CHP'nin atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da gerçekleştirdiği basın toplantısında NATO Zirvesi öncesi dış politika değerlendirmelerinde bulundu. Konuşmasının odağına Türkiye'nin uluslararası konumunu yerleştiren Kılıçdaroğlu, "Türkiye, NATO üyesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir" ifadelerini kullandı. Basın toplantısında iç politikaya ilişkin hiçbir değerlendirme yapmayan Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlamadan kürsüden ayrıldı.

"TÜRKİYE HİÇBİR GÜCÜN İLERİ KARAKOLU OLMAYACAK"

Konuşmasına 2 Temmuz olaylarını ve Başbağlar Katliamı'nı anarak başlayan Kılıçdaroğlu, ardından Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Türkiye'nin yeni dünya düzenindeki konumuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, "Türkiye, hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. Hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Türkiye, kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir. Bizim dış politika anlayışımızın merkezinde ideolojiler değil, ulusal çıkarlar vardır; hamasi söylemler değil, devlet aklı vardır" dedi.

"TÜRKİYE NATO'NUN GÜÇLÜ BİR MÜTTEFİKİDİR"

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin NATO üyeliğinin tartışma konusu olmadığını belirterek en dikkat çeken mesajını şu sözlerle verdi:"Türkiye, NATO'nun güçlü bir müttefikidir, bu konuda bir sorunumuz yok. Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından ve Cumhuriyet'in bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bizim bakışımız açıktır. Türkiye, NATO üyesidir ancak NATO'nun ileri karakolu değildir. Türkiye, Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa'nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir. Türkiye, Rusya ve Çin ile de konuşur fakat hiçbir gücün yörüngesine giremez."

İBB Davası: Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı!
İBB Davası: Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı!
İçeriği Görüntüle

"TÜRKİYE İSTİKRAR ÜRETEN BİR ÜLKE OLMALIDIR"

NATO Zirvesi'nin yalnızca diplomatik bir toplantı olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, zirvenin Türkiye'nin gelecekteki stratejik rolü açısından önem taşıdığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Mesele bir iktidar başarısı ya da lider fotoğrafı değildir. Mesele Türkiye'nin gelecekteki stratejik konumudur. Mesele, Türkiye'nin büyük güç rekabetinde kendisine biçilen rolü mü kabul edeceği, yoksa kendi bağımsız karar alanını mı güçlendireceği meselesidir" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel rolüne ilişkin değerlendirmesinde ise "Türkiye'nin görevi, kendi çevresinde savaşların büyümesini önlemek, enerji ve tedarik hatlarını güvence altına almak, Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya kadar istikrar üretmektir. Bu tarafsızlık değildir; bunun adı Cumhuriyetçi stratejik özerkliktir" ifadelerini kullandı.

NATO'nun güvenlik anlayışına da değinen Kılıçdaroğlu, "Güvenlik bölünemez. NATO güvenliği yalnızca Baltıklar ve Doğu Avrupa'dan ibaret değildir. Türkiye açısından; Suriye, Irak, İran, Doğu Akdeniz, Kafkasya, terör örgütleri, göç, enerji hatları, gıda ve su güvenliği ile devlet dışı silahlı aktörler de bu güvenlik mimarisinin parçasıdır" dedi.

"TÜRKİYE MASADA TARİHSEL AĞIRLIĞIYLA OLMALIDIR"

Konuşmasının sonunda Türkiye'nin NATO Zirvesi'nde vermesi gereken mesaja dikkat çeken Kılıçdaroğlu, "Türkiye masadadır. Ama Türkiye masada kendisine yer açıldığı için değil, tarihsel aktör, stratejik ağırlığı ve Cumhuriyet'in bağımsızlık iradesiyle bu masadadır mesajını vermemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Yaklaşık iki haftanın ardından ilk kez kameraların karşısına çıkan Kılıçdaroğlu, konuşması boyunca iç politikaya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Basın mensuplarından soru almayan Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından salondan ayrıldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ