Kamu emekçileri konfederasyonlarının taleplerinin çok altında kalan bu oranlar, kamuoyunda “sefalet teklifi” olarak değerlendirildi. Bakan Işıkhan, teklifin ilk teklif olduğunu belirterek tepkileri hafifletmeye çalıştı. Ancak geçmiş yıllarda uygulanan yöntemler, hükümetin tekliflerini genellikle sınırlı artırdığını ortaya koyuyor.
İKİNCİ TEKLİF YALNIZCA TABAN MAAŞA EKLENDİ
Hükümetin ikinci teklifi, ilk teklifin üzerine yalnızca taban maaşlara bin TL artış öngörüyor. Ortalama maaşlara eklenen artış ise yaklaşık 1,5 puanla sınırlı. Üstelik söz konusu teklif, iki yıl için geçerli olmasına rağmen enflasyon farkını kapsamıyor.
Kamu emekçileri ve emekliler, günlük harcamaları dahi karşılamayan bu artışı eleştiriyor. Toplu sözleşme görüşmelerinin tamamlanmasına ve hakeme başvuru sürecinin başlamasına sadece 5 gün kaldı. Ancak halen sendikaların taleplerinin hangilerinin kabul edildiğine dair resmi bir açıklama yapılmadı.
"MAAŞ ARTIŞI DIŞINDA TALEPLER GÖZ ARDI EDİLDİ"
Sendikalar ve kamu emekçileri, teklifin temel sorunları çözmediğini belirtiyor. Öne çıkan talepler arasında, ilave seyyanen ödeneğin maaşlara yansıtılması, ek ödemelerin emekli maaşlarına dahil edilmesi, barınma yardımı, büyümeden pay, gelir vergisi adaletsizliğinin giderilmesi, ücretsiz servis ve yemek desteği ile güvencesiz istihdamın sonlandırılması bulunuyor.
Ayrıca, KESK'ten yapılan açıklamada kamu kurumlarında ücretsiz kreş imkânı, mülakat sisteminin kaldırılması, kadın çalışanlara yönelik ayrımcılık ve mobbingin son bulması gibi konular da teklifte yer almıyor. En önemli talep olan grev hakkı ve demokratik bir toplu sözleşme sistemine dair tek bir öneri bile sunulmadı.

KAMU EMEKÇİLERİNE “MÜCADELE ÇAĞRISI”
KESK, hükümetin teklifini toplu sözleşme değil, emekçileri yoksulluk ve sefaletle karşı karşıya bırakma girişimi olarak değerlendiriyor. Kurum, kamu çalışanlarını, haklarını korumak ve insanca yaşam talebini savunmak için 18 Ağustos’ta üretimden gelen gücü kullanarak bir günlük iş bırakma eylemine çağırdı.
Sendikalar, geçmişte yaşanan kapı kulu uygulamaları, yasaklar ve grev haklarının yok sayılması gibi deneyimlerin ardından, bu kez ortak mücadele vurgusunu ön plana çıkarıyor. KESK, tüm kamu emekçilerini, haklarını korumak için bir araya gelmeye ve teklifleri kabul etmemeye davet ediyor.




