Mobbing, günümüzde iş hayatında çalışanların en çok şikâyet ettiği sorunların başında geliyor. Birçok kişi çalıştığı ortamda baskıya uğradığını, dışlandığını, sürekli eleştirildiğini ya da psikolojik olarak yıpratıldığını düşünüyor.
Özellikle yoğun iş temposu, artan rekabet ve stresli çalışma koşulları, iş yerlerindeki gerginliği her geçen gün daha da artırıyor. Kimi çalışan toplantılarda sürekli hedef gösterildiğini, kimi ise yaptığı işin görmezden gelindiğini ifade ediyor.
Bazıları ağır iş yüküyle baskı altında kaldığını söylerken, bazı çalışanlar da yöneticileri veya çalışma arkadaşları nedeniyle kendilerini değersiz hissettiklerini dile getiriyor. Tüm bunlar, mobbingin artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıkıp iş hayatının en dikkat çeken problemlerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Peki, Mobbing yaşayan çalışan bunu nasıl ispatlayabilir? Mobbing hangi delilerle birlikte kanıtlanabilir? Avukat Fırat Bilici, Türkinform’a özel açıklamalarda bulundu.
“TEK BİR SÜPER DELİL ARANMIYOR”
“Türk Borçlar Kanunu’nun 417’nci maddesinin işverene işçinin kişiliğini koruma ve özellikle psikolojik/cinsel tacizi önleme yükümlülüğü yüklediğini söyleyen Bilici, “Yargıtay 9. HD’nin 2021/12218 E., 2021/16601 K. sayılı kararında da mobbing; belirli süre devam eden, sistematik, yıldırma/dışlama/pasifize etme amacı taşıyan ve çekilmez ağırlığa ulaşan davranışlar bütünü olarak ele alınmıştır” dedi.
Bilici ayrıca, mobbing davalarında ispat değerlendirmesinin katı değil daha esnek yapıldığına dikkat çekti.
"YAZIŞMALAR, MESAJLAR VE TANIKLAR KRİTİK ROL OYNUYOR"
Bilici, bu nedenle mobbing dosyasında “tek süper delil” aranmadığını; bunun yerine zaman çizelgesi + yazışma + performans/manipülasyon izi + tanık + sağlık raporu kombinasyonu arandığını ifade ederek, en iyi delillerin tarihli e-postalar, görev dışı bırakma kayıtları, anlamsız disiplin yazıları, dışlayıcı mesajlar, tanık beyanları, psikiyatrik/psikolojik başvuru kayıtları ve işverene yapılmış yazılı şikâyetler olduğunu aktardı.
“HUKUKA AYKIRI DELİL RİSK TAŞIYOR”
Avukat Fırat Bilici, yaptığı açıklamada çalışanları yakından ilgilendiren bir bilgilendirme de bulundu. Bilici, hukuka aykırı yöntemle toplanan delilin HMK m.189 nedeniyle risk taşıdığının da unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.




