Gıda fiyatlarında devam eden yukarı yönlü ivme, tüketicilerin taze meyve ve sebze alım gücünü büyük oranda düşürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) nisan ayı enflasyon verilerine göre sebze ve meyve fiyatları bir önceki aya göre yüzde 5,9, yılbaşına göre yüzde 56,6 ve geçen yılın nisan ayına göre yüzde 47,2 oranında yükseldi. Uzmanlar, gübre ve enerji gibi temel girdi maliyetlerindeki artışın üretimi daraltacağını, bunun sonucunda fiyatların daha da katlanarak vatandaşın meyve sebze alamayacak noktaya geleceğini belirtiyor.

"KALICI DÜŞÜŞLERİN GERÇEKLEŞMESİ MEVCUT KOŞULLAR ALTINDA ZAYIF BİR OLASILIK"

Tarım ekonomisti Prof. Dr. Yener Ataseven, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin ve özellikle İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin emtia piyasalarında belirsizliği artırdığını belirtti. Doğal gaz arzında yaşanan sorunların gübre üretimini doğrudan etkilediğini vurgulayan Ataseven, fiyatların gidişatına dair şu değerlendirmeyi paylaştı:

"Mevcut tablo özellikle gübre, akaryakıt ve gıda fiyatlarında önümüzdeki 45 günde yukarı yönlü risklerin sürdüğünü göstermektedir. Kısa vadede fiyatlarda sınırlı bir geri çekilmeler olabilir. Ancak kalıcı düşüşlerin gerçekleşmesi mevcut koşullar altında zayıf bir olasılık”

"TAZE MEYVE VE SEBZE TÜKETİMİNDE AZALMA YAŞANMASI MUHTEMEL GÖRÜNMEKTEDİR"

Bahar aylarındaki ekim döneminde yaşanabilecek gübre temini sorunlarının; mısır, ayçiçeği ve patates gibi stratejik ürünlerde üretim düşüşü riskini artırdığı ifade ediliyor. Artan fiyatlar nedeniyle kilogram yerine adet ya da dilim bazlı alışverişin yaygınlaştığını belirten Ataseven, kimsenin meyve sebze alamayacağı uyarılarını destekleyen şu açıklamayı yaptı:

"Mevcut jeopolitik risklerin devam etmesi halinde benzer eğilimlerin yeniden ortaya çıkması ve özellikle yaz aylarında artan fiyatlar nedeniyle taze meyve ve sebze tüketiminde azalma yaşanması muhtemel görünmektedir”

"NAKLİYE İÇİN GENİŞ ALAN DİĞER BİR DEYİŞLE KAMYON GEREKİYOR"

Ekonomist Prof. Dr. Yaşar Uysal, TÜİK'in nisan ayı verileri kapsamında gıda fiyatlarında yaşanan ve yaz aylarında da devam etmesi beklenen artışları değerlendirdi. Uysal, gıda ürünlerinin yapısı gereği nakliye süreçlerinin maliyetleri katladığını belirterek şu bilgileri verdi:

"Yani nakliye için geniş alan diğer bir deyişle kamyon gerekiyor. Bu nedenle gıda enflasyonunda artan mazot fiyatları yani nakliye ücretleri çok önemli bir faktör haline geldi. Yine artan kredi faizleri nedeniyle gerek gıda ürünleri ticaretinin finansmanı gerekse depolanabilir ürünlerde bekletmenin alternatif maliyeti arttı"

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

"MARKETLERDE ÇOK DAHA PAHALIYA SATILABİLECEKTİR"

Gelecek aylarda girdi fiyatlarındaki artışların tarımsal ürünlerin yetiştirilme maliyetlerini daha da artıracağını vurgulayan Uysal, vatandaşın ucuz gıdaya erişim umutlarına dair şu ifadeleri kullandı:

"Böylece daha pahalıya üretilen, daha pahalıya taşınan, daha yüksek faizle finanse edilen gıdalar daha pahalı elektrikle aydınlatılan ve soğutulan/ısıtılan marketlerde çok daha pahalıya satılabilecektir. Bu koşullarda gıdada geleneksel yaz ucuzluğu başka yazlara kalacaktır"

"MAZOTTA ÖTV İNDİRİMİ/İADESİ UYGULAMASI DEĞERLENDİRİLMELİDİR"

Çiftçilere verilen mazot ve gübre desteğinin artırılması gerektiğini kaydeden Uysal, artan maliyetlerin engellenmesi için şu çözüm önerilerini sundu:

"Bunun yanı sıra genel olarak karayolu mal taşımacılığında, özelde de gıda nakliyatı yapan kamyonlarda mazotta ÖTV indirimi/iadesi uygulaması değerlendirilmelidir. Bunun için geliştirilecek basit bir belgeleme veya bilgisayar uygulaması ile ÖTV iade başvuruları alınabilecektir. Böylece neyin, nereden ve nereye taşındığı da kontrol altına alınabilecek, yaygın kayıtdışılığın olduğu alanda kayıt vekontrol olanağı da artacaktır"

"FRİGOFİRİK SİSTEM TEŞVİK EDİLMELİ HATTA ZORUNLU HALE GETİRİLMELİDİR"

Tarım ürünleri fiyatlarının artmasının bir başka nedeninin de üretim-tüketim zincirindeki yüksek fire ve kayıplar olduğunu, bazı sebzelerde fire oranının yüzde 40'lara ulaştığını ifade eden Uysal, şu uyarıda bulundu:

"Bunu engellemek için de özellikle taze/yaş meyve ve sebze nakliyatında kullanılan araçlara ilişkin nitelik standartları getirilmeli, frigofirik sistem teşvik edilmeli hatta zorunlu hale getirilmelidir"

"ÖZEL DONANIMLI VE HIZLI GEMİLERLE YAPILMASINA YÖNELİK YÖNTEMLER DEĞERLENDİRİLMELİDİR"

Özellikle büyük şehirler için gıda tedarik stratejilerinin geliştirilmesinin önemine işaret eden Uysal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kuşkusuz özellikle gıda açığı yüksek olan Marmara bölgesinin Akdeniz ve Ege bölgelerinden yaptığı tedarikin özel donanımlı ve hızlı gemilerle yapılmasına yönelik yol ve yöntemler de değerlendirilmelidir"

Kaynak: HABER MERKEZİ