Yapay zeka ve otomasyon teknolojilerinin hızla gelişmesi, çalışma hayatında köklü değişimlerin yaşanacağına işaret ediyor. Özellikle insan emeğine dayalı birçok meslek grubunda dönüşüm beklentisi artarken, bu değişimin iş hukuku üzerindeki etkileri de tartışma konusu olmaya devam ediyor. Avukat Ceren Kalayeken, yapay zeka ve otomasyonun yalnızca üretim süreçlerini değil, çalışan-işveren ilişkilerini ve iş hukukunun temel dinamiklerini de etkileyeceğini belirtti.
Teknolojide yaşanan gelişmeler, iş dünyasında verimlilik ve hız artışı sağlarken, bazı meslek gruplarının geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Yapay zeka destekli sistemlerin yalnızca fiziksel iş gücünü değil, veri analizi, muhasebe, hukuk, finans ve müşteri hizmetleri gibi profesyonel alanları da etkileyebilecek kapasiteye ulaşması, iş gücü piyasasında yeni bir dönüşüm sürecini gündeme taşıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda birçok iş kolunda görev tanımlarının değişebileceğini ve bazı pozisyonların tamamen ortadan kalkabileceğini değerlendiriyor.

İŞ GÜCÜ PİYASASINDA DÖNÜŞÜM BEKLENTİSİ
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ceren Kalayeken, yapay zeka ve otomasyonun profesyonel meslekler de dahil olmak üzere insan emeğiyle yürütülen birçok alanda iş kayıplarına neden olabileceğinin öngörüldüğünü söyledi.
Teknolojik dönüşümün etkilerinin her geçen gün daha görünür hale geldiğini ifade eden Kalayeken, işletmelerin maliyetleri azaltmak ve verimliliği artırmak amacıyla otomasyon sistemlerine yöneldiğini belirtti. Bu durumun bazı iş kollarında çalışan ihtiyacını azaltabileceğine dikkat çeken Kalayeken, yeni teknolojilerin aynı zamanda farklı uzmanlık alanları ve yeni istihdam modelleri de ortaya çıkarabileceğini kaydetti.
İŞ HUKUKU NASIL ŞEKİLLENECEK?
Yapay zeka kaynaklı dönüşümün hukuk alanındaki yansımalarına da değinen Kalayeken, iş hukukunun bu gelişmelere nasıl uyum sağlayacağını bugünden net olarak öngörmenin güç olduğunu ifade etti.
Mevcut iş hukuku düzenlemelerinin büyük ölçüde insan emeğine dayalı çalışma modelleri üzerine kurulduğunu belirten Kalayeken, gelecekte işten çıkarmalar, yeniden eğitim süreçleri, çalışanların dijital yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapay zeka destekli karar mekanizmalarının denetlenmesi gibi konuların daha fazla gündeme gelebileceğini söyledi.
İşverenlerin teknolojik dönüşüm süreçlerinde çalışan haklarını gözetmekle yükümlü olmaya devam edeceğini belirten Kalayeken, çalışma yaşamında ortaya çıkabilecek yeni uyuşmazlıkların da hukuk sisteminde yeni düzenlemeleri beraberinde getirebileceğini ifade etti.
YENİ DÜZENLEMELER GÜNDEME GELEBİLİR
Uzmanlara göre yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte çalışma modellerinde esneklik artarken, çalışanların haklarının korunmasına yönelik yeni hukuki çerçevelerin oluşturulması ihtiyacı da doğabilir. Özellikle algoritmaların işe alım, performans değerlendirme ve işten çıkarma süreçlerinde kullanılması halinde şeffaflık, eşitlik ve denetim mekanizmalarına ilişkin düzenlemeler önem kazanabilir.
Yapay zeka ve otomasyonun iş dünyasında yaratacağı etkilerin kapsamı henüz tam olarak öngörülemese de, teknolojik dönüşümün iş hukukunu da doğrudan etkileyeceği değerlendiriliyor. Çalışma hayatındaki değişimin hız kazanmasıyla birlikte işverenler, çalışanlar ve hukukçular açısından yeni uygulama alanlarının ortaya çıkması bekleniyor.





