Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, yılın ikinci faiz kararını açıkladı ve politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Dokuz aylık faiz indirimi sürecine ara veren Merkez Bankası’nın kararı, ekonomi uzmanları tarafından yakından analiz edildi. Selçuk Gülten, Sema Ersoy’a verdiği röportajda savaş, enerji ve petrol fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerini detaylı şekilde aktardı.

MERKEZ BANKASI'NIN ALDIĞI TEDBİRLER YETERLİ Mİ?
“Merkez Bankası politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, savaş ve enerji fiyatlarında artışın enflasyon görünümüne etkilerini sınırlamak için alınan tedbirler yeterli mi?” sorusuna Gülten şu yanıtı verdi:
“Şu an savaşın, İran, ABD ve İsrail arasındaki çatışmanın bir ayda biteceği konuşuluyor. Bütün ekonomik piyasalarda bu bir aya kadar olan savaş kısmı fiyatlandırılmış durumda, beklentiler buna göre şekillenmiş durumda. Ama bir aydan uzun sürerse Merkez Bankası yok ki şu an sabit tutuyorum; ancak savaş beklentisi ülkeye geçer. Daha uzun sürerse petrol fiyatlarında yükseliş doğal olarak Türkiye’de tekrar enflasyon ve sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada enflasyon riskini tetikler. Bence alınan karar mantıklı. Ekonomistlerin yüzde 90’ı bunu bekliyordu. Faiz indirim sürecine ara vermesini ve politika faizini sabit tutmasını piyasa beklentileri doğrultusunda değerlendirmek gerekir.”

"MERKEZ BANKASI HER ŞEYE HAZIR OLDUĞUNU AÇIKÇA GÖSTERİYOR"
Gülten, Merkez Bankası’nın ileriye dönük mesajlarını da şu sözlerle yorumladı:
“Kurul açıklamasında ‘Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası sürdürülecek’ deniyor. Bu açıklama, piyasada beklentileri yönlendirme açısından çok etkili. Merkez Bankası diyor ki, şu an sabit tutuyorum ama fiyatlarda yukarı yönlü bir hareket olursa, yani enflasyon tekrar yükselmeye başlarsa, ben sıkı para politikası gereğince faizleri artırırım. Hatta diğer faiz dışı araçları da kullanabilirim. Piyasaya ve kurduğu iletişime baktığınızda, Merkez Bankası gerekeni yapacak ve hazır olduğunu açıkça gösteriyor.”

"PETROL FİYATLARININ YÜKSELMESİ CARİ AÇIĞI ARTTIRABİLİR"
Gülten, İran-ABD-İsrail arasındaki savaş ve petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye’nin enflasyon görünümünü etkileyebileceğini söyledi. Özellikle petrol fiyatlarının cari açık ve fiyat artışı yoluyla tekrar enflasyon riskini yükseltebileceğini belirterek, konuya ilişkin şu uyarıyı yaptı:
“Merkez Bankası’nın rezervleri tarihi seviyelerde. Şokları engellemek için 12 milyar dolarlık satış yapıldı. Bu hareketler, Merkez Bankası’nın ekonomi yönetiminde çok doğru ve sağlıklı adımlar attığını gösteriyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi Türkiye’nin cari açığını artırabilir, enflasyon tekrar artabilir ve kurlarda fırlama yaşanabilir. 23 yıldır uygulanan programın sekteye uğraması riskini de unutmamak gerekiyor.”

"ENFLASYON DÜŞÜYOR GÖRÜNSE BİLE VATANDAŞ HİSSETMİYOR"
Gülten, halkın enflasyon algısını ise şöyle açıkladı:
“Enflasyon düşüyor görünse bile vatandaş bunu günlük harcamasında hissetmiyor. Örneğin 50.000 TL maaş alan bir kişi, maaşının büyük kısmını kira, gıda, elektrik, su ve ulaşım gibi zorunlu harcamalara ayırıyor. Bu kalemler toplam harcamanın yüzde 90’ını oluşturuyor. Resmi enflasyon oranı yüzde 31 olsa bile vatandaş kendi bütçesinde bunu 40 olarak hissediyor. İşte buna gecikme etkisi diyoruz. Enflasyondaki düşüş, altı ay veya bir yıl sonra ancak vatandaşın alım gücüne yansıyor. Bu yüzden halk, enflasyon düşüyor dese de kendini rahatlamış hissetmiyor.”
"DIŞSAL ŞOKLAR TÜRK EKONOMİSİNİ TEHDİT EDİYOR"
Ekonomi uzmanı Selçuk Gülten, Türkiye’nin enflasyon görünümünün sadece iç dinamiklerle değil, küresel gelişmeler ve enerji fiyatlarıyla da doğrudan etkilendiğini belirtti. Özellikle İran-ABD-İsrail hattındaki savaş ve artan petrol fiyatlarının, cari açık üzerinden enflasyonu yeniden yükseltebileceğini vurguladı. Gülten, bu durumu şöyle açıkladı:
“İran-ABD-İsrail hattındaki savaş ve petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye’nin enflasyon görünümünü doğrudan etkileyebilir. Petrol fiyatlarının yükselmesi, cari açığı artıracak ve fiyatlar üzerinden tekrar enflasyon riskini tetikleyecek. Merkez Bankası şu an sabit bir duruş sergiliyor, ancak dış şoklar uzarsa yeni tedbirler gündeme gelir.”

Gülten, küresel etkilerle ilgili uyarısını pekiştirerek şunları ekledi:
“Petrol fiyatlarındaki artış sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada enflasyon riskini tetikliyor. Merkez Bankası şu anda sabit tutuyor, ama şoklar uzun sürerse yeni tedbirler gündeme gelir.”
Merkez Bankası’nın faiz kararını sabit tutması, piyasa beklentileriyle uyumlu olsa da halkın gündelik yaşamına yansıyan enflasyon etkisi henüz tam olarak azalmış değil. Ekonomi uzmanı Selçuk Gülten, Merkez Bankası’nın rezervleri ve iletişim stratejileri sayesinde piyasalarda istikrar sağlanabileceğini ifade ederken, vatandaşın harcamalarına yansıyan enflasyonun gecikmeli olarak düştüğünü vurguladı.




