MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen "İstiklalin Işığında Türk Yüzyılı” programına katıldı. Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na binlerce genç katıldı. Kısa film gösterisinin ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, yaptığı konuşmada 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.

“AL BAYRAĞIN ALTINDA...”

MHP Lideri Devlet Bahçeli ise burada yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Bahçeli, “Karşımda gördüğüm bu muhteşem manzaradan, bu salonu baştan başa kuşatan coşkudan, heyecandan ve ülkü sevdasından büyük bir kıvanç duyuyorum. Yüce milletimizin yarınlarına, Türk İslam davasının genç nefeslerine, istikbalimizin şafak vaktine şahitlik etmekten dolayı bahtiyarım. Al bayrağın altında şahsiyetini inşa eden, Bozkurtlu mavi sancağın gölgesinde gençlik düşlerini büyüten, Kızıl Elma’nın ışığında istikbalimize yürüyen Türk gençliğiyle iftihar ediyorum” dedi.

Bahçeli, “Yüreğimde Ergenekon’un demirden dağları eriten kudretini, fikriyatında Malazgirt’in Anadolu’yu vatan kılan kararlılığını, istikametinde İstanbul’un çağ açıp çağ kapatan fetih ufkunu, adımlarında Samsun’un istiklal meşalesini taşıyan Türk gençliğini bu anlamlı günde burada görmek tarifsiz bir onur benim için. 19 Mayıs 1919’da Samsun ufkunda doğan Hürriyet Güneşi’nin 107 yıl sonra Türk gençliğinin gözlerinde nasıl parladığını hep birlikte idrak ediyoruz” diye konuştu.

"TÜRK GENÇLİĞİ DİMDİK AYAKTA"

Bahçeli, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:

Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
Nihayet: Muhsin Yazıcıoğlu davasında sona doğru
İçeriği Görüntüle

“Türkiye Cumhuriyeti’ne biçim veren ülkücü hareketin nasıl dimdik ayakta kaldığını işte bu muazzam tablo eşliğinde buradan ilan ediyoruz. Ne mutlu bizlere. Hasretini çektiğimiz, dualarda dilediğimiz, sabırsızlıkla beklediğimiz, sonuna kadar güvendiğimiz o Türk gençliği işte karşımda, dimdik ayakta. Bu gençlikle ne kadar sevinsek, ne kadar övünsek, ne kadar iftihar etsek azdır. Bu salonu dolduran alnı ak, aklıselim sahibi, kalbi sağlam, azmi aşikâr, niyeti halis olan, bütün samimiyetimle kendileriyle gurur duyduğum sevgili Asenalar, sevgili Bozkurtlar, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen Türk Gençliği Büyük Kurultayı münasebetiyle hepinizi en kalbi duygularımla, muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum. Her birinizi teker teker bağrıma basıyorum. Başta Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Sayın Ahmet Yiğit Yıldırım olmak üzere, Ülkü Ocakları’nda yetişmiş ve neslimizi burada tertemiz yetiştirmeye devam eden tüm dava ve yol arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”

“MONDROS’UN HÜKÜMLERİ MİLLETİN SIRTINA SAPLANMIŞ”

Bahçeli, 19 Mayıs 1919’un milletin tarih sahnesinde yeniden doğrulduğunu belirterek, “Kaderine vurulmak istenen esaret zincirini parçaladığı, emperyalizmin kurduğu vesayet oyunlarını elinin tersiyle ittiği kutlu bir başlangıçtır. Mondros’un ağır hükümleri milletimizin sırtına hançer gibi saplanmış, Anadolu’nun dört bir yanı işgal heveslilerinin kirli hesaplarıyla sarmalanmıştı. Vatan toprağı işgalcilerin postallarıyla çiğnenirken, ihanetin ağları İstanbul’dan Musul’a, Erzurum’dan Selanik’e kadar uzanmış, mandacıların himaye hevesleri, ayrılıkçı cemiyetlerin teslimiyet hesaplarıyla çepeçevre kuşatılmıştı. İstanbul’un semalarına işgalin ağır gölgesi çökmüş, ordunun imkânları mütareke şartlarıyla budanmış, vatan sevdalılarının sabrı taşmıştı” diye konuştu.

“SÜKUTU SEDAYA ÇEVİREN…”

Bahçeli, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Sevgili evlatlarım, Gazi Mustafa Kemal Paşa Samsun’da millî mücadelenin fitilini ateşlerken, önünde belirsizlik, karşısında işgale soyunan düşman, arkasında hıyanetin muhbirleri, boynunda idam fermanı vardı. Fakat onun ruhunda korkuya yer yoktu. Bandırma Vapuru Karadeniz’in hırçın dalgalarıyla nasıl bilendiyse, millî mücadelenin iradesi de yokluklar içinden, ihanetlerin arasından, istilanın gölgesinden sıyrılarak kuvveden fiile çıkmıştır. O iradenin mimarı olan Gazi Mustafa Kemal Paşa da imkânsızlığı mazeret saymamış, Anadolu’nun sessizliğinde yaklaşan kıyamın ayak seslerini sinesinde duymuştur. Sükûtu sedaya, acizliği azamete, dağınıklığı dirliğe, kederi kıyama çeviren ise Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Türk milletine duyduğu sevgi ve inanç olmuştur. Resmî bir vazifenin sağladığı imkânı millî bir dirilişin kilometre taşına çeviren bu büyük irade, Samsun’da Türk milletinin talihini ve tarihini sil baştan inşa etmiştir.”

"19 MAYIS, ESARETE TERK EDİLMEK İSTENEN MUKADDERATIN TÜRK ELİYLE YENİDEN YAZILMASIDIR"

Bahçeli, gençlere seslenerek, bu yürüyüşte yorgunluğa yer olmadığını ifade ederek, “Bu yürüyüşte yılgınlığa yer yoktur. Bu yürüyüşte tereddütlere, teslimiyete, tükenişe ve tefrikaya yer yoktur. 19 Mayıs, mahzun kalmış milletimizin miracıdır. 19 Mayıs, esarete terk edilmek istenen mukadderatın Türk eliyle yeniden yazılmasıdır. 19 Mayıs, karanlığa terk edilmek istenen bir coğrafyada fecrin ilk ışıklarıdır. Çünkü 19 Mayıs, Samsun’da Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın attığı o ilk adımla 107 yıl önce başlayan ve ilelebet sürecek istikbal seferinin adıdır” dedi.

“İLMEK İLMEK İŞLEDİĞİNİZ MÜCADELEYİ…”

MHP Lideri bugün gençlere düzen vazifenin ön saflarda nefer olmak olduğunu belirterek, “Fikir ve dava adamı Galip Erdem, ‘Hürriyet savaşını kazanmak ne kadar mühimse, hürriyete layık olmak da en az o kadar mühimdir.’ diyordu. Kendi çağınızın diliyle, ilmek ilmek işlediğiniz emeğinizle, helali gözettiğiniz kazancınızla, imanla beslediğiniz aklınızla, alın terinizle suladığınız başarılarınızla bu büyük mücadeleyi sürdüreceksiniz. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, ‘Şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun.’ öğüdüyle seslenmiştir” diye konuştu.

"KAÇMAYACAKSINIZ, SATMAYACAKSINIZ, SAVRULMAYACAKSINIZ"

Bahçeli, gençliğe armağan edinilen bugünün manasının bu seslenişte ve hakikatte olduğunu ifade etti. Bahçeli, “Türk gençliğine istikbalin haysiyeti, istikbalin mesuliyeti, cumhuriyetin namusu, Türk milletinin ebediyete kadar hür yaşama ahdi, 19 Mayıs 1919’un hatırasıyla emanet edilmiştir. Kıymetli Asenalar, değerli Bozkurtlar, o hâlde korkmayacaksınız, kaçmayacaksınız, satmayacaksınız, savrulmayacaksınız. Rüzgâr belki sert esecek, yollar sarpa saracak. Zaman zaman hissenize o kurt yalnızlığı düşecek. Bazen kimse sizi anlamayacak, ne kadar dil dökseniz de anlaşılmayacaksınız. Güneşli günlerin yolcuları, şen sofraların misafirleri, düz yolların heveslileri değil, çetin zamanların nöbetçileri, puslu havalarda ocaklarının bekçileri, Türk milliyetçiliği davasının yegâne hancısı olacaksınız. Kim olduğunuzu merak eden, nereden gelip nereye gittiğinizi soran varsa önce dönüp maziye baksın” dedi.

“SİZLER ÖYLE BİR NESLİN EMANETÇİLERİSİNİZ”

Arif Nihat Asya’nın bir şirine de hatırlatma yapan MHP Lideri Bahçeli, “Sizler işte böyle bir neslin devamı, böyle bir tarihin mirasçıları, böyle bir davanın emanetçilerisiniz. Kökünüzden kopmayacak, kimliğinizi şeref sayacak, tarihinize yük çevirmeyeceksiniz. Garbın çağdaşlık pazarlarında atanızın öğüdünü, ananızın duasını satmayacaksınız. Gündeminizi küresel rüzgârların insafına, günlerinizi sanal âlemin girdabına, gönlünüzü köksüz akımların seline kaptırmayacaksınız. Zamanınızı boşluğa, zihninizi kargaşaya, emeklerinizi faydasız telaşa, tertemiz ruhlarınızı sahte parıltılara teslim etmeyeceksiniz” ifadelerini kaydetti.

“SAFLARINIZI TERKETMEYECEKSİNİZ!”

Bahçeli, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:

“Aklınızı ilimle, ahlakınızı imanla, hayallerinizi ülküyle, hedeflerinizi disiplinle tahkim edeceksiniz. Saflarınızı terk etmeyecek, gerektiğinde ileri atılmaktan ve bir daha geri dönmemekten çekinmeyeceksiniz. Günü kurtaran değil, asırları kurmaya namzet olan, o asra Türk ve Türkiye Yüzyılı damgasını vuran büyük Türk gençliği olacaksınız. İşte o kahramanlar, bir bayrak gibi karşımda duran ülkücü Türk gençliğidir. O kahramanların mayasını elinde durduran, yiğitlerin hamurunu yoğuran, genç dimaları başıboşluk uçurumlarından kurtarıp mesuliyet terazisine koyan müessesenin, hepimizin yetiştiği o yuvanın adı Ülkü Ocakları’dır.”

"ÜLKÜ OCAKLARI VAROLUŞ MÜCADELESİNİN GENÇLİK CEPHESİDİR"

“Ülkü Ocakları, Türk gençliğini menşei meçhul fikir akımlarına terk etmeyen, sokakların hoyratlığına bırakmayan, ekranların parlak rehavetine teslim etmeyen bir sığınaktır” diye Bahçeli, “Ülkü Ocakları, Türk gençliğini aidiyet buhranlarından, manevi kuraklıktan, değer erozyonlarından, kimliksizliğin ve köksüzlüğün öğütücü çarklarından çekip çıkaran bir mekteptir. Bu mektebin tarihi, Türk milletinin son yüzyılda verdiği varoluş mücadelesinin gençlik cephesidir. Türk gençliğinin menşei meçhul ideolojik kamplara ayrılmaması, sokak çatışmalarına teslim edilmemesi, kinle beslenmiş ithal reçetelerde deva aranmaması ve bölünme tezlerine terk edilmemesi için mücadele edilmiştir. Bu mücadele gerek üniversite koridorlarında ve öğrenci yurtlarında, gerekse mahkeme salonlarında, zindanlarda ve tabutluklarda verilmiştir. Bu mücadele bir gençlik hevesi olarak değil, millî bekasına sahip çıkan bir millet refleksi olarak doğmuştur. Bu mücadele, şehitler kervanımızın yolbaşçısı Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na uzanan aziz hatıralarla büyülenmiş, fedakârlıkla yoğrulmuş, şehadetle taşlanmıştır” diye konuştu.

"TEKNOCAK, BUGÜN İFTİHAR KAYNAĞIMIZDIR"

Ülkü Ocakları Teknoloji Merkezi Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyet gösteren TeknOcak, iftihar kaynağı olduğunu söyleyen Bahçeli, “TeknOcak, elektrik ve robotik sistemlerden yazılım ve yapay zekâya, enerji ve çevre teknolojilerinden savunma ve uzay çalışmalarına, tarımdan mobil uygulamalara kadar geniş bir sahada Türk gençliğinin üretim ufkunu açan millî bir teknoloji seferberliğidir. Bu seferberlik, muasırlaşma davasının gençliğimizde vücut bulmasıdır. Ancak altını kalın çizgilerle çizmem gerekir ki batı özentisi biçareler gibi taklitçi bir modernleşme hevesi içinde değiliz. Kılıkta ve kıyafette öykünme derdi, yaşayışta milletimize yabancılaşma maksadı taşımıyoruz. Kendi kimliğimizden kopmadan, çağın bilgisini üretme, çağın tekniğini kavrama, çağın araçlarını Türk milletinin büyük hedeflerine bağlama arzusundayız” ifadesini kullandı.

GÖKTAY VURGUSU

MHP Lideri, gençlerin başkalarının teknolojisine mahkûm olmamak için kendi kabiliyetlerini büyüttüklerini söyledi. Bahçeli, “Başta isim babası olduğumuz GÖKTAY Yarış Arabası ve TÜRKAN İnsansız Hava Aracı olmak üzere, üniversiteli gençlerimizin geliştirdiği yüzü aşkın proje bizim için şeref vesilesidir. Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceğini çok iyi bilen ecdat aklı, kendi cevherine güvenen, teknolojiyle büyüyen bir nesilde yeniden vücut bulmaktadır. Şahsi ikballerinden evvel ülkenin istikbalini düşünen, çağın gereksinimlerini okuyan, imkânlarını Türkçe yorumlayan, küresel hadiselerin seyrini millî bir gözle, bağımsız bir idrakle kavrayan gençlerimiz yüz akımızdır” diye konuştu.

“KÜÇÜK HEDEFLER BÜYÜK MİLLETLERE YAKIŞMAZ!”

Bahçeli, küçük hedeflerin büyük milletlere yakışmadığını da dile getirerek, “Türk gençliği dar ufuklara sığmaz. Gündelik kavgalara sıkışıp kalmak ülkücü şuurla bağdaşmaz. Biliyoruz ki ülkücü Türk gençliği varsa Türk milleti çaresiz değildir. Görüyoruz ki biz burada var oldukça Türkiye Cumhuriyeti Devleti yalnız değildir. Yürekten inanıyoruz ki ülkücü Türk gençliği varsa, Türk ve Türkiye Yüzyılı kuru bir söz değil, alın teriyle, akılla, ahlakla ve teknolojiyle adım adım ilerlenen bir hakikattir. Bugün dünyanın içinde bulunduğu kaotik denklem, devletlerin gizli ya da sarih ittifaklarıyla, kara bulut gibi gündemimize çöken sınır meseleleriyle, enerji yolları üzerinde dolaşan tehdit bulutlarıyla, diplomasi masalarında esen soğuk rüzgârlarla, siber âlemde açılan görünmez savaş cepheleriyle ve yeni nesil kuşatma araçlarıyla her geçen gün daha ağır, daha çetin ve daha yakıcı bir mahiyet kazanmaktadır” açıklamasında bulundu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VURGUSU

Bahçeli, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:

“Ülkücü gençlik, başıboş öfkenin, ölçüsüz heyecanın, köksüz arayışların değil, disiplinin, edebin, ferasetin ve sadakatin adıdır. Bugün terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızda bulunurken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür. Bu yük siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın Kızıl Elması’dır. Unutmayınız, büyük yürüyüşler birbirinin ayağına basanlarla değil, birbirinin yükünü alanlarla hedefe varır. Bu emaneti öfkeye kurban etmeyeceksiniz. Gaflete teslim etmeyeceksiniz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ