Uluslararası ilişkiler uzmanı Hüsamettin İnaç, İsrail-İran hattındaki savaşın seyri ve İran’ın sunduğu 10 maddelik teklif sonrası oluşan diplomatik ve askeri gelişmeleri Türkinform muhabiri Pelin Zengin’e değerlendirdi.

İnaç, savaşın ilk günlerinde İran’ın zayıf bir görüntü çizdiğini ancak kısa sürede tabloyu tersine çevirdiğini belirterek, “İlk etapta dağınık ve gecikmiş tepkiler veren bir İran vardı. Ancak özellikle ilk haftanın ardından sahada çok farklı bir direnç ortaya çıktı” dedi. İran’daki kritik kırılma noktalarına dikkat çeken İnaç, dini liderin öldürülmesi ve sivil kayıpların halkı bir araya getirdiğini anlattı. Bu sürecin rejimi zayıflatmak yerine güçlendirdiğini ifade ederek, “Normal şartlarda bu tür gelişmeler bir rejimi çöküşe götürebilir. Ancak burada tam tersine devlet ve toplum birleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
İçeriği Görüntüle

HÜRMÜZ HAMLESİ DÜNYAYI SARSTI

İnaç’a göre İran’ın en kritik adımlarından biri Hürmüz Boğazı’nı kapatması oldu. Bu hamlenin küresel etkisine dikkat çekerek, “Enerji fiyatlarının iki katına çıkmasıyla birlikte sadece bölge değil, tüm dünya baskı altına girdi” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Körfez’deki ABD üslerine yönelik saldırıların Washington’un caydırıcılığını zedelediğini söyledi. İnaç, savaş sürecinde ABD ile İsrail arasında ciddi stratejik farklılıklar ortaya çıktığını belirtti. ABD’nin daha sınırlı hedefler güttüğünü, İsrail’in ise daha geniş bir yıkım stratejisi izlediğini ifade etti. “Washington ile Tel Aviv’in öncelikleri örtüşmedi ve bu durum sahaya da yansıdı” dedi.

Sürecin en kritik başlıklarından birinin de dış destek olduğunu vurgulayan İnaç, Rusya ve Çin’in İran’a verdiği desteğin savaşın seyrini değiştirdiğini söyledi. Bu destekle birlikte İran’ın askeri kapasitesinin sahada daha etkili hale geldiğini söyledi.

“ABD KARA GÜCÜ BULAMADI”

ABD’nin sahada istediği sonucu alamadığına vurgu yapan İnaç, “Washington kara operasyonu için gerekli desteği bulamadı. NATO’dan da beklediği karşılığı alamadı” dedi. Türkiye ve bölge ülkelerinin sürece dahil edilme girişimlerinin de başarısız olduğunu dile getirdi.

İRAN’IN 10 MADDESİ: YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ Mİ?

Savaşın ardından gündeme gelen 10 maddelik teklifin kritik önemde olduğunu belirten İnaç, bu sürecin sadece bir ateşkes değil, yeni bir düzenin başlangıcı olabileceğini söyledi. “Bu maddeler kabul edilirse, İran sadece savaş kazanmış olmayacak, bölgesel güç statüsünü pekiştirecek” ifadelerini kullandı. İnaç’a göre ateşkes kırılgan bir zeminde ilerliyor. “Bu kadar büyük tavizlerin iç kamuoylarında nasıl karşılanacağı belirleyici olacak” diyen İnaç, özellikle ABD ve İsrail’de siyasi sonuçların ağır olabileceğini ifade etti.

İran basınına yansıyan ve uluslararası gündemde geniş yankı uyandıran teklifin maddeleri şöyle:

  • Saldırmazlık taahhüdü
  • Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün sürmesi
  • Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesi
  • Tüm birincil yaptırımların kaldırılması
  • Tüm ikincil yaptırımların kaldırılması
  • BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi
  • UAEA Yönetim Kurulu kararlarının kaldırılması
  • İran’a tazminat ödenmesi
  • ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi
  • Tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi

YENİ BİR GÜÇ DENGESİ Mİ DOĞUYOR?

Uluslararası ilişkiler uzmanı Hüsamettin İnaç, bu gelişmeleri değerlendirirken şu çarpıcı ifadeyi kullandı: “Bu tablo, ABD’nin bölgede ilk kez bu ölçekte geri adım attığı bir süreci işaret ediyor olabilir.”

Orta Doğu’da taşlar yeniden dizilirken, gözler şimdi bu 10 maddenin sahada nasıl karşılık bulacağına çevrilmiş durumda.

Kaynak: PELİN ZENGİN