İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD tarafından Hiroşima’ya atılan atom bombasının üzerinden 80 yıl geçmesine rağmen, bu olayın insanlık vicdanında kara bir leke olarak kaldığını belirten Kurtulmuş, yitirilen canların ve yaşanan insanlık dramının unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. Sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajında Nazım Hikmet’in “Kız Çocuğu” şiirinden dizelere yer vererek, yaşanan acının boyutunu hatırlattı.
GAZZE'DEKİ İNSANLIK DRAMI
Mesajında yaklaşık iki yıldır Gazze’de devam eden çatışmalara da işaret eden Kurtulmuş, İsrail’in uyguladığı politikalar nedeniyle sivil halkın, özellikle çocuklar, kadınlar ve yaşlıların hedef alındığını kaydetti. Tarihin Hiroşima’yı unutmadığı gibi Gazze’de yaşanan trajedinin de unutulmayacağını ifade etti. Kurtulmuş, bu insanlık dramlarının dünya kamuoyunun gözleri önünde yaşandığını ve mağdurların aynı şekilde masum insanlar olduğunu belirtti.
Hiroşima felaketinin ve Gazze’de yaşananların insanlık adına büyük bir ders olduğunu vurgulayan TBMM Başkanı, “Bizler anın şahitleri olarak hiçbir katliamı unutmadık, unutmayacağız” sözleriyle mesajını tamamladı. Kurtulmuş’un açıklaması, savaşın ve şiddetin insanlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerken, benzer trajedilerin tekrarlanmaması çağrısını da beraberinde getiriyor.
HİROŞİMA'DA NE OLMUŞTU?
6 ağustos 1945’te, ikinci dünya savaşının son dönemlerinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından geliştirilen “little boy” isimli nükleer bomba, Japonya’nın Hiroşima şehrine bırakıldı. Patlama, saniyeler içinde şehri harabeye çevirdi; yüksek sıcaklıklar ve yoğun basınç dalgalarıyla on binlerce kişi hayatını kaybetti, yaralananların sayısı ise yüzbinleri buldu. Bombanın yol açtığı yıkım sadece anlık değildi; radyoaktif etkiler nedeniyle sonraki yıllarda birçok kişi radyasyon kaynaklı hastalıklara yakalandı ve doğacak nesiller genetik sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldı. Şehirdeki altyapı tamamen çökerken, hayatta kalanlar büyük bir çaresizlikle enfes yaşam mücadelelerine devam etti. Hiroşima’ya atılan bu atom bombası, savaşın bitiş sürecinde belirleyici oldu ancak beraberinde getirdiği insanlık dramı ve etik tartışmalar, küresel barış ve nükleer silahların kontrolü konusunda uzun yıllar sürecek önemli sorgulamaların kapısını araladı. Yaşananlar, sadece geçmişin acı bir hatırası değil, aynı zamanda gelecekte savaşların yıkıcı etkilerine karşı duyarlılık oluşturmak için evrensel bir uyarı niteliği taşıyor.





