El-Halil kentinde yaklaşık 90 dakika boyunca ABD yapımı M4 tüfekli gruplar tarafından otobüsünün önü kesilen Khanna, bölgeye gelen İsrail askerlerinin de yerleşimcilere destek verdiğini savundu. İsrail ordusunun "alıkoyma yok, sadece güvenlik müdahalesi var" açıklamasına sert tepki gösteren Khanna, olay anına dair güvenlik kamerası kayıtlarının iddialarını doğrulayacağını vurguladı.
"İSRAİL ORDUSU YALAN SÖYLÜYOR"
NBC News kanalına verdiği demeçte İsrail ordusunun olayla ilgili açıklamalarını reddeden Khanna, askerlerin bölgeye gelip sadece kalabalığı dağıttığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Khanna, bizzat yaşadığı alıkonulma sürecinde askerlerin, bölgede şiddet olaylarıyla bilinen fanatik Yahudi Yinon Levi bağlantılı gruplarla birlikte hareket ettiğini ve kendilerine "biz onlardan yanayız" mesajı verildiğini ifade etti.

90 DAKİKALIK ALIKONULMA
Batı Şeria'daki ziyareti sırasında yaşadığı süreci detaylandıran Khanna, içinde bulunduğu otobüsün silahlı gruplar tarafından çevrildiğini anlattı. Yaklaşık 90 dakika süren bu süreçte İsrail askerlerinin de müdahale etmek yerine alıkonulma işlemine "ortak olduğunu" vurgulayan Khanna, durumun sadece güvenlik müdahalesi olduğu iddiasını kesin bir dille reddetti.
NETANYAHU'YA SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Yaşanan olayların ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya açık bir çağrıda bulunan Khanna, hem olaydaki İsrailli askerler hem de Filistin topraklarını gasbeden yerleşimciler hakkında derhal soruşturma açılmasını talep etti. ABD vatandaşlarının uluslararası topraklarda alıkonulmasının kabul edilemez bir diplomatik kriz olduğunu belirten Khanna, İsrail hükümetinin bu konuda şeffaf olması gerektiğini söyledi.
GÜVENLİK KAMERALARI TARTIŞMASI
Söz konusu olayda güvenlik kameralarının kritik bir delil olduğunu belirten Khanna, görüntülerin ortaya çıkması halinde İsrail ordusunun askerlerinin de alıkonulma sürecine dahil olduğunun net bir şekilde kanıtlanacağını belirtti. Washington ile Tel Aviv arasında tansiyonu artırabilecek olan bu iddia, ABD siyasetinde Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetine ve orduya yönelik eleştirilerin dozunu daha da yükselteceğe benziyor.




