İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, El Cezire'ye verdiği özel röportajda ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelere dair son gelişmeleri ve bölgesel güvenlik konularını değerlendirdi. Laricani, müzakere sürecinin halen devam ettiğini ve bölge ülkelerinin başarısı için çaba gösterdiğini söyledi. Tahran'ın görüşlerinin ABD'ye Umman Dışişleri Bakanı aracılığıyla iletildiğini ancak şu ana kadar resmi bir yanıt alınmadığını belirtti. ABD'nin müzakerelerde kendi çıkarlarını İsrail’in çıkarlarından ayrı değerlendirebileceğini vurguladı.

"SAVAŞ PEŞİNDE DEĞİLİZ AMA HAZIRIZ"
Laricani, İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda ortak bir noktada buluşulduğunu ve müzakere taraftarı olduklarını ifade etti. Füze konusu gibi milli güvenlik unsurlarının müzakerelerde tartışmaya açılmaması gerektiğini belirterek, sürecin uzatılmaması gerektiğini kaydetti. Olumsuz sonuçlanması halinde ABD’nin saldırması durumunda İran’ın da hazır olduğunu söyleyerek, “Savaş peşinde değiliz ama hazırlıklıyız” dedi.
İsrail'in bölgede istikrarsızlık çıkarma çabalarına dikkat çeken Laricani, İsrail’i İran’ın en büyük düşmanı olarak tanımladı ve bölgesel işbirliği fırsatlarına işaret etti. Özellikle Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye ile İsrail’e karşı işbirliği konusunda hazır olduklarını bildirdi. Bu açıklama, bölgesel dinamiklerde önemli bir işaret olarak öne çıkıyor.

"URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEYİ DURDURAMAYIZ"
Laricani ayrıca zenginleştirilmiş uranyumun sağlık amaçları için gerekli olduğunu ve teknoloji sahibi ülkeler için tamamen sıfır zenginleştirme talebinin uygulanabilir olmadığını ifade etti. İran-İsrail arasında yaşanan 12 günlük çatışmanın ardından ülkede büyük bir birlik oluştuğunu ve casusluk faaliyetlerine karşı ciddi önlemler alındığını belirtti.
İran ile ABD arasında kesintiye uğrayan nükleer görüşmeler, 6 Şubat’ta Umman’ın Maskat kentinde yeniden başlamıştı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakerelerin tarafların görüşmeleri sürdürme konusunda mutabık kalmasıyla sona erdiğini açıklamıştı. Bu görüşmeler, Washington’un Tahran’a karşı askeri yığınağını artırdığı kritik bir döneme denk geliyor. Laricani’nin açıklamaları, hem müzakere masasında hem de bölgesel arenada yaşanan gelişmelerin karmaşık ve hassas doğasını yansıtıyor.




