Orta Doğu’da tansiyon yüksek kalmaya devam ederken, ABD ile İran arasındaki gerilimde taraflar karşılıklı sert mesajlar veriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin açıklamalarına karşılık, Tahran yönetimi çatışmayı kendi koşullarıyla bitirme konusunda kararlı bir tutum sergiliyor.

“BU BİR VAROLUŞ MÜCADELESİ”
İran cephesi, mevcut çatışmayı doğrudan bir güvenlik ve varlık meselesi olarak değerlendiriyor. İranlı yetkililere göre ülkenin caydırıcılığının yeniden tesis edilmesi ve gelecekte benzer saldırıların önlenmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor. Bu nedenle Tahran yönetimi, ABD ve İsrail’in yeniden saldırmayacağına dair garanti almadan herhangi bir ateşkese yanaşmıyor.
DEVRİM MUHAFIZLARI VE ASİMETRİK STRATEJİ
İran’ın sahadaki en önemli gücü olan Devrim Muhafızları Ordusu, yaklaşık 180 bin personeliyle operasyonların merkezinde bulunuyor. Kaynaklara göre İran, klasik savaş yöntemleri yerine asimetrik taktiklere ağırlık veriyor. Füze ve insansız hava araçlarıyla ABD üsleri, Körfez altyapısı ve deniz taşımacılığı hedef alınırken, yer altı tesislerinde üretimin sürdüğü ifade ediliyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL RİSK OLUŞTURUYOR
İran’ın en güçlü kozlarından biri ise Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü. Dünya enerji ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu kritik noktada yaşanabilecek herhangi bir aksama, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açıyor. Diplomatik kaynaklar, İran’ın boğazı tamamen kapatmasa da geçişleri sınırlayabilecek adımlar atabileceğine dikkat çekiyor.
DİPLOMASİDE TIKANIKLIK SÜRÜYOR
ABD cephesi, İran’ın askeri kapasitesinin önemli ölçüde zayıflatıldığını savunurken, Washington yönetimi henüz bir anlaşma için uygun şartların oluşmadığını düşünüyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise müzakere iddialarını reddederek, bu yöndeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Mevcut tabloda diplomatik çözüm umutları zayıf görünüyor.
İsrail’in de çatışmadaki rolü sürecin seyrini etkiliyor. Her ne kadar askeri açıdan ABD’ye bağımlı olsa da İsrail’in tutumu, savaşın süresini uzatabilecek önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

UZUN SÜRELİ SAVAŞ İHTİMALİ GÜÇLENİYOR
Uzmanlar, mevcut gelişmelerin kısa vadeli bir ateşkesten ziyade uzun soluklu bir yıpratma savaşına işaret ettiğini belirtiyor. İran’ın stratejisinin yalnızca savaşı sonlandırmak değil, aynı zamanda karşı taraf üzerinde ekonomik ve askeri baskıyı artırarak caydırıcılık sağlamak olduğu ifade ediliyor. Bu süreçte savaşın gidişatını belirleyecek en önemli unsurlardan birinin ise iç dinamikler olabileceği vurgulanıyor.





