Liselere Geçiş Sistemi sınavına artık sayılı günler kaldı. Milyonlarca öğrencinin yarışacağı bu kritik süreçte, yapılacak en küçük hata bile sıralamayı doğrudan etkileyebiliyor. Uzmanlar ise özellikle son dönemde yapılan yanlışlara dikkat çekerek öğrencileri uyarıyor.
Türkinform muhabiri Pelin Zengin’e konuşan Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü Eğitimci-Yazar İsmail Yolcu, LGS’de başarıyı belirleyen en kritik alışkanlığı açıkladı.
Yolcu’ya göre bu süreçte fark yaratan tek unsur, öğrencinin “öğrenci kimliği” ile hareket etmesi.
LGS’DE BAŞARIYI BELİRLEYEN KRİTİK KURAL
LGS’ye hazırlık sürecinde öğrencilerin en büyük hatalarından biri, çalıştığını zannedip verimli çalışamamak oluyor. Özellikle son haftalarda plansız ilerlemek, bilgiden çok zaman kaybına yol açıyor.
Yolcu, bu noktada net bir uyarıda bulunarak, “Öğrenciler mutlaka öğrenme planı ve çalışma planı yapmalı ve bu planlara harfiyen uymalı. Aksi halde geçirilen süre verimli olmaz” dedi.
Uzmanlara göre LGS sürecinde en kritik sorunlardan biri, öğrencilerin sosyal hayat ile ders çalışma dengesini doğru kuramaması. Özellikle telefon, sosyal medya ve dijital içerikler bu dengeyi bozuyor. Yolcu ise bu durumu daha net ifadelerle anlattı:
“LGS’yi genç kimliği taşıyanlar değil, öğrenci kimliği taşıyanlar kazanır. Öğrenciler günün hangi saatinde ders, hangi saatinde sosyal hayat olacağını net şekilde belirlemeli.”
DİKKAT DAĞITAN HER ŞEY BAŞARIYI DÜŞÜRÜYOR
Bu sürede en büyük risklerden biri de dikkat dağınıklığı. Uzmanlar, özellikle çalışma odasında yapılan hataların başarıyı doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Yolcu, öğrencilerin ders çalışmak yerine aynı ortamda telefonla vakit geçirdiğini, dizi izlediğini ya da oyun oynadığını belirterek, “Çalışma odası sosyal alan değildir. Bu alışkanlıklar kontrol altına alınmazsa başarı kaçınılmaz olarak düşer” ifadelerini kullandı.
LGS’nin yüksek rekabet içeren bir sınav olduğuna dikkat çeken uzmanlar, son dönemin doğru yönetilmesinin belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Yolcu, sürecin ciddiyetini “LGS gibi zorlayıcı sınavlar çalışma odasında kazanılır ya da kaybedilir. Bu süreçte öğrenci olarak var olmak ve öğrenciliğin gereklerini yerine getirmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.” diyerek özetledi.





