Gazze'de aylardır süren açlık krizi dünya kamuoyunun gündemindeyken, İsrail'de yapılan yeni bir araştırma, ülkede bu duruma yönelik hissedilen duyarlılığın oldukça düşük olduğunu gösterdi. Ankete katılanların çoğu, bölgede yaşanan insani trajediye karşı kayıtsız olduğunu belirtti.

GAZZE’DEKİ AÇLIK NEDENİYLE HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI ARTIYOR

Gazze Şeridi’nde 7 Ekim 2023’ten bu yana devam eden çatışmalar, sivillerin temel ihtiyaçlara erişimini büyük oranda kısıtladı. Son veriler, açlık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 190’ı aştığını gösteriyor. Bu kişiler arasında 90’dan fazla çocuğun bulunduğu belirtiliyor. Savaşın başladığı günden bu yana ise bölgede ölen Filistinlilerin toplam sayısı 60 binin üzerine çıktı.

Yaklaşık 2,3 milyon nüfusa sahip olan Gazze’de, çatışmalar nedeniyle 2 milyondan fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Temiz suya, gıdaya ve sağlık hizmetlerine erişim neredeyse tamamen durmuş durumda. Yardım koridorlarının zaman zaman kapatılması, insani krizi daha da derinleştiriyor.

ARAŞTIRMAYA GÖRE İSRAİLLİLERİN YARIDAN FAZLASI RAHATSIZLIK HİSSETMİYOR

İsrail merkezli bağımsız düşünce kuruluşu tarafından yapılan son ankette, İsrail vatandaşlarına Gazze’de yaşanan açlık kriziyle ilgili görüşleri soruldu. Katılımcıların yüzde 55’inden fazlası, Gazze’deki açlık konusunda herhangi bir rahatsızlık duymadığını belirtti. Katılımcıların önemli bir bölümü, yaşanan insani felaketin kendi gündemlerinde yer almadığını ifade etti.

Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
Dışişleri'nden S. Arabistan'daki helikopter kazası için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

Aynı araştırmada dikkat çeken bir diğer veri de, halkın yüzde 78’inin İsrail ordusunun Gazze’de sivillere zarar vermemek için çaba gösterdiğine inanması oldu. Bu sonuç, kamuoyunun savaşın etkilerine dair algısında büyük bir fark olduğunu ortaya koydu.

DAHA ÖNCEKİ ANKETLERDE DE BENZER SONUÇLAR ÇIKMIŞTI

Geçtiğimiz ay yapılan bir başka kamuoyu araştırmasında da benzer sonuçlar elde edildi. Anket katılımcılarının birçoğu Gazze'de yaşanan insani krizin gündemlerinde çok fazla yer kaplamadığını aktardı.

Araştırma sonuçları aynı zamanda, halkın büyük bir kısmının resmi açıklamalara bağlı kalarak değerlendirme yaptığını ve yaşanan insani krizle ilgili bilgi eksikliği yaşandığını ortaya koyuyor.

Gazze'de devam eden çatışmalar, sadece can kayıplarına değil, aynı zamanda uzun süreli bir insani felakete yol açıyor. Bölgedeki yardım kuruluşları, temel gıda ürünlerinin geçişine izin verilmemesi nedeniyle açlığın bir baskı unsuru olarak kullanıldığını bildiriyor. Susuzluk ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlik, özellikle çocuklar ve yaşlılar üzerinde yıkıcı etkiler yaratıyor.

İsrail ve Mısır üzerinden açılması planlanan insani yardım koridorları, çeşitli güvenlik gerekçeleriyle sıklıkla kapatılıyor.Temel gıda malzemelerine erişimin de önünü tıkayan bu uygulamalar özellikle çocukları çok derinden etkiliyor.

GAZZE’DEKİ TRAJEDİ ULUSLARARASI TEPKİLERE NEDEN OLUYOR

Birleşmiş Milletler dahil çok sayıda kurum çağrılarda bulunuyor. Yapılan çağrılarda, özellikle çocuk ölümlerinin önlenmesi için yardım geçişlerinin kesintisiz sağlanmasının hayati önem taşıdığı belirtiliyor.

Ancak bu çağrılar, henüz sahada somut bir iyileşmeye dönüşmüş değil. Gazze’deki yardım dağıtım noktalarının güvenliği sık sık tehdit altına girerken, siviller yardıma ulaşmak için günlerce sıra beklemek zorunda kalıyor. Yetersiz beslenme nedeniyle çocuklarda gelişim bozuklukları ve hastalıklar görülmeye başlandı.

HALKIN BAKIŞ AÇISI YARDIM POLİTİKALARINI ETKİLİYOR

İsrail toplumunun Gazze’deki açlığa karşı duyarsız yaklaşımı, bölgeye yönelik yardım politikalarının oluşmasında da etkili oluyor. Kamuoyunun desteğini almayan insani yardım adımları, siyasi karar alıcılar tarafından geri planda tutulabiliyor.

Yapılan son araştırmalar, savaşın sadece cephe hattında değil, toplumların zihninde de derin izler bıraktığını gösteriyor. Gazze’deki insani krizin nasıl algılandığı, yalnızca bölgedeki halkı değil, uluslararası diplomasi ve kamuoyu baskısı açısından da belirleyici bir unsur haline geliyor.

Kaynak: Haber Merkezi