Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Elif Öykü Kıyak, stresli dönemlerde birçok kişinin yüksek karbonhidratlı, şekerli ve yağlı gıdalara yönelmesinin tesadüf olmadığını söyledi. Bu besinlerin beyinde kısa süreli rahatlama sağladığını belirten Kıyak, ardından gelen suçluluk hissinin ise kişiyi yeniden yeme davranışına sürüklediğini ifade etti.

BEYNİN ÖDÜL MERKEZİ DEVREYE GİRİYOR
Stres altında vücudun kortizol başta olmak üzere stres hormonlarını daha fazla salgıladığını belirten Kıyak, bunun iştah üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Kıyak, "Stres altında vücudumuz kortizol gibi stres hormonlarını daha fazla salgılar. Bu durum özellikle enerji yoğun, şekerli ve yağlı besinlere olan isteği artırabilir. Çünkü bu besinler beynin ödül merkezini uyararak dopamin salgılanmasını destekler ve kişiye kısa süreli bir rahatlama hissi verir. Ancak bu etki kalıcı değildir" ifadelerini kullandı.

SUÇLULUK HİSSİ YEME DÖNGÜSÜNÜ DERİNLEŞTİRİYOR
Kısa süreli rahatlamanın ardından stresin devam ettiğine dikkat çeken Kıyak, bu durumun duygusal yeme davranışını besleyen bir kısır döngü oluşturduğunu söyledi. Kıyak, "Kısa süre sonra aynı stres devam ettiği için kişi yeniden yeme ihtiyacı hisseder. Bunun üzerine gelen suçluluk duygusu da stresi artırır ve kişi kendini yeniden yemek yerken bulabilir. İşte duygusal yemenin en sık görülen kısır döngüsü budur" dedi.

"İLK ADIM KENDİNİ SUÇLAMAK DEĞİL"
Duygusal yeme döngüsünü kırmanın ilk adımının farkındalık olduğunu vurgulayan Kıyak, kişinin önce yaşadığı duyguyu tanıması gerektiğini belirtti.
Kıyak, "Bu döngüyü kırmanın ilk adımı kendini suçlamak değil, duyguyu fark etmektir. O an 'Şu an gerçekten aç mıyım, yoksa stresli olduğum için mi yemek istiyorum?' diye durup düşünmek bile otomatik davranışı yavaşlatır. Ardından kısa bir yürüyüş yapmak, nefes egzersizi uygulamak, bir yakınıyla konuşmak veya dikkat dağıtacak başka bir aktiviteye yönelmek birçok kişide yeme isteğinin azalmasına yardımcı olabilir" ifadeleriyle stres anında uygulanabilecek yöntemleri sıraladı.




