Batı Şeria’daki bir saldırıda yaralanan 23 yaşındaki Amerikalı eski bir İsrail askerinin intiharı, ülkede ordu içindeki psikolojik krizi yeniden gündeme taşıdı. Haaretz gazetesi, askeri psikolojideki çöküşü manşetine taşıyarak hükümetin savaşın psikolojik maliyetini kamuoyundan gizlediğini öne sürdü.
ESKİ ASKERİN TRAJİK ÖLÜMÜ TARTIŞMALARI ALEVLEDİ
İsrail’in önde gelen yayın organlarından Haaretz gazetesi, askeri kaynaklara ve resmi olmayan verilere dayandırdığı çarpıcı bir iddiayı manşetine taşıdı. Haber başlığında, geçmişte Batı Şeria’da düzenlenen bir saldırıda yaralanan ve aslen Amerikan vatandaşı olan 23 yaşındaki eski bir İsrail askerinin yaşamına son verdiği bilgisine yer verildi. Yaşanan bu trajik olay, savunma sektöründe görev yapan personelin ve eski askerlerin rehabilitasyon süreçlerindeki aksaklıkları yeniden tartışmaya açtı.
ORDIDAKİ İNTİHAR VAKALARINDA SON 15 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİ
Gazetenin yayımladığı raporda, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bünyesinde görev yapan personelin ruh sağlığı durumunun korkunç boyutlara ulaştığı vurgulandı. Paylaşılan verilere göre, geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde en az 22 aktif görevdeki askerin intihar ederek hayatını kaybettiği bildirildi. Bu istatistiğin, son 15 yılın en yüksek seviyesi olduğuna dikkat çekilerek ordudaki psikolojik destek mekanizmalarının yetersiz kaldığı ifade edildi.
HÜKÜMETE "SAVAŞIN PSİKOLOJİK MALİYETİNİ GİZLEME" SUÇLAMASI
Haaretz, haber analizinde mevcut hükümete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gazete, siyasi ve askeri iradenin, çatışmaların ve operasyonların askerler üzerinde bıraktığı derin psikolojik tahribatı ve bunun toplumsal maliyetini kasıtlı olarak kamuoyunun gözünden kaçırdığını öne sürdü. Uzmanlar, cepheden dönen veya operasyonlarda yaralanan personelin post-travmatik stres bozukluğu (PTSB) ile mücadelede yalnız bırakıldığı uyarısında bulunuyor.




