Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kesintinin petrol, doğal gaz ve gübre hammaddeleri ticaretinde önemli etkiler oluşturabileceği görülüyor. Veriler, bazı ürünlerin dünya ticaretinde bu geçiş noktasına yüksek oranda bağlı olduğunu gösteriyor.

Orta Doğu’daki enerji ve ham madde üretimini dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, küresel deniz ticaretinde en önemli geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Emtia segmentlerine göre yapılan değerlendirmelerde petrol ve LNG’nin yanı sıra gübre üretiminde kullanılan bazı maddelerin de büyük bölümünün bu boğazdan geçtiği görülüyor. Paylaşılan verilere göre farklı ürünlerin küresel ticaretinde Hürmüz Boğazı’na bağlılık oranı yüzde 15 ile yüzde 44 arasında değişiyor.

KÜKÜRT VE ÜRE TİCARETİNDE BAĞIMLILIK DAHA YÜKSEK

Verilere göre Hürmüz Boğazı’na en yüksek bağımlılık kükürt ihracatında görülüyor. Dünya genelinde yapılan kükürt ihracatının yaklaşık yüzde 44’ü bu boğaz üzerinden taşınıyor. Kükürt, gübre üretiminde kullanılan önemli ham maddeler arasında yer alıyor.

Kükürtten sonra ikinci sırada yüzde 31 ile üre bulunuyor. Tarımda yaygın kullanılan azotlu gübrelerden biri olan ürenin önemli bir bölümü de Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticaret yollarına bağlı bulunuyor.

Türkiye ekmek tüketiminde dünya lideri: Kişi başına yıllık 200 kilo ekmek düşüyor
Türkiye ekmek tüketiminde dünya lideri: Kişi başına yıllık 200 kilo ekmek düşüyor
İçeriği Görüntüle

PETROL VE LNG TAŞIMACILIĞINDA KRİTİK NOKTA

Küresel deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yüzde 25’ten fazlası Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Ayrıca dünya genelinde kullanılan petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelen miktar da bu güzergaha bağlı bulunuyor.

Sıvılaştırılmış doğal gaz yani LNG ticaretinde de benzer bir durum görülüyor. Dünya LNG ihracatının yaklaşık yüzde 20’si bu boğaz üzerinden taşınarak farklı ülkelere ulaştırılıyor.

AMONYAK VE FOSFAT ÜRÜNLERİNDE ORAN DAHA DÜŞÜK

Gübre üretiminde kullanılan bazı diğer kimyasal ürünlerde ise Hürmüz Boğazı’na bağlılık daha düşük seviyede bulunuyor. Küresel amonyak ihracatının yaklaşık yüzde 18’i bu güzergah üzerinden gerçekleşiyor.

DAP, MAP ve TSP olarak bilinen işlenmiş fosfat ürünlerinin ihracatında ise bu oran yaklaşık yüzde 15 seviyesinde yer alıyor.

Kaynak: Haber Merkezi