Rusya'nın başlattığı "kötü niyetli dezenformasyon" kampanyasının asılsız olduğunu vurgulayan Baltık dışişleri bakanları, iddiaların hiçbir kanıta dayanmadığını ve uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti. Mart ayında rotasından sapan İHA'ların bölgeye düşmesini bir saldırı hazırlığı olarak nitelendiren Moskova'nın tehditlerine karşı geri adım atmayan üç ülke, Ukrayna ile olan tam dayanışmalarını bir kez daha ilan etti.
"HAVA SAHASI" İDDİALARINA NET YALANLAMA
Estonya, Letonya ve Litvanya dışişleri bakanları tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, Baltık hava sahasının Rus hedeflerine yönelik saldırılar için kullandırıldığı iddiaları kesin bir dille reddedildi. Açıklamada, "Topraklarımızın ve hava sahamızın Rusya'daki hedeflere yönelik İHA saldırılarında kullanılmasına hiçbir zaman izin vermedik" denilerek, Moskova'nın diplomatik maslahatgüzarlarına resmi yalanlamanın iletildiği belirtildi.

RUS DEZENFORMASYONUNA KARŞI ORTAK DURUŞ
Üç Baltık ülkesi, Rusya'nın bilgi operasyonlarını sürdürmek yerine enerjisini Ukrayna'daki savaşı sona erdirmeye harcaması gerektiğini savundu. Moskova'nın resmi tepkilere rağmen "yalanlarını sürdürdüğüne" dikkat çekilen bildiride, Rus ordusunun uluslararası alanda tanınan Ukrayna topraklarından tamamen çekilmesi gerektiğinin altı çizildi.
ROTADAN SAPAN İHA'LAR KRİZİ TETİKLEDİ
Krizin temelinde Mart ayında yaşanan olaylar yatıyor. 25 Mart'ta Estonya'daki bir elektrik santraline ve Letonya topraklarına düşen İHA'lar ile 23 Mart'ta Litvanya-Belarus sınırında bulunan insansız hava araçlarının Ukrayna'ya ait olduğu doğrulanmıştı. Ancak Baltık yetkilileri, bu araçların Rusya içindeki hedeflere giderken teknik arıza veya müdahale sonucu rotadan saptığını belirtirken; Rusya bu durumu "hava sahası açma" olarak lanse etmişti.
MOSKOVA'NIN "KARŞILIK VERİRİZ" TEHDİDİ
Rusya yönetimi, Baltık ülkelerini Ukrayna'ya lojistik ve stratejik destek sağlamakla suçlayarak, "uyarıların dikkate alınmaması halinde karşılık verme" tehdidinde bulunmuştu. Estonya, Letonya ve Litvanya'nın bugünkü ortak çıkışı, bölgede artan askeri ve diplomatik gerilimde NATO'nun doğu kanadının Moskova karşısında tek vücut olduğunu gösteren bir "Baltık Duvarı" mesajı olarak yorumlandı.





