Türkinform Genel Yayın Yönetmeni Bülent Sarıdiken’e özel bir röportaj veren Hamarat, ilin maden haritasını ve ekonomik katkılarını tüm açıklığıyla paylaştı.
Milletvekili Hamarat, kamuoyunda paylaşılan yanıltıcı verilerin aksine sahadaki durumu şu sözlerle özetledi: “İlimizde toplam 100 adet maden ruhsatı bulunuyor. Bu ruhsatların alanı yüzölçümümüzün %16,4’ü gibi görünse de bu yanıltıcı bir veridir. Zira bu alanların tamamında kazı yapılmamaktadır. Bugün itibarıyla işletme izin alanlarının oranı yalnızca %1,87; fiilen kazı yapılan alanların oranı ise sadece on binde 8’dir. Bu tablo, sahadaki gerçek durumun iddia edildiği gibi olmadığını açıkça kanıtlamaktadır.”
RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ: %16 DEĞİL ON BİNDE 8
Yapılan ihaleler ve arama süreçlerine de değinen Hamarat, “Son ihalelerde 18 saha ilana çıkmış, 10’una teklif gelmiştir. Bu sahaların toplamı il yüzölçümümüzün sadece %2’sine tekabül ederken, devletimize 582,3 milyon TL tutarında ciddi bir ekonomik girdi sağlanmıştır. Arama faaliyetlerinde sadece su ve doğal kil (bentonit) kullanılmakta; çevreye veya insan sağlığına zarar verecek hiçbir kimyasal süreç işletilmemektedir. Her 100 arama ruhsatından yalnızca birinin işletmeye dönüştüğü gerçeği, ilimizdeki faaliyetlerin sınırlarını net bir şekilde çizmektedir” dedi.
EKONOMİYE 582 MİLYON TL’LİK KATKI VE ÇEVRE HASSASİYETİ
“Bizler bu güzel şehrin toprağını, doğasını ve insanını korumayı asli sorumluluğumuz olarak görüyoruz,” diyen Hamarat, doğru bilgiye dayanmayan söylemlere karşı sessiz kalınmayacağını vurguladı: “Ordu hepimizin ortak değeridir. Bu değeri korumak da büyütmek de hepimizin ortak sorumluluğudur. Sahadaki gerçekler, bazı çevrelerin yansıttığı gibi bir çevre felaketi değil, kurallara bağlı ve denetimli bir süreçtir.”
AVRUPA’DA MADEN ARAMA ŞARTLARI VE MODERN YÖNTEMLER
Avrupa’daki madencilik standartlarına dikkat çeken Mustafa Hamarat, modern arama yöntemleri ve geleceğe dönük önerilerini şu şekilde sıraladı:
“Avrupa Birliği ülkelerinde maden arama süreçleri ‘Sürdürülebilir Madencilik’ ilkesiyle yürütülür. Özellikle İskandinav ülkelerinde helikopterle jeofizik taramalar ve minimum yüzey hasarı veren dar çaplı sondaj teknikleri kullanılır. Doğaya müdahale edilen her nokta, faaliyet sonunda eski haline getirilmek zorundadır. Biz bu durumu ülkemizde aynı şartlarda uygulatıyoruz.





