Almanya'daki doktordan sistem eleştirisi: ‘Bu Gerçekten normal mi? Sıcakla da savaşıyoruz!’
Almanya'daki doktordan sistem eleştirisi: ‘Bu Gerçekten normal mi? Sıcakla da savaşıyoruz!’
İçeriği Görüntüle

Küresel piyasalarda ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan jeopolitik gerilimler, altın fiyatlarında sert dalgalanmalara neden olmaya devam ediyor. Güvenli liman arayışındaki yatırımcılar rotasını yeniden altına çevirirken, yüksek enflasyon ve faiz ortamında banka kredisi kullanarak altın yatırımı yapma fikri sıkça gündeme geliyor. Finans dünyasında kaldıraç etkisi yaratan bu strateji, yüksek getiri umudu sunsa da arkasında ciddi matematiksel riskler barındırıyor. Kapalıçarşı Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Yazıcı, piyasadaki son gelişmeleri değerlendirerek altın yatırımcılarının dikkat etmesi gereken hayati kuralları açıkladı.

KREDİ ÇEKEREK ALTIN ALMAK MANTIKLI MI?

Banka kredisi kullanarak altın yatırımı yapmak, uzmanlar tarafından yüksek riskli bir finansal hamle olarak değerlendiriliyor. Krediyle altın alımının kârlı olabilmesi için altının değer artışının; çekilen kredinin faizi, vergileri ve dosya masraflarından oluşan toplam maliyeti kesinlikle aşması gerekiyor. Kapalıçarşı Kat Malikleri Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Yazıcı, bu konuda yatırımcıları kesin bir dille uyararak, kredi çekip altın alan herkese bunu yapmamalarını tavsiye ettiklerini belirtti. Uzmanlara göre, altın fiyatlarındaki anlık düşüş ve yükselişler, kredi taksitlerini ödemek zorunda olan yatırımcıları ciddi bir finansal darboğaza sürükleyebilir. Bu nedenle borçlanarak yatırım yapmak yerine, yalnızca mevcut tasarrufların değerlendirilmesi öneriliyor.

ALTIN KISA VADELİ Mİ UZUN VADELİ Mİ DÜŞÜNÜLMELİ?

Altın yatırımı yaparken vade süresini doğru belirlemek, kazanç sağlamanın en temel kuralları arasında yer alıyor. Özellikle ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan siyasi gerginlikler, altının dolar bazında anlık yüzde 20 ile yüzde 25 arasında prim yapmasına neden olsa da, bu tür hızlı yükselişleri genellikle sert düzeltmeler takip ediyor. İlhami Yazıcı, altının her zaman dünyanın en güvenli limanı olduğunu hatırlatırken, kısa vadeli beklentilerle işlem yapılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Vatandaşların bugün bin liraya altın alıp yarın bin elli lira olmasını beklemesinin yanlış bir politika olduğunu belirten uzmanlar, altının günlük al-sat aracı olarak değil, uzun vadeli bir servet koruma aracı olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor.

SAHTE ALTIN NASIL ANLAŞILIR VE QR KOD UYGULAMASI NEDİR?

Altın fiyatlarındaki yükselişle birlikte piyasada artan merdiven altı üretim ve sahte altın vakaları, fiziki altın alan yatırımcılar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla başlatılan yeni nesil güvenlik önlemleri ise büyük önem taşıyor. Kapalıçarşı yetkilileri, piyasada satılan 5 gramdan 100 grama kadar olan tüm altınların üzerine özel bir QR kod basıldığını belirtiyor. Vatandaşların altın alışverişi yaparken kuyumculara mutlaka altının üzerinde QR kod olup olmadığını sorması gerekiyor. Akıllı telefonlar aracılığıyla okutulabilen bu teknoloji sayesinde, altının imalat aşamasından satış noktasına kadar olan tüm serüveni ve orijinalliği sistem üzerinden otomatik olarak doğrulanabiliyor. Yalnızca 1 gramlık altınlarda bulunmayan bu uygulama, güvenli alışverişin en önemli anahtarı konumunda.

Kaynak: HABER MERKEZİ