Ankara’da bu yıl 23’üncüsü düzenlenen kitap fuarı, 10 gün boyunca sabah 10.00’dan akşam 20.00’ye kadar ziyaretçilerini ağırladı. Yüzlerce söyleşi, imza günü ve etkinlikle dolu program, edebiyat dünyasının önemli isimlerini okurlarla buluşturdu. Salonlar zaman zaman dolup taşarken, özellikle hafta sonlarında adım atacak yer kalmadı.
Ancak böylesine yoğun ilgi gören bir kültür etkinliği, beklenmedik bir detayla gündemin odağına yerleşti.

İLBER ORTAYLI İÇİN AÇILAN DEFTER GÜNDEM OLDU
Fuarda dikkat çeken en özel bölümlerden biri, tarihçi İlber Ortaylı anısına hazırlanan hatıra köşesiydi. Siyah bir perde önünde fotoğraf çekimi yapılabiliyor, hemen yanında ise ziyaretçilerin düşüncelerini yazabileceği kara kaplı bir hatıra defteri bulunuyordu. İlk bakışta anlamlı ve saygı dolu bir fikir gibi görünen bu köşe, sayfalar ilerledikçe bambaşka bir tablo ortaya koydu.
SAYFALARDA NE ARARSAN VAR… AMA KÜLTÜR HARİÇ
Türkinform’un radarına takılan defterde bazı notlar, fuarın ruhuyla pek de örtüşmeyen bir tablo çizdi. “Kendimi çok seviyorum” gibi kişisel itiraflardan, “çok cahiller keşke ölseler” gibi sert ve rencide edici ifadelere kadar uzanan yazılar dikkat çekti. Hatta “Allah keşke bu kadar cahilin ömrünü size verseydi” gibi ironik olduğu düşünülen ama dozunu aşan cümleler, ziyaretçiler arasında şaşkınlık yarattı. Bununla da sınırlı kalmayan notlar arasında, “Erkeklere her şey anlatılmaz” gibi konuyla ilgisi olmayan ifadeler de yer aldı. Kimi ziyaretçiler durumu mizahi bulurken, kimileri ise bu yazıların fuarın ciddiyetine gölge düşürdüğünü savundu.

MİZAH MI, SAYGISIZLIK MI?
Ortaya çıkan tablo, tek bir soruyu gündeme getirdi: Bu yazılanlar bir mizah mıydı, yoksa sınırları aşan bir saygısızlık mı? Bir yanda “gençlerin kendini ifade etme biçimi” olarak yorumlayanlar, diğer yanda ise “kültürel bir etkinlikte daha özenli olunmalı” diyenler vardı. Özellikle İlber Ortaylı gibi önemli bir isme atfedilen bir köşede bu tarz notların yer alması, eleştirilerin dozunu artırdı.

KÜLTÜRÜN KALBİNE ÇATLAK DÜŞTÜ
On binlerce insanın katıldığı, kitapların, fikirlerin ve söyleşilerin buluştuğu bu büyük organizasyon; bir hatıra defteri üzerinden beklenmedik bir tartışmaya sahne oldu. Belki de bu durum, kalabalıkların sadece sayıca değil, içerik olarak da “ne getirdiğini” sorgulatıyor. Çünkü bazen bir fuarın en çok konuşulan şeyi, satılan kitaplar değil; yazılan birkaç cümle olabiliyor.




