İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında tırmanan gerilim ve olası bir savaş ihtimali, turizm sektöründe dengeleri doğrudan etkileyen unsurlar arasında öne çıkıyor. Artan jeopolitik riskler, hem ulaşım maliyetlerini hem de tüketici davranışlarını yeniden şekillendirirken, sektör temsilcileri bu sürecin özellikle fiyat hassasiyetini artırdığına dikkat çekiyor.

Turizm tarafında talebin güçlü olduğunu belirten Orhan Sancar, ancak tüketici davranışında önemli bir değişim yaşandığını vurguluyor:

“Şu an baktığımızda özellikle Rusya ve BDT pazarında ciddi bir talep var. İnsanlar seyahat etmek istiyor. Ama eskisi gibi aylar öncesinden rezervasyon yapma alışkanlığı zayıfladı. Herkes fiyatı bekliyor. Son dakika karar veren bir müşteri profili oluştu.” Sancar’a göre bu durum, sezonun kaderini doğrudan fiyat politikasına bağlı hale getiriyor.

Thy’den Büyük Müjde Uygun Fiyatlı Uçak Biletleri Sınırlı Sayıda Satışta

BİLET FİYATLARI ARTACAK MI?

En çok merak edilen konulardan biri olan bilet fiyatlarıyla ilgili Sancar net konuşuyor:

“Bilet fiyatları artık tamamen maliyetlere bağlı. Özellikle yakıt fiyatları burada belirleyici. Eğer petrol yukarı giderse, bunu bilet fiyatlarında görmemek mümkün değil.” Enerji tarafındaki gelişmelerin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Sancar, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen risklere dikkat çekiyor:

“Jet yakıtı zaten en büyük maliyet kalemi. Petrol fiyatları arttıkça havayolları zorlanıyor. Hürmüz Boğazı gibi kritik bir noktada yaşanacak herhangi bir kriz, sadece fiyatları değil, yakıt arzını da etkiler. Bu da operasyonları ciddi anlamda zorlaştırır.”

2026 Vizesiz Ülkeler Listesi Türkler Için En Popüler Tatil Rotaları5

SAVAŞ UÇUŞLARI NASIL ETKİLEDİ?

Bölgede artabilecek gerilimlerin sektörde zincirleme etkiler yaratabileceğini söyleyen Sancar, şu değerlendirmeyi yapıyor:

Taşınmaz alıp satacaklar dikkat! Bakanlık tarihi değiştirdi
Taşınmaz alıp satacaklar dikkat! Bakanlık tarihi değiştirdi
İçeriği Görüntüle

“Eğer savaş büyürse, hava sahalarının kapanması, uçuş sürelerinin uzaması gibi durumlar ortaya çıkar. Bu da maliyetleri artırır. Böyle bir tabloda bazı hatlarda kapasite düşürülebilir ya da uçuşlar iptal edilebilir. Sektör bu tarz krizlere alışkın ama belirsizlik arttıkça yönetmek zorlaşıyor.”

Avrupa’nın En Iyi Havayolu Seçildi Türkiye Zirvede3

TÜRKİYE'NİN KRİZ YÖNETİMİNDE HANGİ BAŞLIKLAR VAR?

Son dönemde Lufthansa ve Ryanair gibi büyük havayolu şirketlerinden gelen uyarılara da değinen Sancar, Türkiye’nin farklı bir noktada olduğunu düşünüyor:

“Avrupa’da maliyetler çok yüksek ve talep dalgalı. Bu yüzden ciddi baskı altındalar. Türkiye’nin avantajı daha esnek olması. Bizde tur operatörü, otel ve havayolu birlikte hareket edebiliyor. Bu da kriz anlarında hızlı çözüm üretmeyi sağlıyor.”

Sancar’a göre 2026 yaz sezonunun kaderini belirleyecek en önemli unsur açık:

“Talep var ama şartlı bir talep. Doğru fiyat verildiğinde satışlar çok hızlı geliyor. Ama fiyat rekabeti kaybedilirse, turist başka destinasyona yönelir. Bu sezon dengeyi kuran kazanacak.”

Tüm risklere rağmen turizm sektöründe hareketliliğin sürdüğünü belirten Orhan Sancar, önümüzdeki dönemde hızlı karar alabilen ve maliyetlerini kontrol eden oyuncuların öne çıkacağını ifade ediyor.

Muhabir: Zehra ALİGÜL