Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından geliştirilen 5. nesil savaş uçağının, sensör füzyonu ve görev bilgisayarı altyapısıyla tehdit algılama ve yönetme konusunda ileri seviyede olduğu belirtiliyor.
Yetkililer tarafından yapılan son açıklamalarda, KAAN’ın hava sahasında kendisine yaklaşan unsurları tespit, teşhis ve önceliklendirme süreçlerini büyük ölçüde otonom sistemler üzerinden gerçekleştirebildiği ifade edildi.
GELİŞMİŞ SENSÖR FÜZYONU VE YAPAY ZEKA ALTYAPISI
KAAN’ın öne çıkan özelliklerinden biri, farklı kaynaklardan gelen verileri tek bir merkezde birleştiren sensör füzyon sistemi. Radar, elektro-optik sistemler ve elektronik harp unsurlarından elde edilen veriler, görev bilgisayarında entegre edilerek pilotun önüne sadeleştirilmiş bir tehdit haritası olarak sunuluyor.
Savunma sanayi kaynaklarına göre uçakta kullanılan yerli yazılım altyapısı sayesinde tehdit unsurları otomatik olarak sınıflandırılabiliyor. Bu sistem, hava-hava angajman senaryolarında pilotun karar süresini azaltmayı hedefliyor.
ELEKTRONİK HARP VE AĞ MERKEZLİ HARP YETENEĞİ
Son dönemde yapılan test ve entegrasyon açıklamalarında KAAN’ın elektronik harp kabiliyetlerine de vurgu yapıldı. Uçağın, karşı unsurların radar ve haberleşme sistemlerine karşı elektronik destek ve elektronik taarruz görevleri icra edebilecek altyapıya sahip olduğu bildirildi.
KAAN, kendisine yakın mesafede tehdit oluşturan tüm uçakları kendi kontrolüne alarak etkisiz hâle getirebiliyor. Bu işlemi, sahip olduğu özel yazılım sayesinde gerçekleştirebiliyor.
Ayrıca KAAN’ın ağ merkezli harp konseptine uygun olarak tasarlandığı, diğer hava ve kara unsurlarıyla veri paylaşımı yapabileceği ifade ediliyor. Bu sayede savaş alanında anlık veri akışı sağlanarak müşterek operasyon kabiliyetinin artırılması amaçlanıyor.
YERLİ MOTOR VE ENTEGRASYON SÜRECİ
KAAN’ın geliştirme sürecinde motor konusu da kritik başlıklar arasında yer alıyor. İlk prototip uçuşlarda mevcut motor konfigürasyonu kullanılırken, ilerleyen aşamalarda yerli motor entegrasyonunun hedeflendiği açıklandı. Yetkililer, motor geliştirme çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü belirtiyor.
Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yapılan açıklamalarda, seri üretim sürecine geçiş öncesinde test faaliyetlerinin aşamalı olarak devam edeceği bildirildi.
TEST SÜRECİ VE SON AÇIKLAMALAR
KAAN, ilk uçuşunu 2024 yılında gerçekleştirmişti. Son yapılan açıklamalarda, ikinci prototipin üretim sürecinin hızlandırıldığı ve uçuş test takviminin genişletildiği duyuruldu. Uçağın aviyonik sistemleri, radar entegrasyonu ve silah sistemleri testlerinin kademeli olarak sürdüğü kaydedildi.
Yetkililer, KAAN’ın Türkiye’nin hava kuvvetleri envanterine girmesiyle birlikte bölgesel hava gücünde önemli bir çarpan etkisi oluşturmasının beklendiğini ifade ediyor.
STRATEJİK ÖNEMİ
Uzmanlara göre KAAN projesi yalnızca bir savaş uçağı geliştirme programı değil; aynı zamanda ileri kompozit malzeme teknolojileri, yazılım geliştirme, motor üretimi ve elektronik harp alanlarında geniş bir ekosistemin oluşmasını sağlıyor.
Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda geliştirilen KAAN’ın, önümüzdeki yıllarda test sürecini tamamlayarak operasyonel kabiliyete ulaşması planlanıyor.




