Serbest kalan kişilerin ailelerine kavuşma süreci devam ederken, 2023 yılından bu yana ICRC aracılığıyla tahliyesi sağlanan toplam Filistinli esir sayısının 2 bin 500'ü aştığı belirtildi.
"SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜ"
Gazze'deki sağlık kaynakları, serbest bırakılan esirlerin hastaneye ulaştıklarında genel durumlarının "kötü" olduğunu rapor etti. Uzun süreli tutukluluk süreci boyunca maruz kaldıkları açlık, fiziki ve psikolojik işkencelerin esirlerin bünyesinde ağır tahribata yol açtığı vurgulandı. Tedavi altına alınan kişilere tıbbi destek verilmeye başlandığı ifade edildi.

ESİR TAKASI ANLAŞMASI KAPSAMINDAKİ SÜREÇ
Gerçekleştirilen bu tahliyeler, 13 Ekim 2025 tarihinde Hamas ile İsrail arasında imzalanan kapsamlı esir takası anlaşmasının bir parçası olarak yürütülüyor. Anlaşma şartları uyarınca İsrail, belirli aralıklarla esirleri serbest bırakmaya devam ediyor. Söz konusu mutabakatın bugüne kadar 1700'den fazla esirin serbest bırakılmasına imkân tanıdığı kaydedildi.
ICRC'NİN LOJİSTİK VE İNSANİ ROLÜ
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, tarafsız bir aracı olarak taraflar arasındaki esir nakillerinde kritik bir lojistik ve insani rol üstlenmeye devam ediyor. Kurum, sadece esirlerin güvenli geçişini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda ailelerin birbirine ulaşması için gerekli iletişim köprülerini de kuruyor. İsrail hapishanelerinden tahliye edilenlerin, güvenlikli bir şekilde ailelerine ulaştırılması sürecinde ICRC'nin operasyonel desteği hayati önem taşıyor.
İNSANİ KRİZİN GÖLGESİNDE TAHLİYELER
Bölgedeki çatışmaların ve insani krizin şiddeti sürerken, esirlerin serbest bırakılması hem Filistin tarafında hem de uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor. Anlaşma uyarınca yürütülen bu süreçlerin, bölgedeki gerilimi azaltmak ve insani yükü hafifletmek adına devam edeceği öngörülüyor. Ancak, tahliye edilenlerin maruz kaldığı ağır koşullar, esir takası müzakerelerinde insani şartların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de gündeme getiriyor.




