Ev kiralarının giderek yükseldiği ABD’de bir çiftin barınma tercihi sosyal medyada ve uluslararası basında dikkat çekti. Florida’da yaşayan 47 yaşındaki Maranda Bowers ile 40 yaşındaki eşi John Bowers, yüksek kira maliyetlerinden kurtulmak için alışılmışın dışında bir karar aldı. Çift, iki katlı müstakil evleri için her ay 2 bin 300 dolar kira ödemek yerine otel odasına taşındı. İlk bakışta otelde yaşamak daha pahalı bir seçenek gibi görünse de çiftin hesabı farklı çıktı. Kasım 2023’ten bu yana otelde yaşayan Bowers çifti, konaklama masraflarını azaltırken aynı zamanda önemli miktarda para biriktirmeyi başardı.

Yıllardır oradaydı, şimdi keşfedildi!
Yıllardır oradaydı, şimdi keşfedildi!
İçeriği Görüntüle

HER ŞEY BİR İŞ KAZASIYLA BAŞLADI

Çiftin hayatındaki büyük değişimin arkasında ise John Bowers’ın geçirdiği iş kazası bulunuyor. John Bowers’ın sağ eli, çalıştığı sırada çelik bir kirişin altında ezildi. Kaza sonrasında çalışamaz hale gelen Bowers’ın gelirindeki düşüş, ailenin ekonomik düzenini de doğrudan etkiledi. Kendi temizlik şirketini işleten Maranda Bowers ise ailenin maddi yükünü tek başına taşımaya başladı. Ancak her ay ödenen 2 bin 300 dolarlık kira, elektrik, su ve diğer faturalarla birlikte aile bütçesini zorlamaya başladı. Çift, kısa süreliğine ailelerinin yanında kaldıktan sonra yaşam biçimlerini tamamen değiştirmeye karar verdi.

Kirayı Bırakıp Eteleye Yerleştiler

HAFTADA 307 DOLARA OTEL ODASI

Bowers çifti, uzun süreli otel konaklaması seçeneğini değerlendirdi ve kendilerine uygun bir otel buldu. Altı aylık dönemler halinde rezervasyon yapan çift, haftada 307 dolar ödüyor. Üstelik bu ücretin içerisinde yalnızca oda bedeli bulunmuyor. Elektrik, su, internet, çöp ve otopark gibi giderlerin de fiyata dahil olması, çiftin aylık bütçesini daha öngörülebilir hale getiriyor. Maranda Bowers, haftalık ödemeyi karşılamanın her ay yüksek miktarda kira ve farklı faturalar ödemekten daha kolay olduğunu düşünüyor.

“AYDA ORTALAMA 1.000 DOLAR TASARRUF ETTİK”

Bowers, otelde yaşamaya başladıktan sonra bütçelerindeki değişimin kendilerini şaşırttığını belirtiyor. Çift, son iki yılda ayda ortalama 1.000 dolar tasarruf ettiklerini ifade ediyor. Bu da yıllık yaklaşık 12 bin dolarlık bir birikime karşılık geliyor. Üstelik çift için tasarrufun tek avantajı para biriktirmek değil. Elektrik veya su faturasının ne kadar geleceği konusunda endişe etmemek, otel yaşamının sunduğu kolaylıklardan biri olarak öne çıkıyor.

“DEPOZİTO VE PEŞİNAT DERDİ YOK”

Maranda Bowers, otel yaşamının kendilerine finansal açıdan esneklik sağladığını söylüyor. Geleneksel bir eve taşınırken karşılaşılan depozito, ilk ay kirası ve çeşitli başlangıç masraflarının otel yaşamında aynı şekilde karşılarına çıkmadığını belirten Bowers, bu nedenle bütçelerini daha rahat kontrol edebildiklerini ifade ediyor. Onun açısından en önemli farklardan biri ise sabit giderlerin büyük bölümünün tek bir ödeme içerisinde toplanması.

OTEL ODASINDA KENDİ YEMEKLERİNİ YAPIYORLAR

Çiftin yaşam tarzıyla ilgili en büyük yanılgılardan biri ise tüm yemeklerini dışarıdan yedikleri düşüncesi. Maranda Bowers, odalarında iki gözlü ocak ve tam boy buzdolabı bulunduğunu belirterek kendi yemeklerini hazırladıklarını anlatıyor. Hatta otel yaşamını yalnızca kendi ihtiyaçları için değil, çevresindeki insanlarla paylaşım için de değerlendiren Bowers, Şükran Günü ve Noel gibi özel günlerde otelde kalanların yaklaşık yarısı için yemek hazırladığını söylüyor. Bu yönüyle otel odası, çift için yalnızca uyudukları bir alan değil, günlük hayatlarını sürdürdükleri küçük bir eve dönüşmüş durumda.

ODAYI KÜÇÜK BİR EVE ÇEVİRDİLER

Alan kısıtlı olsa da çift, yaşadıkları odayı kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemeyi başardı. Paravanlar kullanarak kendilerine özel bir çalışma alanı oluşturan Bowers çifti, küçük alanı mümkün olduğunca işlevsel kullanmaya çalışıyor. Otel yönetiminin sunduğu hizmetler de günlük hayatlarını kolaylaştırıyor. İki haftada bir oda temizliği yapılırken, günlük olarak temiz çarşaf hizmetinden de yararlanabiliyorlar.

BÜYÜK EV ARTIK ONLAR İÇİN GEREKSİZ

Çiftin bu yaşam tarzını benimsemesindeki bir diğer önemli neden ise çocuklarının büyümüş olması. Çocukları büyüdüğü için artık büyük bir eve ihtiyaç duymadıklarını belirten çift, kullanılmayan odalara ve yüksek kira bedellerine para harcamak yerine daha sade bir yaşamı tercih ediyor. Onların yeni hedefi ise oldukça farklı. Otel masraflarından yaptıkları tasarrufla kendi arsalarını satın almak ve üzerine tiny house kurmak istiyorlar.

BİRİKİMLERİ HAYALLERİNDEKİ KÜÇÜK EVE DÖNÜŞECEK

Bowers çifti için otelde yaşamak kalıcı bir çözümden çok, gelecekte sahip olmak istedikleri yaşam için bir geçiş dönemi. Bir yandan daha düşük maliyetle yaşamlarını sürdüren çift, diğer yandan birikim yaparak kendi arsalarına sahip olmanın yollarını arıyor. Ardından ise büyük bir ev yerine küçük, sade ve kendilerine ait bir yaşam alanı kurmayı planlıyorlar.

“LÜKS YAŞAMIYORUZ AMA MUTLUYUZ”

Çift, otel yaşamının lüks bir hayat anlamına gelmediğinin farkında. Ancak onlar için önemli olan da zaten bu değil. Bowers çifti, daha küçük bir alanda yaşamanın getirdiği sadelikten memnun olduklarını belirtiyor. Büyük bir evin kirasına ve yüksek faturalara para ayırmak yerine, ellerinde kalan parayı seyahat etmek, yeni deneyimler yaşamak ve hayatın tadını çıkarmak için kullanmayı tercih ediyorlar.

KİRA KRİZİNE KARŞI SIRA DIŞI FORMÜL

Bowers çiftinin hikayesi, konut maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde insanların barınma konusunda geliştirdiği alternatif çözümleri de gündeme getiriyor. Onlar için formül basit:

Daha küçük alanda yaşa, sabit giderleri azalt, aradaki farkı biriktir ve sonunda kendi evini kur. Şimdilik bir otel odasında yaşayan çiftin hedefi ise oldukça net: Biriktirdikleri parayla kendi arsalarını satın almak ve tiny house hayallerini gerçeğe dönüştürmek. Onların hikayesinde otel, artık yalnızca birkaç geceliğine konaklanan bir yer değil; kira yükünden kurtulup kendi evlerine ulaşmak için kullanılan sıra dışı bir tasarruf planının adresi.

Kaynak: HABER MERKEZİ