BM yetkilisi Pramila Patten, İsrail hükümetinin önleyici tedbirler konusundaki BM taleplerini yanıtsız bıraktığını belirterek, Tel Aviv'in cinsel suçlarla mücadele konusunda somut bir politika izlemediğini vurguladı.
BM'DEN İSRAİL'E: "BİLGİ VERMEDİNİZ, ADIM ATMADINIZ"
BM yetkilisi Pramila Patten, İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet suçlarına karıştığı gerekçesiyle kara listeye alınmasının ardından düzenlediği basın brifinginde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Patten, İsrail'in bu suçları önlemeye yönelik ne tür bir mekanizma kurduğuna dair BM'nin 11 Ağustos'ta gönderdiği mektuba rağmen, hükümetten "en küçük bir kanıt" veya "bilgi" alamadıklarını ifade etti. Patten, "İsrail hükümetinin önleyici tedbirlerin uygulanmasına ilişkin attığı hiçbir somut adım yok" diyerek Tel Aviv'in süreci şeffaflıktan uzak yürüttüğünü savundu.

"TALEPLERİMİZ CEVAPSIZ KALDI"
BM’nin cinsel şiddet suçlarıyla mücadele çerçevesinde İsrail makamlarıyla yürüttüğü diyalog kanallarının tamamen tıkandığını belirten Patten, İsrail yönetiminin tüm soruları ve iş birliği taleplerini yanıtsız bıraktığını vurguladı. Bu durumun, uluslararası toplumda İsrail’in çatışma sahasındaki insan hakları ihlallerine yönelik endişeleri daha da artırdığı belirtiliyor. BM yetkilisi, İsrail'in kara listeye alınması sonrası attığı tepkisel adımların, meselenin özü olan "cinsel şiddetle mücadele" sorumluluğunun önüne geçtiğine dikkat çekti.
DİPLOMATİK İLİŞKİLER ASKIYA ALINMIŞTI
İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Dannon, ülkesinin BM tarafından "kara listeye" alınmasına büyük tepki göstermişti. Kararın ardından İsrail yönetimi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ofisiyle tüm diplomatik ilişkilerini askıya aldığını açıklamıştı. BM'nin bu son açıklaması, İsrail'in BM ile yaşadığı gerilimin sadece siyasi değil, insani haklar ve uluslararası hukuk boyutunda da ciddi bir boyuta ulaştığını ortaya koyuyor.
KÜRESEL TEPKİLER VE BM'NİN TUTUMU
BM'nin çatışma bölgelerinde cinsel şiddeti önlemeye yönelik kuralları, devletlerin askeri operasyonlarında sivillere karşı işlenen suçları engellemesini zorunlu kılıyor. İsrail'in bu listede yer alması, uluslararası arenada askeri müdahalelerin etik ve hukuki meşruiyetinin sorgulanmasına yol açıyor. BM yetkilileri, İsrail’in sadece kınama açıklamaları yapmakla kalmayıp, sahadaki askeri operasyonlarında cinsel şiddeti engelleyecek somut kurumsal mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.





