Öztürk, özellikle aynı işi yapan fakat farklı statülerde istihdam edilen kamu personeli arasında oluşan ücret adaletsizliğinin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirterek bu konuda kamu personel sisteminin, özellikle 4688 sayılı Kanunun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Öztürk, kamu çalışanlarının haklarını genişletmek için sendikal mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Memur-Sen’in bugüne kadar elde ettiği kazanımların Türkiye’de sendikal hareket açısından önemli bir başarı olduğunu vurguladı.
AYNI İŞİ YAPANLAR ARASINDAKİ MAAŞ FARKI KABUL EDİLEMEZ
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk, kamu kurumlarında aynı işi yapan çalışanlar arasında farklı statüler nedeniyle ciddi maaş farklılıkları bulunduğunu ifade etti.
Öztürk, özellikle farklı statülerde görev yapan ancak aynı işi yapan kamu personeli arasında ciddi bir fark oluştuğunu belirterek şunları söyledi:
“Bir kurumda aynı görevi yerine getiren iki çalışan düşünün. Yaptıkları iş aynı, sorumlulukları aynı. Ancak aldıkları ücretler arasında neredeyse uçurum var. Bu durum çalışma barışını zedeliyor ve kamu sisteminde adalet duygusunu ciddi şekilde yaralıyor.”
Memur-Sen’e göre kamuda ücret dengesizliği yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda motivasyon, verimlilik ve kurum içi huzur açısından da kritik bir sorun olarak görülüyor.
SENDİKALAR KANUNU YETERSİZ, TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ TIKANIYOR
“Toplu sözleşme süreci bugün olması gerektiği gibi işlemiyor. Çalışanların taleplerinin daha güçlü şekilde karşılık bulacağı bir sistem kurulmalıdır.”
Öztürk, mevcut sendikal mevzuatın kamu çalışanlarının haklarını korumada yetersiz kaldığını belirterek sendikalar kanununun günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Memur-Sen’in daha önce de birçok kez dile getirdiği bu talep doğrultusunda, kamu çalışanlarının toplu sözleşme süreçlerinin daha etkin ve sonuç alıcı hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öztürk’e göre mevcut Kanun kapsamında yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri ve uzlaşmazlık durumunda kurulan Hakem Kurulu mekanizması Kamu İşvereni ile Kamu Görevlileri arasında adil bir sözleşme süreci yürütülmesine imkân sağlamamaktadır. Her ne kadar bugüne kadar tamamlanan 8 dönem toplu sözleşme görüşmeleri neticesinde Memur-Sen olarak 1124 kazanıma imza atılmış olsa da artık sitem tıkanma noktasına gelmiştir. Bu nedenle Kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak, adil bir sözleşme masasının kurulmasına olanak sağlayacak yeni bir Toplu Sözleşme Kanunu yürürlüğe konulmalıdır.
657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU YENİDEN ELE ALINMALI
Memur-Sen yönetimi, uzun süredir kamu personel sisteminin temelini oluşturan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun günün şartlarına göre revize edilmesi gerektiğini savunuyor.
Öztürk, kamu yönetimindeki değişim ve çalışma hayatındaki dönüşümün dikkate alınması gerektiğini belirterek, daha adil ve sürdürülebilir yeni bir kamu personel sisteminin olması gerektiğini ifade etti.
Memur-Sen’in önerileri arasında:
Aynı işi yapanlar arasında ücret adaleti sağlanması
Farklı statülerdeki personelin haklarının dengelenmesi
Kariyer ve liyakat sisteminin güçlendirilmesi
Kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarının geliştirilmesi
gibi başlıklar bulunuyor.
EMEKLİLER ARASINDAKİ MAAŞ FARKI ADALETSİZLİĞİ GİDERİLMELİ
Öztürk’ün dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise emekliler arasındaki maaş farklılıkları oldu.
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı, farklı dönemlerde emekli olan kamu çalışanları arasında oluşan ciddi maaş farklarının sosyal adalet açısından büyük bir sorun oluşturduğunu belirtti.
“Emeklilerimiz arasında çok ciddi rakamsal farklılıklar oluştu. Aynı kurumda yıllarca çalışan insanlar arasında emeklilikte büyük gelir farkları ortaya çıkabiliyor. Bu durum mutlaka adil bir seviyeye çekilmelidir.”
Öztürk; “Memur-Sen, Yetkili Konfederasyon olarak Kamu Personeli Danışma Kurulu ve Toplu Sözleşme görüşmelerinde sunmuş olduğu teklifler ile emeklilik sisteminin daha adil bir yapıya kavuşmasını dile getiriyor. Özellikle çalışan memurlara Ek Ödeme ve İlave Ödeme adı altında yapılan ödemelerden emekli kesintisi yapılmadığı için emekli olduklarında aldıkları emekli aylığı görevdeyken aldığı aylığın %46-47’sine kadar düşüyor. Bu sebepten öncelikle İlave Ödeme altında yapılan seyyanen zam emekli kamu görevlilerine de yapılmalıdır. Daha sonra da Kamu görevlilerinin görevdeyken aldıkları tüm ücretlerinden emekli keseneği yapılarak emeli aylıklarına yansıtılmalıdır.
Ayrıca, özellikle emekli ikramiyesi ve emekli maaşına doğrudan etki eden 3600 ek gösterge düzenlemesinin 1. Dereceye gelen tüm kamu görevlilerini kapsayacak şekilde bir an önce T.B.M.M. gündemine getirilmesini ve yasalaştırılmasını bekliyoruz. Ayrıca 5510 sayılı Kanuna tabi olarak 2008 sonrası göreve başlayan kamu görevlilerinin emekli aylıkları ile 2008 öncesi 5534 sayılı Kanuna tabi olarak göreve başlayan kamu görevlilerinin emekli aylıkları arasında farkın kabul edilmesi mümkün değildir. Bu sebepten acilen kamu görevlilerinin emekli aylık ve ikramiyelerini daha adil bir seviyeye çıkaracak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir” dedi.
MEMUR-SEN: “SENDİKAL MÜCADELEDE 1124 KAZANIM ELDE ETTİK”
Öztürk, Türkiye’nin en büyük ve en güçlü emek hareketi Memur-Sen’in sendikal mücadele tarihinde önemli kazanımlar elde ettiğini vurgulayarak; “bugüne kadar elde edilen hakların sayısının 1124’e ulaştığını, Sendikacılıkta 1124 kazanım önemli bir başarı olduğunu belirterek, Kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarının geliştirilmesi için mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.




