Holokost Şehitlerini ve Kahramanlarını Anma Günü (Yom HaShoah) törenlerinde kürsüye çıkan Netanyahu, Yahudi halkının tarihteki en acı hatıralarını bugünkü İran kriziyle birleştirerek, askeri müdahalelerin "varoluşsal bir zorunluluk" olduğunu vurguladı.
"ASLA BİR KEZ DAHA" SÖZÜNDEN ASKERİ EYLEME
AP'nin haberine göre, Netanyahu, Nazi Almanyası döneminde Yahudilerin "savunmasız birer av" gibi görüldüğü karanlık günlere atıfta bulunarak, modern İsrail devletinin bu makus talihi yendiğini belirtti. Holokost kurbanlarının çığlıklarını hatırlatan İsrail Başbakanı, bugünkü İsrail’in artık kendi kaderini tayin edebilecek askeri güce sahip olduğunu ve düşmanlarına karşı "demir yumrukla" karşılık verdiğini ifade etti.

NÜKLEER TESİS İSİMLERİNİ ÖLÜM KAMPLARIYLA SIRALADI
Konuşmanın en çok tartışılan ve dünya basınında yankı uyandıran kısmı, İran’ın stratejik noktaları ile Nazi kampları arasında kurulan doğrudan bağ oldu. Netanyahu, "Eğer harekete geçmeseydik; Natanz, Fordow, Isfahan ve Parchin isimleri; Auschwitz, Treblinka ve Sobibor gibi sonsuza dek kötü şöhretle anılabilirdi" diyerek, İran’ın nükleer hedeflerini doğrudan soykırım aracı olarak tanımladı.
TRUMP İLE "TARİHİ ORTAKLIK" VURGUSU
İran’a yönelik operasyonların başarısını Washington ile kurulan yakın ilişkilere bağlayan Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile "eşi benzeri görülmemiş bir ortaklık" yürüttüklerini söyledi. Bu iş birliğinin sadece İsrail’i değil, tüm dünyayı İran’ın nükleer tehdidinden koruduğunu iddia eden İsrail lideri, müttefiklerine bu süreçte gösterdikleri kararlılık için teşekkür etti.

BİR DE DÜNYAYA ÇAĞRI: "İRAN’IN ÖNÜNDE DURUN!"
Netanyahu, Holokost’tan çıkarılması gereken en büyük dersin "tehditleri henüz başındayken ezmek" olduğunu savundu. Uluslararası toplumu İran rejimine karşı daha sert yaptırımlar ve askeri hazırlıklar konusunda uyaran Başbakan, İsrail’in güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir sınırlama tanımayacaklarını ve "ikinci bir Holokost" girişimine asla izin vermeyeceklerini söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.




