Sosyal medya üzerinden açıklama yapan Bakan Katz, saldırıda Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanının hedef alındığını savunurken, ateşkes şartlarına rağmen operasyonların devam edeceği sinyalini verdi.
RIDVAN GÜCÜ KOMUTANI HEDEF ALINDI
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, saldırının stratejik bir amaçla gerçekleştirildiğini ve Hizbullah’ın seçkin birliği olan Rıdvan Gücü’nün bir komutanını etkisiz hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ateşkesin ilanından bu yana başkent Beyrut’a yönelik herhangi bir müdahalede bulunmayan İsrail ordusu, bu son operasyonla "güvenlik tehdidi" olarak gördüğü unsurlara karşı sessiz kalmayacağı mesajını verdi. Katz, ordunun teyakkuzda olduğunu ve benzer tehditler algılandığında saldırıların süreceğini ifade ederek Lübnan tarafına yönelik gözdağı verdi.
SAVAŞ GEMİSİNDEN ÜÇ FÜZELİ MÜDAHALE
Lübnan yerel basınında yer alan iddialara göre, saldırı bir hava operasyonunun ötesinde denizde konuşlu İsrail savaş gemileri vasıtasıyla gerçekleştirildi. Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesinde, Hureyk Mahallesi'nde bulunan bir binanın üst katlarındaki dairenin üç adet füzeyle vurulduğu öne sürüldü. Patlama sesleri şehrin genelinden duyulurken, yerleşim alanlarının ortasında gerçekleşen bu nokta operasyon sivil halk arasında büyük paniğe yol açtı. Saldırının hemen ardından bölgeye çok sayıda ambulans ve sivil savunma ekibi sevk edildi.
ATEŞKESİN ARDINDAN İLK BÜYÜK İHLAL
17 Nisan tarihinde uluslararası arabulucuların girişimiyle devreye giren ateşkes süreci, Beyrut'a yönelik bu saldırıyla en ciddi sınavını veriyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana sınır hatlarında küçük çaplı gerginlikler yaşansa da, başkentin kalbinin hedef alınması Lübnanlı yetkililer tarafından "kırmızı çizginin aşılması" olarak nitelendiriliyor. İsrail tarafı ise saldırıyı "meşru müdafaa" ve "önleyici operasyon" kategorisinde değerlendirerek ateşkesin sadece pasif bir süreç olmadığını, aktif denetimin devam edeceğini savunuyor.
DİPLOMATİK ÇABALAR VE GELECEK SENARYOLARI
Beyrut’ta meydana gelen patlamalar, Orta Doğu’da sükuneti sağlama çabası güden diplomatik misyonlarda hayal kırıklığına neden oldu. Birleşmiş Milletler ve garantör ülkeler, tarafları ateşkesin temel ilkelerine sadık kalmaya çağırırken, İsrail’in saldırıların süreceği yönündeki tehditkar dili gerilimi körüklüyor. Hizbullah kanadından yapılacak olası bir misilleme veya Lübnan hükümetinin uluslararası arenada başlatacağı şikayet süreci, 17 Nisan’da başlayan kırılgan barış döneminin sona ermesine yol açabilir. Bölgedeki askeri hareketlilik ve tarafların açıklamaları, sıcak çatışma riskinin hala masada olduğunu gösteriyor.




