12 Nisan’daki seçimlerde 141 sandalye kazanarak anayasa değişikliği yetkisi alan Tisza Partisi, dış politikada köklü bir değişikliğe gidiyor. Peter Magyar, UCM üyeliğini koruyarak mahkemenin aldığı kararları uygulama taahhüdünde bulundu.
TİSZA PARTİSİ'NİN SEÇİM ZAFERİ VE YENİ DÖNEM
Macaristan’da 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz yönetimini sandıkta mağlup eden Peter Magyar, ülkenin siyasi tarihinde yeni bir sayfa açtı. 199 sandalyeli parlamentoda 141 koltuk kazanan Tisza Partisi, anayasa değişikliği yapabilecek çoğunluğa ulaşarak iktidarı devraldı. Fidesz’in 52 sandalyede kaldığı seçimlerde, aşırı sağcı Mi Hazank Partisi ise 6 sandalye ile meclise girdi.

ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ (UCM) KARARI
Seçim zaferinin ardından ilk gündem maddelerinden biri, Orban döneminde başlatılan UCM'den çekilme süreci oldu. Budapeşte'de basın toplantısı düzenleyen Magyar, ekibiyle birlikte konuyu incelediklerini ve 2 Haziran tarihine kadar bu süreci durdurabileceklerini ifade etti. Tisza hükümetinin Macaristan'ın UCM üyeliğini devam ettirme konusundaki kararlılığını vurgulayan Magyar, ülkenin uluslararası hukuki yükümlülüklerine sadık kalacağını belirtti.
NETANYAHU DAVETİ VE TUTUKLAMA SORULARI
Magyar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından onu Macar Ayaklanması'nın 70. yıl dönümü törenlerine davet ettiğini açıklamıştı. Basın mensuplarının "Netanyahu gelirse tutuklanacak mı?" sorusuna net bir yanıt veren Magyar, ülkenin mahkeme üyesi olduğunu hatırlattı. "Eğer hakkında yakalama kararı bulunan bir kişi topraklarımıza girerse, o kişinin tutuklanması gerekir. Bu hukuki bir durumdur ve her hükümet başkanı bunun farkındadır" diyerek konuya açıklık getirdi.
MACARİSTAN'IN YENİ DİPLOMATİK DURUŞU
Magyar'ın açıklamaları, Macaristan'ın Avrupa Birliği ve uluslararası hukuk kurumlarıyla olan ilişkilerinde stratejik bir değişikliğe gideceğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Özellikle UCM gibi kurumlarla olan ilişkilerin "normalleştirilmesi", Türkiye ve bölge ülkeleriyle olan dengeli dış politika vizyonunu da etkileyecek gibi görünüyor. Tisza yönetimi, hukuk devleti ilkelerine bağlılık vurgusuyla hem içeride hem de dışarıda "yeni bir Macaristan" profili çizmeyi hedefliyor.




