Mart 2026 itibarıyla yapılan askeri değerlendirmelere göre ABD’nin gerçekleştirdiği yoğun hava saldırıları ve operasyonlar İran’ın askeri kapasitesinin yaklaşık %40’ını etkisiz hale getirdi.
Buna rağmen İran’ın mevcut askeri gücünün yaklaşık %60’ı hâlâ aktif durumda ve Tahran yönetiminin henüz kullanmadığı çok sayıda stratejik silah sistemi bulunduğu belirtiliyor. Türkinform’a bilgi veren uzmanlara göre İran’ın savaş stratejisi, büyük ölçüde saklanan füze stokları, dron sürüleri ve yeraltı üslerinde tutulan sistemlere dayanıyor.
HAVA KUVVETLERİNDE AĞIR KAYIP AMA TAM ÇÖKÜŞ YOK
ABD’nin ilk saldırı dalgalarında İran’ın birçok askeri hava üssü ve pistleri hedef alındı. Bu operasyonlarda İran’ın eski nesil savaş uçaklarının önemli bir bölümü hasar gördü.
Askeri kaynaklara göre İran’ın hava kuvvetlerinin yaklaşık %35 ila %40’ı operasyonel kapasitesini kaybetti. Buna rağmen Rusya’dan yeni teslim alınan Sukhoi Su‑35 savaş uçaklarının bir kısmının yeraltı hangarlarında korunduğu ve henüz aktif çatışmalarda kullanılmadığı belirtiliyor.
İran’ın envanterinde bulunan eski Amerikan yapımı Grumman F‑14 Tomcat ve McDonnell Douglas F‑4 Phantom II uçaklarının ise bir kısmının ilk saldırılarda devre dışı kaldığı ifade ediliyor.
Türkinform’un görüştüğü uzmanlara göre Tahran yönetimi, hava kuvvetlerinin kalan bölümünü son aşamada kullanmak üzere saklıyor.
HAVA SAVUNMASI DARBE ALDI AMA “KATMANLI KALKAN” DEVAM EDİYOR
ABD ve müttefiklerinin düzenlediği saldırılarda İran’ın bazı hava savunma radarları ve bataryaları hedef alındı. Buna rağmen İran’ın katmanlı hava savunma sistemi tamamen çökmüş değil.
Rusya’dan alınan S‑400 Triumf sistemlerinin bir kısmının hâlâ aktif olduğu ve özellikle stratejik tesisleri koruduğu belirtiliyor.
Ayrıca İran’ın yerli üretimi Bavar‑373 sistemlerinin de ülkenin iç bölgelerinde konuşlu olduğu ve savaşın ilk günlerinde sınırlı şekilde kullanıldığı ifade ediliyor.
Askeri uzmanlara göre İran, hava savunma sistemlerinin önemli bölümünü “ikinci dalga saldırılar” için saklıyor.
FÜZE STOKLARININ BÜYÜK BÖLÜMÜ HÂLÂ KULLANILMADI
ABD saldırılarında bazı füze üsleri hedef alınmış olsa da İran’ın en büyük caydırıcı gücü olan balistik füze envanterinin tam kapasiteyle devreye girmediği değerlendiriliyor.
İran’ın hipersonik olarak tanımladığı Fattah‑1 ve Fattah‑2 sistemlerinin henüz geniş çaplı kullanımı görülmedi.
Bunun yanında yaklaşık 2.000–2.500 kilometre menzile sahip Sejjil ve Khorramshahr füzelerinin büyük bölümünün yeraltı füze şehirlerinde saklandığı belirtiliyor.
ABD’li askeri analistlere göre İran’ın toplam füze kapasitesinin %60’tan fazlası hâlâ kullanılmadı.
DRON ORDUSU: İRAN’IN SAVAŞTAKİ EN BÜYÜK KOZU
Son çatışmalar, İran’ın insansız hava araçları alanındaki kapasitesinin dünyanın en büyüklerinden biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
İran’ın kamikaze dronu Shahed‑136 binlerce adet üretilmiş durumda. Bunun yanında uzun menzilli keşif ve saldırı platformu Shahed‑149 Gaza dronlarının da savaşın ilerleyen aşamaları için saklandığı ifade ediliyor.
Askeri raporlara göre İran, aynı anda binlerce dronu havalandırabilecek “sürü saldırısı” kapasitesine sahip ve bu gücün büyük kısmı henüz kullanılmadı.
BASRA KÖRFEZİ’NDE ASİMETRİK DENİZ GÜCÜ HAZIR BEKLİYOR
İran donanması, klasik büyük savaş gemilerinden çok asimetrik deniz savaşına dayalı bir yapı kurmuş durumda.
Devrim Muhafızları’na bağlı birliklerin elinde füze donanımlı yüzlerce hızlı saldırı botu bulunuyor. Bu botların büyük bölümü Basra Körfezi’ndeki gizli üslerde konuşlandırılmış durumda.
Deniz kuvvetlerinde ayrıca Fateh‑class submarine denizaltıları görev yapıyor. Bu platformlar özellikle sığ sularda ve dar boğazlarda operasyon yapabilme kabiliyeti nedeniyle stratejik önem taşıyor.
KARA ORDUSU VE DEVRİM MUHAFIZLARI HÂLÂ SAHADA
ABD saldırıları daha çok hava üsleri ve füze tesislerini hedef aldığı için İran’ın kara kuvvetleri büyük ölçüde korunmuş durumda.
İran ordusunun envanterinde yaklaşık 1.500 civarında tank bulunuyor. Bu tankların büyük bölümü T‑72 modernizasyonları ve yerli üretim Zulfiqar modellerinden oluşuyor.
İran ayrıca yaklaşık 610 bin aktif asker ve yüz binlerce yedek personelden oluşan geniş bir insan gücüne sahip.
NÜKLEER PROGRAM: YERALTI TESİSLERİ AYAKTA
ABD ve müttefiklerinin İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıları programın hızını düşürmüş olsa da, tesislerin büyük bölümünün yeraltında olması nedeniyle program tamamen durdurulamadı.
Özellikle Natanz Nuclear Facility ve Isfahan Nuclear Technology Center çevresindeki tesislerde hasar oluştuğu ancak kapasitenin tamamen ortadan kalkmadığı ifade ediliyor.
İRAN’IN “SON AŞAMA STRATEJİSİ”
Askeri uzmanlara göre İran, savaşın ilk aşamalarında gücünün tamamını kullanmaktan bilinçli şekilde kaçınıyor.
Tahran’ın yeni askeri doktrini; balistik füze saldırıları, hipersonik sistemler, dron sürüleri, asimetrik deniz savaşları üzerine kurulu.
Bu nedenle ABD saldırılarının İran’ın askeri kapasitesinin yaklaşık %40’ını yok ettiği değerlendirilse de, geriye kalan %60’lık bölümün ve henüz kullanılmamış silahların savaşın gidişatını değiştirebilecek büyüklükte olduğu ifade ediliyor.
Türkinform’a konuşan uzmanlara göre savaşın ilerleyen aşamalarında İran’ın “gizli füze şehirleri ve dron stoklarını devreye sokması” bölgedeki dengeleri yeniden sarsabilir.




