmen en ağır cezaya çarptırıldı. Mahkeme heyeti, 12 yıl önce gerçekleşen olayın bir intihar değil, aile üyeleri tarafından zorlanan bir ölüm olduğuna karar verdi.
EVLAT KATİLİ DEĞİLİM SAVUNMASI YETMEDİ
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık anne Ayşe Gündüz, hakkındaki suçlamaları sert bir dille reddetti. Savunmasında "Ben evlat katili olamam, böyle bir suçlamayı kabul etmiyorum" diyerek beraatini isteyen Gündüz, kendisinin bir anne olarak böyle bir eylemde bulunamayacağını iddia etti. Ancak mahkeme, toplanan yeni deliller ve tanık beyanları doğrultusunda annenin savunmasını inandırıcı bulmayarak hükmünü açıkladı.

ÜVEY KARDEŞTEN PSİKOLOJİK SORUN İDDİASI
Duruşmada söz alan diğer sanık üvey kardeş Kadir Korkut ise kız kardeşinin psikolojik sorunları olduğunu ve daha önce defalarca evden kaçtığını ileri sürdü. Kardeşini intihara yönlendirecek hiçbir kötü söz söylemediğini savunan Korkut, olayla bir bağlantısının olmadığını iddia ederek suçsuz olduğunu savundu. Korkut, "Kardeşimin böyle bir şey yapacağını bilsem kendimi önüne atardım" dese de, mahkeme heyeti sanığın olaydaki rolünün sabit olduğuna karar verdi.
CEBİRLE İNTİHARA MECBUR BIRAKILDI
Mahkeme heyeti, Fatma Koçak'ın ölümüne ilişkin yaptığı detaylı inceleme sonucunda, genç kızın kendi rızasıyla değil, maruz kaldığı cebir ve baskı neticesinde intihara mecbur bırakıldığı kanaatine vardı. Bu tespit doğrultusunda suçun "kasten öldürme" kapsamında değerlendirilmesine karar verildi. Sanıkların maktul ile olan yakın akrabalık bağları da dikkate alınarak, cezada herhangi bir indirime gidilmeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararlaştırıldı.
YARGITAY KARARIYLA DEĞİŞEN DOSYA
2014 yılında yaşanan olayın ardından sanıklar daha önce yargılanmış ve delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etmişlerdi. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 17 Aralık 2025 tarihinde yerel mahkemenin beraat kararını bozması üzerine dosya yeniden açıldı. 17 Nisan 2026'da tekrar tutuklanan anne ve üvey kardeşin bu son duruşmasıyla birlikte, 12 yıllık hukuki süreç ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla sonuçlanmış oldu.




