Akıllı telefon kullanıcılarının en sık yaptığı işlemlerden biri olan ekran görüntüsü alma alışkanlığı, Yargıtay'ın son kararıyla yeniden tartışma konusu oldu. Özellikle WhatsApp üzerinden yapılan özel yazışmaların ekran görüntüsünü alıp arkadaş gruplarında, sosyal medyada ya da farklı kişilerle paylaşanlar açısından önemli bir hukuki süreç başlayabilir. Yargıtay'ın verdiği emsal karara göre, özel yazışmaların karşı tarafın rızası olmadan üçüncü kişilere aktarılması, bazı durumlarda "haberleşmenin gizliliğinin ihlali" veya "özel hayatın gizliliğinin ihlali" kapsamında değerlendirilebilecek.

3 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENEBİLECEK

Kararın en dikkat çeken bölümü ise yaptırımlar oldu. Eğer özel mesajların sahibi durumu fark edip şikâyetçi olursa, ekran görüntüsünü paylaşan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası talebiyle işlem yapılabilecek. Bu durum, özellikle kişisel yazışmaları sosyal medya hesaplarında paylaşan ya da başkalarına gönderen kişiler için önemli bir emsal oluşturuyor.

HER EKRAN GÖRÜNTÜSÜ SUÇ SAYILMAYACAK

Karar, "ekran görüntüsü almak yasaklandı" anlamına gelmiyor. Hukuki değerlendirmede en önemli unsur, ekran görüntüsünün hangi amaçla kullanıldığı olacak. Buna göre; Bir suçu ispatlamak amacıyla, Savcılık, mahkeme veya kolluk kuvvetlerine delil sunmak için, Hukuki hakkını korumak amacıyla yapılan paylaşımlar, her olayın koşullarına göre suç oluşturmayabiliyor. Buna karşılık, özel yazışmaların merak, dedikodu, ifşa veya küçük düşürme amacıyla üçüncü kişilerle paylaşılması hukuki sorumluluk doğurabiliyor.

UZMANLAR UYARIYOR: "RIZA ÇOK ÖNEMLİ"

Hukukçulara göre dijital ortamda yapılan yazışmalar da en az yüz yüze yapılan özel konuşmalar kadar hukuki koruma altında. Haberde değerlendirmesine yer verilen Avukat Kevser Yıldırım, özel yazışmaların üçüncü kişilerle paylaşılmasının gizlilik ihlali kapsamında değerlendirilebileceğini belirterek, yazışmaların kamuya açık değil, yalnızca tarafların erişebildiği özel iletişim niteliğinde olmasının belirleyici olduğuna dikkat çekti.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞANLAR DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA

Uzmanlara göre ekran görüntüsünün tek bir kişiye gönderilmesiyle, binlerce kişinin görebileceği sosyal medya platformlarında paylaşılması arasında da hukuki açıdan önemli farklar bulunuyor. Özellikle WhatsApp konuşmalarının Instagram, X, Facebook veya benzeri platformlarda ifşa edilmesi, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği kapsamında daha ağır sonuçlar doğurabiliyor. Her olay ise mahkemeler tarafından kendi somut koşulları içinde değerlendiriliyor.

Yılmaz Erdoğan'dan yıllar sonra gelen müjde! 'Vizontele 3' resmen geliyor
Yılmaz Erdoğan'dan yıllar sonra gelen müjde! 'Vizontele 3' resmen geliyor
İçeriği Görüntüle

DİJİTAL DÜNYADA YENİ DÖNEM

Yargıtay'ın bu emsal kararı, dijital iletişimde gizlilik sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, "Bana gönderildi, istediğim gibi paylaşırım" anlayışının hukuken geçerli olmadığını vurgulayarak, kişisel yazışmaların paylaşılmadan önce mutlaka karşı tarafın rızasının alınması gerektiğini belirtiyor. Karar, özellikle WhatsApp, Telegram, Signal ve benzeri mesajlaşma uygulamalarını kullanan milyonlarca kişi için dijital mahremiyet konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

HER EKRAN GÖRÜNTÜSÜ PAYLAŞIMI HAPİS CEZASI GETİRİR Mİ?

Yargıtay, WhatsApp’taki özel yazışmaların ekran görüntüsünün karşı tarafın rızası olmadan üçüncü kişilerle paylaşılmasının bazı durumlarda suç oluşturabileceğine hükmetti. Peki bunun hukuki kapsamı nedir? Vatandaşlar hangi durumlarda 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir? Avukat Fırat Bilici, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir: Bu karar, ‘WhatsApp yazışmasının ekran görüntüsünü almak her durumda suçtur’ anlamına gelmemektedir. Hukuki açıdan önemli olan, ekran görüntüsünün alınmasından çok, özel haberleşme içeriğinin karşı tarafın rızası olmadan kimlerle, hangi amaçla ve ne şekilde paylaşıldığıdır” bilgisini paylaştı.

"WHATSAPP YAZIŞMALARINDA 'ALENEN İFŞA' ŞARTI NE ANLAMA GELİYOR?"

Bilici, bu Yargıtay kararının yeni olmadığına dikkat çekerek, “Ayrıca kamuoyunda yeni bir karar gibi gündeme getirilse de Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/1668 Esas, 2022/883 Karar sayılı ilamı 9 Şubat 2022 tarihlidir. Karar yalnızca WhatsApp’a özgü değildir; internet, telefon, mektup ve benzeri araçlarla gerçekleştirilen özel haberleşmeler bakımından genel hukuki ölçütler ortaya koymaktadır. Yargıtay, kişilerin başkalarının bilmemesi gerektiği düşüncesiyle gerçekleştirdikleri haberleşmelerin ceza hukuku kapsamında korunduğunu belirtmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 132/3. maddesine göre, kişinin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmadan alenen ifşa etmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir. Buradaki en önemli unsur ‘alenen ifşa’dır. Yazışmanın sosyal medya hesabında, internet sitesinde, kalabalık bir WhatsApp grubunda veya kim olduğu belirli olmayan birden fazla kişinin görebileceği bir ortamda paylaşılması buna örnek gösterilebilir” ifadesini kullandı.

MESAJ İFŞASINDA CEZA HANGİ KOŞULLARDA DOĞUYOR?

Bilici, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

Dolayısıyla üç yıla kadar hapis cezasının gündeme gelebilmesi için genel olarak; Yazışmanın özel bir haberleşme niteliğinde olması, karşı tarafın paylaşmaya rıza göstermemesi, paylaşımın hukuka aykırı olması, yazışmanın belirli olmayan ve birden fazla kişinin ulaşabileceği aleni bir ortamda açıklanması, paylaşan kişinin bunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gibi şartların somut olayda değerlendirilmesi gerekir. Bir yazışmanın yalnızca tek bir arkadaşa gönderilmesi, TCK’nın 132/3. maddesindeki ‘alenen ifşa’ şartı bakımından her durumda doğrudan üç yıla kadar hapis cezası sonucunu doğurmaz. Ancak mesajın içeriğine ve paylaşım amacına göre özel hayatın gizliliğinin ihlali, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması, hakaret, iftira veya kişilik haklarına saldırı gibi başka suçlar ve tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.”

“YAZIŞMALARIN İFŞASI İLE HUKUKİ DELİL SUNULMASI AYNI DEĞİL”

Bilici, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

“Ayrıca yazışmanın tarafı olmayan bir kişinin, başkaları arasındaki haberleşmeyi ele geçirerek açıklaması daha farklı ve ağır bir değerlendirmeye tabidir. Yargıtay da haberleşmenin tarafı olan kişiyle, haberleşmeyi dışarıdan ele geçiren üçüncü kişinin hukuki durumunu birbirinden ayırmaktadır. Bir suçun, tehdidin, şantajın, hakaretin veya dolandırıcılığın ispatlanması amacıyla yazışmaların savcılığa, mahkemeye, kolluk makamlarına ya da hukuki yardım alınması amacıyla avukata sunulması ise sosyal medyada ifşa edilmesiyle aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Burada paylaşımın bir hakkın korunması amacıyla yapılması, gerekli içerikle ve yetkili kişilerle sınırlı tutulması önemlidir.”

Muhabir: Beyza Coskun