Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte iş ve özel hayat arasındaki sınır giderek silikleşiyor. Özellikle WhatsApp, e-posta ve benzeri uygulamalar üzerinden mesai saatleri dışında gelen iş talimatları, çalışanlar için yeni bir tartışma başlığı haline geldi. “Akşam bir bakar mısın?”, “Şunu sabaha hazırla” gibi mesajlar artık birçok çalışan için sıradan hale gelirken, bu durumun hukuki karşılığı merak ediliyor. Uzmanlara göre, işverenin mesai saatleri dışında çalışanına iş ile ilgili talimat vermesi ve çalışanın bu talimatı yerine getirmesi, belirli şartlar altında “fazla mesai” kapsamında değerlendirilebiliyor. Özellikle bu durumun süreklilik kazanması halinde, çalışanların ek ücret talep etme hakkı doğabiliyor.

“MESAJ ATMAK YETMEZ, ÇALIŞMA ŞART”

İş hukuku uzmanları, sadece mesaj gönderilmesinin değil, çalışanın bu mesaj doğrultusunda fiilen iş yapmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor. Eğer çalışan mesai dışında gelen talimatı yerine getiriyor, dosya hazırlıyor, rapor yazıyor ya da aktif şekilde iş yapıyorsa, bu süreler çalışma süresine dahil edilebiliyor. Ancak yalnızca “mesajı görmek” ya da “okumak” her zaman çalışma sayılmayabiliyor. Burada belirleyici olan unsur, işin fiilen yapılıp yapılmadığı ve bu durumun işveren beklentisiyle gerçekleşip gerçekleşmediği oluyor.

SÜREKLİLİK VARSA HAK DOĞUYOR

Uzmanlar, bu tür durumların tek seferlik değil, sürekli hale gelmesi durumunda hukuki boyutunun daha da güçlendiğini belirtiyor. Örneğin her akşam düzenli olarak iş mesajı alan ve bunları yerine getiren bir çalışanın fazla mesai talep etme hakkı doğabiliyor. Bu noktada işverenin yazılı talimat verip vermediği, çalışan üzerinde baskı oluşturup oluşturmadığı ve işin zorunlu olup olmadığı gibi kriterler de değerlendiriliyor.

“ULAŞILAMAMA HAKKI” GÜNDEMDE

Dünya genelinde birçok ülkede tartışılan “ulaşılamama hakkı” (right to disconnect) kavramı da Türkiye’de giderek daha fazla konuşuluyor. Bu hak, çalışanların mesai saatleri dışında iş ile ilgili iletişime cevap vermek zorunda olmamasını ifade ediyor. Türkiye’de henüz bu konuda net bir yasal düzenleme bulunmasa da, iş hukuku çerçevesinde çalışanların dinlenme hakkının korunması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, sürekli ulaşılabilir olmanın çalışan üzerinde psikolojik baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

PSİKOLOJİK VE SOSYAL ETKİLERİ

Mesai dışı iş taleplerinin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda psikolojik etkileri de bulunuyor. Sürekli gelen mesajlar, çalışanların özel hayatını bölerek stres seviyesini artırabiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede tükenmişlik sendromuna yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu sınırların daha da belirsizleştiği ifade ediliyor. Evden çalışan bireyler için “iş bitti” kavramı giderek anlamını yitirirken, iş yükü günün her saatine yayılabiliyor.

ÇALIŞAN NE YAPMALI?

Uzmanlar, çalışanların öncelikle iş tanımlarını ve çalışma saatlerini netleştirmesi gerektiğini vurguluyor. Sürekli mesai dışı talimat gelmesi durumunda, bu durumun yazılı olarak kayıt altına alınması ve gerektiğinde hukuki yollara başvurulması öneriliyor. Ayrıca işverenle açık iletişim kurulması, sınırların net şekilde ifade edilmesi ve mümkünse kurumsal politikaların bu yönde oluşturulması gerektiği belirtiliyor.

HANGİ DURUMLARDA FAZLA MESAİ SAYILIYOR?

Konuyla ilgili Avukat Fırat Bilici, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, mesai dışı WhatsApp yazışmalarının tamamen fazla çalışma olmadığına dikkat çekerek, şu bilgileri paylaştı:

“Ancak işverenin açık iş talimatı vermesi, rapor/geri dönüş istemesi, işin fiilen sürdürülmesini beklemesi ve bunun düzenli ya da ölçülebilir bir iş yükü doğurması halinde bu süreler çalışma süresine dahil edilebilir. İş Kanunu m.41 haftalık 45 saati aşan çalışmayı fazla çalışma sayar; m.63 haftalık azami süreyi belirler; Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.3 çalışma süresini işte geçirilen süre olarak tanımlar; HMK m.199 ise elektronik verileri belge kabul eder. Açık kaynakta tam metni bulunmayan, ancak çok sayıda haberde aynı şekilde aktarılan İstanbul BAM 31. HD kararının önemi, bu genel çerçeveyi dijital iletişim bakımından görünür hâle getirmesidir.”

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

BODROYA YANDIYOR MU?

Bilici, ispat yükünün işçide olduğuna dikkat çekerek, “Ancak Yargıtay, fazla çalışmanın imzalı bordro, giriş-çıkış kayıtları, işyeri iç yazışmaları ve tanıkla ispat edilebileceğini; imzalı ve ihtirazi kayıtsız bordronun ise işçi aleyhine güçlü delil oluşturduğunu istikrarlı biçimde vurgular. Dolayısıyla ‘mesai dışı mesaj’ dosyasında asıl mesele mesajın varlığı değil, mesajın iş görmeyi zorunlu kılan bir talimat olup olmadığı, hangi sıklıkta gönderildiği, ne kadar zaman aldığı ve bordroya yansıyıp yansımadığıdır. İş hayatına etkisi de burada ortaya çıkar: şirketlerin ‘ulaşılabilirlik’, ‘on-call’, vardiya sonrası dönüş ve uzaktan çalışma kurallarını yazılılaştırması, ölçmesi ve ücretlendirmesi gerekir” ifadelerini kaydetti.

Muhabir: BEYZA COŞKUN