DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sadullah Kısacık, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Avrupa Birliği ile MERCOSUR ülkeleri arasında imzalanma aşamasına gelen Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye ekonomisi açısından ciddi riskler barındırdığını söyledi. Kısacık, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye’nin karar mekanizmalarında yer almadan anlaşmanın sonuçlarına katlanmak zorunda kalabileceğini belirtti.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

Avrupa Birliği ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan oluşan MERCOSUR bloğu arasında imzalanan ve gümrük vergilerinin önemli ölçüde düşürülmesini öngören anlaşmaya dikkat çeken Kısacık, “1996’dan bu yana güncellenmeyen asimetrik Gümrük Birliği yapısı, bu anlaşmayı Türkiye için ticari bir işgale dönüştürme riski taşıyor” dedi.

TARIM VE HAYVANCILIKTA İTHALAT BASKISI UYARISI

Kısacık, anlaşmanın özellikle tarım ve hayvancılık sektörlerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. MERCOSUR ülkelerinin ürünlerinin Türkiye pazarına düşük vergilerle girebileceğini belirten Kısacık, buna karşılık Türk ürünlerinin aynı pazarlarda yüksek vergi duvarlarıyla karşılaşabileceğini söyledi.

Brezilya başta olmak üzere bölge ülkelerinin sığır eti, kümes hayvanları, şeker ve soya üretimindeki kapasitesine işaret eden Kısacık, yerli üreticinin bu rekabet karşısında zorlanabileceğini vurguladı.

TEKSTİL VE PAMUKTA YENİ RİSK

Anlaşmanın tekstil sektörünü de etkileyeceğini kaydeden Kısacık, Avrupa Birliği’nin MERCOSUR’dan yapacağı ucuz pamuk ithalatının Türkiye’nin pamuk üretimini ve tekstil ihracatını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi. Son yıllarda artan maliyetlerle mücadele eden sektörün yeni bir darbe riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

“PASİF KALINMAMALI”

Kısacık, Türkiye’nin süreci pasif biçimde izlememesi gerektiğini belirterek üç temel adım önerdi: Anlaşmanın sektörler üzerindeki etkilerinin kapsamlı biçimde analiz edilmesi, MERCOSUR ile eş zamanlı ve bağımsız bir serbest ticaret anlaşması müzakeresi yürütülmesi ve Gümrük Birliği’nin tarım ve sanayi sektörlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesi.

Türkiye’nin karar alma mekanizmalarında yer almadığı bir ticaret düzeninin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Kısacık, hükümeti diplomatik ve ekonomik adımlar atmaya çağırdı.

Muhabir: Haber Merkezi