Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Anlaşması" uluslararası kamuoyunda dikkat çekerken, Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu anlaşmanın bölgesel dengeler açısından taşıdığı önemi değerlendirdi. Sohtaoğlu, anlaşmanın tarihî niteliğine dikkat çekerek, taraflar arasında NATO benzeri bağlayıcı bir savunma ittifakından ziyade, ihtiyaçlara göre şekillenecek esnek bir stratejik iş birliği modeli oluşturduğunu ifade etti.
"MEKKE ANLAŞMASI OLARAK TARİHE GEÇMESİ ÖNEMLİ"
Anlaşmanın isminin de sembolik bir anlam taşıdığına işaret eden Sohtaoğlu, bunun bölgesel iş birliği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
"Mekke Anlaşması olarak tarihe geçmesi önemli." ifadelerini kullanan Sohtaoğlu, üç ülkenin farklı alanlardaki güçlü yönlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini söyledi.

"NATO BENZERİ DEĞİL, MODÜLER BİR YAPI"
Anlaşmanın klasik bir askeri ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Sohtaoğlu, iş birliğinin konu başlıklarına göre şekilleneceğini dile getirdi.
"NATO benzeri bağlayıcı bir savunma paktından ziyade daha esnek, modüler ve dosya bazlı bir stratejik iş birliği ekseni oluşturuluyor." diyen Sohtaoğlu, ülkelerin her konuda birlikte hareket etmek yerine, gündeme göre ikili veya üçlü iş birlikleri geliştireceğini ifade etti.

GAZZE'DEN ENERJİYE KADAR FARKLI ALANLARDA ORTAK HAREKET
Sohtaoğlu'na göre üç ülke, Gazze gibi ortak hassasiyet taşıyan konularda birlikte hareket edebilecekken, bazı başlıklarda Türkiye-Pakistan, Türkiye-Suudi Arabistan veya Pakistan-Suudi Arabistan şeklinde farklı kombinasyonlarla iş birliği yapılabilecek.
Uzman isim, bu yapının savunma sanayi, enerji, finans ve diplomasi gibi alanlarda ayrı ayrı ilerleyecek fonksiyonel bir ortaklık modeli sunduğunu söyledi.
HER ÜLKENİN FARKLI STRATEJİK GÜCÜ VAR
Üç ülkenin farklı alanlardaki avantajlarının bu ortaklığı güçlendirdiğini belirten Sohtaoğlu, Türkiye'nin NATO standartlarındaki ordusu, savunma sanayisi ve kriz yönetimi tecrübesiyle öne çıktığını ifade etti.
Pakistan'ın nükleer caydırıcılığına, geniş askeri kapasitesine ve Çin ile geliştirdiği askeri-teknolojik ilişkilere dikkat çeken Sohtaoğlu, Suudi Arabistan'ın ise enerji kaynakları, finansal gücü ve savunma yatırımı yapabilme kabiliyetiyle iş birliğine önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.
"STRATEJİK TAMAMLAYICILIK ÖNE ÇIKIYOR"
Sohtaoğlu, üç ülkenin sahip olduğu farklı askeri, ekonomik ve diplomatik yeteneklerin birbirini tamamlayan bir yapı oluşturduğunu belirterek, Mekke Anlaşması'nın bölgesel iş birliğinde yeni bir dönemin habercisi olabileceğini kaydetti.





