Özgür Özel, "mutlak butlan" kararı üzerine kendisine ulaştırılan tahliye tebligatını yırtarak rest çekti. "Geri gelmek üzere çıkıyorum" diyerek parti genel merkezinden ayrılan Özel; parti yöneticileri, milletvekilleri ve binlerce yurttaşla birlikte TBMM'ye doğru yürüyüşe geçti. CHP Genel Merkezi'ne yönelik polis müdahalesinin ardından barikatları, TOMA'ları ve şiddetli yağmuru aşan Özel, Meclis'e girişine izin verilmeyince Milli Egemenlik Parkı'na ulaştı. Parti otobüsünün üzerine çıkarak meydanı dolduran kalabalığa seslenen CHP lideri, sert ve net mesajlarla siyaset gündemini sarstı.
"MERAKLISINA BIRAKTIK, YENİ GENEL MERKEZİMİZ TBMM'DİR"
Özgür Özel, CHP Genel Merkezi'ne yönelik müdahaleye ve engellemelere sert tepki göstererek partinin mücadele tarihine vurgu yaptı:
"Ankara'nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak, butlan bizi esir almış, şu feleğin işine bak! Yıllarca seçim akşamları partinin genel merkezinin erkenden ışıklarının sönmesine razı olmayanlarız, CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız! Bugün meclis bahçesindeyiz. Genel Merkezimize olanları biliyorsunuz. CHP kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Genel merkez 1. Meclis’te bir odaydı. Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık. CHP, savaş meydanlarındaki çadırlarda kuruldu. CHP'yi iktidar yapmak için bize bina lazım değil, mücadele azmi lazım. Benim Türkiye'de 83 tane makam odam var, bir tanesini bıraktık, 82'sine doğru yürüyorum. Bizi baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacaklarını sananlara söylüyoruz. Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, sonuna kadar mücadele ettik. Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dedir. Partinin ilk genel merkezi de Meclis'teydi. Bu mücadele sırasında parti işgalden kurtulana kadar şu anki genel merkezimiz de TBMM'dedir. Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz, geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece başarmak, kazanmak için kararlılıkla yürüyoruz."
"DAYAKTAN YILMAM AMA ASLA MAĞLUBİYETE ALIŞMAM"
Siyasi iktidarın ve yargının baskılarına boyun eğmeyeceğini ilan eden Özel, partideki değişim sürecini ve elde edilen seçim zaferini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Bugüne kadar hep sustum! Beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler. Gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam. Ama asla bir daha mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem. Bugün CHP'de günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle baba ocağını korumak için; baba ocağı işgal olmasın diye oraya canını siper edenlere selam olsun. 28 Mayıs 2023 günü, o seçimi kazanamadığımızda artık hepimiz bir şeylerin sonuna geldik dediğimizde gözler yerdeyken, başlar öndeyken görev yine bize düşer dedik. Cumhuriyet'in gençlerine, kadınlarına görev düşer dedik. Değilim dedik, yola çıktık, söz verdik. Bir daha kaybetmeyeceğiz, yenilmeyeceğiz, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik. Millet biz size güveniyoruz, geçin partinin başına dedi. Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz, cumhuriyet tarihi boyunca ne bu partide ne başka partide başkan seçimle değişmedi, değişemez dediler. Duyuramazsın, anlatamazsın, sen bu işi başaramazsın dediler. Delege bir karar verdi, partide değişimi yaptı. O gün söz verdiğimiz gibi o günden dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik, 23 yıllık kibri söndürdük, yendik. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. CHP, Türkiye'nin birinci partisiydi artık. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız, onu yendiğimiz, yeneceğimiz, onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü."
"BİBER GAZINDAN GAYRI ARINACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK"
Karşılarındaki yapıyı "AK Parti'nin yargı ve butlan kolları" olarak tanımlayan Özel, "arınma" tartışmalarına değinerek konuşmasını şu sert cümlelerle sürdürdü:
"İlk kez bir siyasi partide seçimle bir genel başkan gelmesini, 48-49 yaşında bir bahçıvanın torununun, bir emekli öğretmen çocuğunun genel başkan olmasını hazmedemeyenlerin ittifakı dikildi karşımıza. AK Parti'nin yargı kollarıyla AK Parti'nin butlan kolları kol kola karşımızdadır. Bugüne kadar hep sustum. Büyüğünü sayan Özgür, dün koluna girdiğine kötülük düşünmeyen, dün abi dediğine bugün bet demeyen Özgür... Sıktım dişimi sustum, sıktım dişimi sustum ama yeter! Bir seçim kazanmadan, onu göndermeden gidersen gözüm açık gider diyen partililerin cenazesine katılmaktan nefret ediyorum. O yüzden size söz veriyorum; beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler, gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem. Ankara'nın ne kadar suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak partimize saldırdılar. Baba evimizi hep beraber koruduk. Şerefli Türk polisini, kirli emellerine alet ederek partimizi işgal ettiler. Ben, sen, hepimiz son ana kadar direndik, sonra yollara döküldük. Hani diyor ya birileri 'arının' diye, onların sıktığı biber gazından, yediğimiz yağmurla arındık. Üzerimizdeki biber gazından gayrı 'arınacağımız' bir şey yok. Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacağımız hiçbir şeyimiz yoktur!"
"BOYUN EĞMİYORUZ, GERİ ÇEKİLMİYORUZ!"
Milli Egemenlik Parkı'nı dolduran binlere seslenen Özel, iktidarın yargı eliyle partiye müdahale ettiğini belirterek mücadeleden asla geri adım atmayacaklarını haykırdı:
"Burası Milli Egemenlik Parkı, Meclis'in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMA'ları koydular ama hep beraber aştık geldik. Bu meydanın özelliği şudur; biz birbirini, ülkesini, cumhuriyeti sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız. Bu parti çok zorluklar gördü. Bu partiyi darbeciler kapattılar, 9 Eylül 1992 günü parti yeniden açıldı ve o günden beri faaliyetlerine devam ediyordu. 21 Mayıs 2026 günü AK Parti'nin yargı ve butlan kolları CHP'yi bir kez daha kapattı. Sizi partinin üçüncü kez açılışına davet ediyorum. Partiyi işgalden kurtarıp hep birlikte yarınlara açmaya var mısınız? Partiyi 12 Eylül, 19 Mart, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. CHP'yi sarayın seçtikleri yönetiyorsa CHP kapanmıştır. CHP'yi üçüncü sefer açmak için ben var gücümle çalışacağım. CHP'yi üçüncü kez açmak için var gücümle çalışacağım, önünde sonunda o sandığı getireceğim. CHP'yi sizin seçtikleriniz yönetecek ve partideki sandıktan sonra hep beraber ülkedeki sandığı da getireceğiz. Hem CHP'ye hem de Atatürk'ün emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ne sonuna kadar sahip çıkacağız. Hepinize güveniyorum ve hepinizi çok seviyorum; o sandık gelecek, millet iktidar olacak. Biz kazanacağız. Ben Meclis'e doğru geçeceğim ve yeni genel merkezimize yerleşeceğim. Bundan sonra kaybetmeye niyetimiz yok. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaparken binada oturmuyorduk. Biz meydanları doldurduk, zaferi öyle kazandık. Bundan sonra sokakta da sokakta meydanda Türkiye siyasi tarihinin en büyük yürüyüşünü, en büyük kampanyasını gerçekleştireceğiz. Bu mağdur ve mazlum milletin yüzünü nasıl güldüreceğimizi anlatacağız. Ben bu yoldan dönmem, biz bu yoldan dönmeyiz. Hep birlikte başaracağız."





