BEYRUT'UN GÜNEYİNE YENİ HAVA SALDIRISI DALGASI
İsrail ordusu, 10 Mart 2026 tarihinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney kesimindeki Dahiye bölgesine yönelik geniş kapsamlı yeni bir saldırı başlattığını duyurdu. Hizbullah'ın kalesi olarak nitelendirilen bölgedeki Camus ve Leyleki mahalleleri ile Burc el-Baracine bölgesi savaş uçaklarının hedefi oldu. Görgü tanıkları, saldırıların ardından Dahiye semalarından yoğun siyah dumanların yükseldiğini ve çok şiddetli patlama seslerinin kentin genelinde yankılandığını bildirdi.
TAHLİYE UYARILARI VE SOKAKLARDA PANİK
Saldırılardan kısa bir süre önce İsrail Ordu Sözcüsü, sosyal medya üzerinden haritalar paylaşarak Dahiye’deki birçok mahalle için acil tahliye uyarısında bulundu. Bu uyarılar, halihazırda zor şartlar altında yaşayan bölge halkı arasında büyük bir panik ve kaçış dalgasına yol açtı. İnsanların evlerini alelacele terk etmeye çalışması nedeniyle Beyrut çıkışındaki yollarda kilometrelerce araç kuyruğu oluşurken, Birleşmiş Milletler verilerine göre Lübnan genelinde sadece son 24 saat içinde 100 bin kişi daha yerinden edildi.

CAN KAYBI 500'E DAYANDI İNSANİ KRİZ DERİNLEŞİYOR
Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan son açıklamalara göre, İsrail'in 2 Mart'ta başlattığı saldırılardan bu yana ülkede hayatını kaybedenlerin sayısı 486'ya yükselirken, yaralı sayısı 1300'ü geçti. Saldırıların sadece askeri hedefleri değil, sivil yerleşim alanlarını da etkilemesi uluslararası toplumda endişeyle takip ediliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Lübnan genelinde evini terk etmek zorunda kalanların toplam sayısının 667 bini aştığını belirterek, hızla büyüyen bir insani kriz konusunda uyardı.
HİZBULLAH’TAN MİSİLLEME VE SAHADAKİ DURUM
İsrail'in Beyrut saldırılarına karşılık Hizbullah da boş durmayarak İsrail'in kuzeyindeki askeri mevzilere ve yerleşim yerlerine roketli saldırılar düzenlediğini duyurdu. Bölgedeki askeri uzmanlar, İsrail'in hava saldırılarının yanı sıra Lübnan'ın güneyinde kara operasyonlarını da genişletme kararı aldığına dikkat çekiyor. Sınır hattında sıcak çatışmalar devam ederken, Suriye ve İran gibi bölgesel aktörlerin sürece dahil olup olmayacağı, Orta Doğu’daki büyük savaş riskini her an taze tutuyor.




