Gazze'de kalıcı ateşkes ve savaş sonrası sürecin şekillendirilmesine yönelik diplomatik temaslar sürerken, İsrail'in ikinci aşama ateşkes planına ilişkin önemli itirazlarda bulunduğu iddia edildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre Tel Aviv yönetimi, ateşkes yol haritasındaki üç temel maddeyi kabul etmezken, özellikle Türkiye ve Katar'ın denetim mekanizmasında yer almasına karşı çıkması dikkat çekti. Gelişme, müzakerelerin geleceğine ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.
İSRAİL'DEN ATEŞKES YOL HARİTASINA ÜÇ KRİTİK İTİRAZ
İsrail'in Haaretz gazetesinin, konuya yakın iki kaynağa dayandırdığı haberine göre Tel Aviv yönetimi, Gazze'de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritasındaki üç maddeye resmi itirazlarını iletti.
Haberde, İsrail'in söz konusu çekincelerini Gazze Barış Kurulu İcra Kurulu üyesi ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'e aktardığı belirtildi.
İddialara göre İsrail'in itiraz ettiği başlıklar, ateşkesin uygulanması ve Gazze'nin savaş sonrası güvenlik yapısına ilişkin kritik düzenlemeleri kapsıyor.

TÜRKİYE VE KATAR'IN KOMİTEDE YER ALMASINI İSTEMİYOR
İsrail'in en dikkat çeken itirazlarından biri ise ateşkes sürecini denetleyecek Uluslararası Doğrulama Komitesi (IVC) ile ilgili oldu.
Habere göre Tel Aviv yönetimi, tarafların ateşkes kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleyecek komitede Türkiye ve Katar'ın yer almasına karşı çıkıyor.
Türkiye ve Katar, savaş boyunca yürütülen arabuluculuk ve diplomatik girişimlerde önemli rol üstlenirken, İsrail'in bu iki ülkeye yönelik itirazı müzakerelerde yeni bir anlaşmazlık başlığı oluşturdu.

Haberde yer alan bilgilere göre İsrail'in ikinci önemli itirazı, askeri operasyonlarla ilgili oldu. Tel Aviv yönetiminin, ateşkes kapsamında İsrail ordusunun saldırılarını tamamen durdurmasını öngören düzenlemeye karşı çıktığı ve Gazze Şeridi'nde konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bulunduğu bölgelerde gerektiğinde operasyon düzenleme serbestisini korumak istediği öne sürüldü.
Bu talebin, kalıcı ateşkesin güvenlik boyutuna ilişkin en tartışmalı başlıklardan biri olduğu değerlendiriliyor.
HAMAS'IN SİLAHLARI KONUSUNDA DA ANLAŞMAZLIK VAR
İsrail'in itiraz ettiği bir diğer madde ise Hamas'ın silahlarının geleceğine ilişkin oldu. Hazırlanan yol haritasında, Hamas'ın elindeki silahların toplanarak Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'nin (NCAG)denetiminde muhafaza edilmesi öngörülüyor.
Ancak Tel Aviv yönetiminin bu formülü kabul etmediği ve silahların yalnızca depolanmasını değil, tamamen imha edilmesini talep ettiği belirtildi.

YOL HARİTASI HENÜZ YÜRÜRLÜĞE GİRMEDİ
Haaretz'e konuşan Barış Kurulu yetkililerinden biri ise ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin yol haritasının yürürlüğe gireceği tarihin henüz belirlenmediğini söyledi.
Edinilen bilgilere göre sürecin, İsrail ve Hamas'ın uygulama takvimi üzerinde uzlaşmaya çalışacağı 14 günlük hazırlık dönemiyle başlaması planlanıyor.
Bu süreçte tarafların yükümlülükleri, güvenlik mekanizmaları ve denetim modeli üzerinde görüşmelerin devam etmesi bekleniyor.
HAMAS YOL HARİTASINA OLUMLU YAKLAŞMIŞTI
Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov, kısa süre önce Hamas'ın ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada, Barış Kurulu'nun Hamas ve Gazze'deki diğer silahlı grupların silahsızlandırılması konusunda uzlaşı sağladığını duyurmuştu.
Hamas ise Filistinli gruplarla birlikte arabulucuların sunduğu önerilere olumlu yaklaştığını açıklarken, İsrail'in saldırıları tamamen durdurmasının ve üzerinde uzlaşılan takvime uymasının sürecin ilerlemesi açısından temel şart olduğunu vurgulamıştı.
GÖZLER MÜZAKERELERİN GELECEĞİNDE
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının ilk aşaması 10 Ekim 2025'te yürürlüğe girmiş, anlaşma esir takası ve insani yardımların artırılmasını öngörmesine rağmen taraflar arasında zaman zaman ciddi ihlal iddiaları gündeme gelmişti.
İsrail'in ikinci aşama planındaki üç kritik maddeye itiraz etmesi ve özellikle Türkiye ile Katar'ın uluslararası denetim mekanizmasında yer almasına karşı çıkması, ateşkes sürecinin geleceğine ilişkin belirsizliği artırırken, önümüzdeki günlerde yürütülecek diplomatik temasların müzakerelerin seyrini belirlemesi bekleniyor.





