Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’i bıçaklayarak olay yerinden kaçan ve daha sonra emniyete teslim olan CHP Oğuzeli eski İlçe Başkanı Seydi Ahmet Keleş’in ifadesinin tamamı ortaya çıktı. Olayda dahli bulunduğu belirtilen 4 şüpheliyle birlikte emniyetteki işlemleri tamamlanan Keleş, sağlık kontrolünün ardından Gaziantep Adliyesi’ne sevk edildi. Adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken Keleş, sevk sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı ve olaydan dolayı pişman olduğunu söyledi. Keleş, ifadesinde Melih Meriç ile Yeni Parti içerisinde yaşanan ilçe başkanlığı sürecini, iki isim arasındaki telefon görüşmelerini, olay günü yaşanan tartışmayı, bıçağı neden yanına aldığını, bıçağı nasıl savurduğunu ve olaydan sonra izlediği güzergahı ayrıntılı şekilde anlattı.

A W770574 01

“HALEN YENİ PARTİ ÜYESİYİM”

Seydi Ahmet Keleş, ifadesinin başında kendi yaşamına, işine ve siyasi geçmişine ilişkin bilgi verdi. Keleş, "Ben yukarıda adresini vermiş olduğum yerde ablam Emine Uçar’la birlikte ikamet ederim. Ancak bir süredir açık adresini bilmediğim ancak olayın yaşandığı Lovin Marina olarak hatırladığım sitenin A Blok Kat:3 D:15 inde bulunuyorum. Toptan Sarımsak satım işi yapmaktayım. İşi oğlum Hakan Keleş’le birlikte kurmuş olduğumuz KELEŞ Organik Tarım Limited şirketi olarak yürütmekteyiz." dedi. Keleş, siyasi geçmişine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

Boşanma davalarında gerekçeler değişti! Dijital hayat evlilikleri mahkeme salonuna taşıyor
Boşanma davalarında gerekçeler değişti! Dijital hayat evlilikleri mahkeme salonuna taşıyor
İçeriği Görüntüle

"Ben aynı zamanda halen Yeni Parti üyesiyim. Partimiz yeni kurulduğundan dolayı şu an sadece üyesiyim. Ancak yaklaşık bir ay kadar önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin Oğuzeli ilçe başkanıydım. Kemal Kılıçdaroğlu göreve geldikten kısa bir süre sonra benim başkanı olduğum yönetimi feshetti ve yerine farklı kişileri atadı. Bundan dolayı bende parti üyeliğiminden istifa ederek Yeni Parti adı altında kurulan partiye üye olarak bu partiye katıldım."

Keleş, Melih Meriç’in de Yeni Parti’ye geçiş sürecini anlatarak, "Bu tarihten yaklaşık 15 gün kadar önce benimle birlikte geçmiş dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Gaziantep milletvekili olan Melih Meriç isimli vekilimizde Yeni Parti’ye katıldı." dedi.

MERİÇ’TEN İLÇE BAŞKANLIĞI SÖZÜ İDDİASI

Keleş, Meriç ile Oğuzeli’nde bir çay ocağında baş başa görüştüklerini belirterek, bu görüşmede kendisine ilçe başkanlığı görevi konusunda söz verildiğini ileri sürdü. Keleş, "Ayrıca vekilimiz benimle yüz yüze Oğuzeli ilçesinde bir çay ocağında yalnız başımıza görüştüğümüzde bana sen seçilmiş bir kişisin ben de geçtim sende yeni kuruldan Yeni Parti’ye gel bizimle birlikte ilçe başkanı olarak devam et, atamanı ben getirteceğim dedi. Ancak bugüne kadar herhangi resmi başkanlık atamam yapılmadı." ifadelerini kullandı.

“SÖZLÜ MÜNAKAŞA YAŞADIK”

Keleş, ilçe başkanlığı atamasını beklediği süreçte yaşananları da anlattı. Alkollü araç kullanmak suçundan ve geçmiş tarihteki başka bir olaydan dolayı iki günlüğüne cezaevine giriş çıkış yaptığını söyleyen Keleş, bu sırada Yeni Parti Oğuzeli ilçe başkanlığının henüz belirlenmediğini ve kendisinin atama beklediğini ifade etti. Keleş, cezaevinden çıktıktan sonra yerine başka bir kişinin atanacağı yönünde duyum aldığını belirterek Melih Meriç’i aradığını söyledi. Keleş, "Ben cezaevine giriş çıkış yaptıktan sonra yerime farklı bir şahsın atanacağı duyumunu almam üzerine tekrar vekilimiz olan Melih Meriç’i kullanmış olduğum telefondan onun cep telefonunu arayarak kendisine bu durumun doğru olup olmadığını sorduğumda bana 'Ben senin işini yapacağım, merak etme bekle' dedi ve görüşmem sonlandı." dedi. Keleş, daha sonra Yeni Parti Gaziantep İl Başkanı ile telefon görüşmesi yaptığını belirtti. "Hatırladığım kadarıyla bir gün sonra ben Yeni Partinin Gaziantep İl Başkanını aradım ve Oğuzeline Ak Partili birini atıyorsunuz haberiniz olsun diye konuşunca aramızda sözlü münakaşa yaşadık ve telefonu kapattım." ifadelerini kullandı.

MERİÇ’İN KENDİSİNİ ARADIĞINI İDDİA ETTİ

Keleş, il başkanıyla yaptığı görüşmeden 5-10 dakika sonra Melih Meriç’in kendisini aradığını söyledi. Keleş’in ifadesine göre Meriç, il başkanıyla yaptığı görüşmeye tepki gösterdi. Keleş, "Bu olaydan 5-10 dakika kadar sonra Melih Meriç isimli vekilimiz beni telefonumla aradı ve bana 'Sen benim atadığım il başkanıyla nasıl böyle küfürlü konuşursun, sen nasıl münakaşaya girersin, sen nerdesin şerefsiz nerdesin yanına geleceğim' diye söyledi, ben kendisine ben Oğuzelindeyim dedim ve telefonu kapattım." dedi. Keleş, bu görüşmeden bir gün sonra Oğuzeli’ne başka bir kişinin Yeni Parti ilçe başkanı olarak atandığını söyledi.

Keleş, ilçe başkanlığına başka bir kişinin atanmasının ardından Meriç’in kendisini yeniden aradığını belirtti. "Bu atamadan bir gün sonra Melih Meriç tekrar beni aradı ve benim arkamda olduğunu parti içinde muhakkak bir görevlendirme vereceğini bana söyledi ve aramızdaki geçmiş samimiyete binaen bir barış oldu ve telefon görüşmemiz sonlandı." dedi. Keleş, bir gün sonra Meriç’e WhatsApp üzerinden mesaj gönderdiğini anlattı. "Bir gün sonra ben vekilimize Whatsapp uygulaması üzerinden 'Vekilim müsait olunca gelin bir ciğer kebabı yiyelim ellerinden öperim' şeklinde bir mesaj attım." diyen Keleş, bu mesajın ardından Meriç’in kendisini yeniden aradığını söyledi. Keleş, "Bu mesajımın üzerine vekilim yine beni aradı ve bana yine güzel telkinlerde bulundu ve Antep’e geldiğimde yanına uğrarım diyerek güzel bir şekilde görüşmemiz sonlandı." ifadelerini kullandı. Keleş, bu görüşmenin ardından olay gününe kadar Meriç ile herhangi bir temasının olmadığını savundu. "Bunun üzerine hiç görüşmedik. Bu mesajı da hatırladığım kadarıyla olay tarihinden 4-5 gün kadar önce atmıştım. Kendisinin aramasından bugün olayın yaşandığı ana kadar kendisiyle hiçbir şekilde görüşmedim." dedi.

“MİLLETVEKİLİ ARAYIP ‘ŞEREFSİZ’ DEDİ” İDDİASI

Keleş, olay günü olan 18 Ağustos 2026’da saat 14.00 sıralarında evinde bulunduğunu söyledi. "18.08.2026 günü saat: 14:00 sıralarında ikametimde bulunuyordum. İşim yoktu evde de kimse yoktu ve kendi başıma alkol almaya başladım." diyen Keleş, olaydan yaklaşık 15-20 dakika önce telefonunun çaldığını ve arayan kişinin Melih Meriç olduğunu belirtti. Keleş, telefonu "Buyrun sayın milletvekilim" diyerek açtığını, ardından Meriç’in kendisine hakaret ettiğini ileri sürdü. Keleş’in ifadesine göre Meriç, "Lan sen benim arkamdan ne konuşuyorsun şerefsiz konum at lan geliyorum" dedi. Keleş, önce Oğuzeli’nde olduğunu söylediğini, ardından evinde bulunduğunu belirtti. "Ben de ilk önce bilerek Oğuzelindeyim dedim, o da bana aha geliyorum dedi, ben de tekrar kendisine oğuzelinde değilim evimdeyim dedim, o da bana o zaman konum at geliyorum şerefsiz dedi. Ben de telefonumdan kendisine konum attım." ifadelerini kullandı. Yaklaşık 5-6 dakika sonra Meriç’in kendisini yeniden aradığını ve "Aşağıya in sitenin önündeyim" dediğini belirtti.

1787091718 C2755A6C57Dc8Cccc466

BIÇAĞI CEBİNE KOYARAK AŞAĞI İNDİ

Keleş, bu aşamada bıçağı neden yanına aldığını da anlattı. "Ben de kendisinin tavırlı konuşmalarından ve koruması, kendisine ait silahı olduğundan dolayı bir anlık korku ve panikle evde bulunan meyve bıçağı diye tabir edilen sarı saplı bıçağı pantolonumun arka cebine koyarak aşağıya indim." dedi. Keleş, sitenin dışına doğru yürüdüğünü ve girişin yanında Meriç’in aracını gördüğünü söyledi. Meriç’in yanında yalnız olduğunu, şoförü ve korumasının bulunmadığını belirten Keleş, milletvekilinin yanına giderek "Buyrun sayın vekilim" dediğini aktardı.

Keleş, Meriç’in kendisine hakaret ettiğini ve tehditte bulunduğunu ileri sürdü. Keleş’in ifadesine göre Meriç, "Lan sen benim arkamdan nasıl konuşuyorsun seni bitiririm" dedi. Keleş ise kendisine, "Sayın vekilim biraz dikkatli konuşun, benim senin arkandan konuşmuşluğum yok, doğru konuş, eğer kim sana bunu diyorsa getir beni yüzleştir" dediğini savundu. Tartışmanın devamında Meriç’in kendisine yönelik sözlerini de aktaran Keleş, "Vekil bana 'Sen namussuz şerefsizsin, seni bitiririm benim yanımda 4000 (dört bin) tane adam çalışıyor seni bitireceğim' demesi üzerine ben de kendisine 'Çek de get vekilim bu küfürler senin ağzına yakışmıyor, biz abi kardaşız' dedim." ifadelerini kullandı.

“BANA YUMRUK ATTI”

Keleş, tartışmanın bu aşamasında Meriç’in kendisine yumruk attığını iddia etti. "Bu sırada eliyle yumruk yaparak bana vurdu, yumruğu boynuma geldi, ben tam olarak hatırlamamakla birlikte ya yere düştüm ya da geriye doğru tökezledim." dedi. Keleş, daha sonra belindeki bıçağı çıkardığını ve Meriç’e "Vekilim çık git buradan" dediğini söyledi. Meriç’in buna rağmen üzerine geldiğini ve tekrar yumruk attığını ileri süren Keleş, "O da bana ne yapacağın beni mi vuracaksın, vurmazsan namussuz şerefsizsin diyerek tekrar aynı şekilde elini yumruk yaparak sol boyun kısmıma doğru vurdu, bunun üzerine ben yere düştüm, hatta kendisi de tökezleyerek yere düştü." ifadelerini kullandı.

Keleş, yere düştükten sonra ayağa kalktığını ve elindeki bıçağı Meriç’e gösterdiğini belirtti. Keleş, amacının Meriç’i korkutmak ve evinin önünden uzaklaştırmak olduğunu savundu. "Bu sırada ben ayağa kalktım ve elimdeki bıçağı kendisine göstererek korkutmak ve evimin önünden gitmesini sağlamak için etrafta bulunan vatandaşlara seslenerek bakın bu şahıs bana vuruyor bana küfür ediyor gitmiyor gelin gönderin diye çevredekilerden yardım istedim." dedi. Ancak Meriç’in yeniden üzerine geldiğini ileri süren Keleş, "Ancak bu sırada Vekil bana küfredip gel buraya' diyerek üzerime gelmeye ve yine aynı yerden bana vurmaya devam etti" ifadelerini kullandı.

Keleş, Meriç’in bu sırada elini beline attığını fark ettiğini söyledi. "Ve tam da bu sırada elini beline attığını fark ettim, Ancak ben silahının belinde olup olmadığını bilmiyorum, görmedim." diyen Keleş, ardından bıçağı savurduğunu kabul etti. Keleş, "Ben de bu sırada elimdeki bıçakla kendimi korumak amaçlı kendisine doğru bıçağı savurdum." dedi.

“BIÇAĞIN İSABET EDİP ETMEDİĞİNİ ANLAMADIM”

Keleş, bıçağın Meriç’e isabet ettiğini ilk anda fark etmediğini savundu. "Bu sırada ben bıçağın kendisine isabet edip etmediğini dahi anlamadım, birkaç saniye sonra gömleğinde kan lekelerini görünce yaralandığını fark ettim." ifadelerini kullandı. Keleş, ardından Meriç’ten uzaklaştığını belirtti. "Bunun üzerine yanından uzaklaşarak 5-10 adım ilerledim, kendisi bu sırada ayakta ve üzerime doğru geliyordu. Ben biraz daha ilerleyince kendisi de orada bulunan kaldırım kenarına oturduğunu gördüm." dedi.

Keleş, Meriç’in yaralandığını gördükten sonra çevredeki vatandaşlardan ambulans çağırmalarını istediğini söyledi. "Ben çevredeki şahıslara 'Allah için şuradan bir ambulans çağırın vekilimi hastaneye götürün' dedim ve bende ikametime doğru yürümeye başladım." ifadelerini kullandı. Keleş, Meriç’in durumunun çok ağır olduğunu düşünmediğini ancak silahla vurulabileceği korkusuyla olay yerinden ayrıldığını savundu. "Durumunun çok ağır olduğunu düşünmediğim ve beni silahıyla vurabileceğinin korkusuyla ikametime doğru yürümeye başladım." dedi.

Keleş, sitenin araç girişine geldiğinde tanımadığı bir araç gördüğünü söyledi. "Sitenin araç giriş kapısına geldiğimde içeriye marka modelini bilmediğim bir aracın girdiğini gördüm ve bir anlık panikle aracın arka kapısını açtım ve şoföre beni 200 metre ileriye götür abi dedim, şoför de beni alarak yaklaşık 200 metre ileriye hastaneye doğru götürdü ve bıraktı." dedi. Araçta sürücü dışında başka birinin olup olmadığını bilmediğini belirten Keleş, sürücüyü de tanımadığını söyledi. "Beni götüren araçta şoförden başka kimse olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Aracı kullanan şahsın kim olduğunu dahi bilmiyorum, tanımıyorum. Bu nedenle aracın plakasını, marka ve modelini dahi bilmiyorum." ifadelerini kullandı.

“BIÇAĞI HASTANENİN ÇEVRESİNDE ATTIM”

Keleş, araçtan indikten sonra yaya olarak Şehir Hastanesi yönüne doğru ilerlediğini belirtti. "Bu araç beni bıraktıktan sonra yaya olarak Şehir hastanesi tarafına doğru yaklaşık 300-500 metre kadar ilerledim. Bu sırada bıçağı hastanenin çevresinde attım, ancak tam olarak nereye attığımı hatırlamıyorum." dedi. Keleş, daha sonra hastaneden çıkan boş bir ticari taksiye bindiğini ve şoföre Oğuzeli’ne gitmesini söylediğini anlattı. "Yürüdüğüm sırada hastaneden çıkan boş bir ticari taksiyi görünce araca bindim ve şoföre beni 'Oğuzeline götür' dedim şoförde doğrudan çevreyolundan Oğuzeli yoluna gelince Hacar mevkisinde yolda mezarlığın yakınında indim." ifadelerini kullandı.

Keleş, taksinin ücretini ödedikten sonra oğlu Hakan Keleş’i aradığını ve kendisini almasını istediğini söyledi. "Taksinin ücretini ödedim ve şahıs yanımdan ayrıldı. O sırada oğlum Hakan’ı aradım ve beni almasını söyledim. O da motosikletiyle yanıma geldi ve beni alarak Oğuzeline doğru yola çıktık." dedi. Keleş, oğlu Hakan’ın olaydan haberdar olduğunu da belirtti. "Bu sırada oğlum bana 'Baba olayı duydum yürü emniyete gidelim' dedi, ben de 'Oğlum dur beni indir sen git ben emniyete gideceğim' dedim ve oğlumu gönderdim." ifadelerini kullandı.

Keleş, oğlunun yanından ayrılmasının ardından tarlaların arasına girdiğini söyledi. "Bu sırada hava daha kararmamıştı. Yaya olarak tarlaların içerisinden yürümeye başladım ve yaklaşık 30 dakika kadar yürüdüm." dedi. Keleş, bu sırada telefonunun nerede olduğunu bilmediğini söyledi. "Bu sırada telefonumu düşürdüm mü attım mı tam olarak hatırlamıyorum. Bu nedenle telefonumun nerede olduğunu bilmiyorum." ifadelerini kullandı. Bilmediği bir tarlada yorulduğunu belirten Keleş, burada oturup dinlendiğini ve düşündüğünü söyledi. "Bir süre bilmediğim bir tarlanın içinde yoruldum ve oturarak dinlenmeye ve düşünmeye başladım, yaklaşık olarak 3-4 saat kadar burada bekledikten sonra kendime geldim ve akabinde emniyete gitmeye karar verdim." dedi. Yaklaşık 20-30 dakika daha yürüdükten sonra emniyete girdiğini belirten Keleş, polislere olayı anlattığını söyledi.

“ÇOK PİŞMANIM, ÖLDÜRMEK İSTESEYDİM DURUM FARKLI OLURDU”

Keleş, ifadesinin sonunda olay nedeniyle pişman olduğunu belirtti. "Emniyette beni karşılayan polislere olayı anlattım ve onlarda beni alarak merkeze getirdiler. Yaşamış olduğum olay bundan ibaret olup, bu durumdan dolayı çok pişmanım." dedi. Keleş, ifadesinin en dikkat çeken bölümünde öldürme kastı bulunmadığını savundu. "Ben kimseyi öldürmeye teşebbüs etmedim. Amacım kendimi korumak idi. Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu. Bunun dışında bir amacım yoktu." ifadelerini kullandı. Keleş ayrıca olayın tüm yönleriyle incelenmesini istedi. "Eklemek istediğim başka bir hususum yoktur. Yaşamış olduğum olayla ilgili olarak çevrede olan site kameraları veya vatandaşların çekmiş olduğu görüntü var ise bunların temin edilerek incelenmesini istiyorum." dedi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Seydi Ahmet Keleş ile olayda dahli bulunduğu belirtilen 4 şüpheli, sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edildi. Adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınırken Keleş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Keleş, "Pişmanım, arkadaşımdı, beni tahrik etti. Keşke yapmasaydım. Yaşadığına çok seviniyorum" dedi. Keleş’in ifadesinde yer alan Meriç’in hakaret ettiği, tehditte bulunduğu ve yumruk attığı yönündeki anlatımlar ise Keleş’in kendi beyanlarından oluşuyor. Olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin diğer delillerin ve kamera görüntülerinin soruşturma kapsamında değerlendirilmesi bekleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ, İHA