Kırım Tatarcası, Rusya'nın Kırım'daki işgal ve asimilasyon politikaları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Temsilcisi Olga Kurışko, Rusya'nın Kırım'da etnik yapıyı değiştirerek Kırım Tatarlarına baskı uyguladığını ve yerli halkların dilsel ve kültürel kimliğini yok etmeyi amaçladığını belirtti.
Kurışko, Rusya'nın Kırım'da sömürgeci bir politika yürüttüğünü ve bu kapsamda bölgenin etnik yapısını sistematik bir şekilde değiştirdiğini ifade etti. Farklı tahminlere göre, bir milyona yakın Rus vatandaşı yasa dışı şekilde yarımadaya yerleştirilmiştir.
Kurışko, demografik değişimin ötesinde, asimilasyon politikasının da sürdüğünü vurgulayarak, ana dil ve kültürel gelişim için hiçbir uygulama olmadığını, Kırım Tatarcasının yok olma sınırında, Ukraynacanın ise neredeyse tamamen erişilemez durumda olduğunu belirtti. Bu ihlaller, iki uluslararası mahkeme tarafından da tespit edildi.
Ukrayna Bağımsız Siyasal Araştırmalar Merkezi Konseyi Başkanı Yuliya Tışçenko, Kırım'ın Rusya tarafından yıllardır yerli halklara yönelik baskı ve asimilasyon politikalarının sistemli şekilde uygulandığı bir "deneme merkezine" dönüştürüldüğünü ifade etti. Tışçenko, sözde Kırım Tatarca eğitim veren okullarda öğrencilerin "Çehov’un Doğum Günü" ya da "Kırım’ın Rusya’ya Katılması Günü" gibi etkinliklerle yetiştirildiğini ve 4. ile 7. sınıf öğrencilerinin "Rus halkına hizmet ediyorum" sloganlarıyla askeri organizasyonlara katıldığını belirtti. Bu durumun tarihsel hafızanın tamamen silinmesi anlamına geldiğini vurguladı.
Tışçenko, Rusya'nın Kırım’da yalnızca kültürel değil, kurumsal temizlik de yaptığını belirterek, muhalif ve sadık olmayan topluluklara karşı tasfiye yöntemlerini test ettiğini söyledi. Temsil organları, özellikle de Kırım Tatar Millî Meclisi yasaklandı. Yerel özyönetim yapıları yıkıldı ve onların yerine, her şeyin güllük gülistanlık olduğunu anlatan "topluluklar" oluşturuldu.
Kırım Tatarcasının yok olma tehlikesi, sadece bir dilin kaybı değil, aynı zamanda bir halkın kültürel ve tarihsel varlığının silinmesi anlamına geliyor. Uluslararası toplumun bu duruma sessiz kalmaması ve Kırım Tatarlarının haklarını korumak için adımlar atması gerekiyor.




