ABD ile ilan edilen ancak Pakistan’daki müzakerelerin çökmesiyle tehlikeye giren ateşkes süreci masaya yatırıldı. Pezeşkiyan, krizin aşılması için uluslararası toplumun ABD üzerindeki baskısını artırması gerektiğini savundu.
"HÜRMÜZ BOĞAZI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"
Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Macron ile gerçekleştirdiği görüşmede özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki askeri ablukaya dikkat çekti. ABD’nin bölgedeki varlığını ve enerji akışına yönelik kısıtlamalarını "tehdit" olarak niteleyen Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdit, dünya için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır" diyerek küresel enerji piyasalarında yaşanabilecek büyük bir sarsıntının sinyalini verdi.
ABD’NİN "MAKSİMALİST" TALEPLERİNE TEPKİ
Müzakerelerin neden sonuçsuz kaldığına dair Tahran’ın bakış açısını paylaşan Pezeşkiyan, Washington yönetiminin "gerçek dışı ve aşırı" isteklerde bulunduğunu ifade etti. İran’ın yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde kalacağını ve ateşkes şartlarını açıkça ilan ettiklerini belirten Pezeşkiyan, "Biz şartlarımıza sadığız, ancak ABD’nin maksimalist istekleri bir anlaşmaya varılmasını engelliyor" dedi.
MACRON’DAN "LÜBNAN" ŞARTI
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise görüşmede Orta Doğu’daki istikrarın sadece Hürmüz ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Macron, bölgedeki tansiyonun tamamen düşmesi için Lübnan’ın da ilk ateşkes anlaşmasına dahil edilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Fransa’nın arabuluculuk rolünü sürdürmek istediği belirtilirken, Lübnan vurgusuyla çatışmanın coğrafi olarak genişlemesinin engellenmesi hedefleniyor.
PERŞEMBE GÜNKÜ ZİRVE ÖNCESİ KRİTİK TEMAS
İran ve ABD’nin perşembe günü yeniden masaya oturma ihtimalinin konuşulduğu bir atmosferde gerçekleşen bu görüşme, diplomatik kulislerde "son uyarılar" olarak değerlendirildi. Pezeşkiyan’ın sert üslubu ve boğaz vurgusu, Tahran’ın olası bir ikinci turda elini güçlü tutmaya çalışacağını gösterirken; Macron’un devreye girmesi, Avrupa’nın krizden duyduğu derin endişeyi bir kez daha teyit etti.





